26/02/2026 | Yazar: Kaos GL
ILGA-Europe’un 2025 raporu, Avrupa’da LGBTİ+ karşıtı propagandanın otoriterleşme politikalarıyla birleşerek temel hakların inkarına dönüştüğünü ortaya koydu; Türkiye’deki yasaklar ve davalar da raporda yer aldı.
ILGA Europe, 2025 yılına ilişkin yıllık inceleme raporunu yayınladı. Rapora göre; 2025 yılında LGBTİ+’ları hedef alan pratikler daha geniş kapsamlı bir otoriter yönetme biçimine dönüştü. Avrupa, muhalefeti bastırma araçlarının geniş ölçekte devreye sokulduğu yeni bir evreye girdi; bu süreçte LGBTİ+’lar ve örgütler başlıca hedefler arasında yer aldı.
Rapora göre LGBTİ+’lar 2025 yılı boyunca sistematik biçimde hedef gösterildi; “suçlu” ilan edildikleri bir iklimde sivil toplumun fonları kesildi, örgütlere fiili yasaklar getirildi ve mahkemeler ile idari makamların yetkilerini kötüye kullandığı kaydedildi.
Transların kamusal hayata katılımını sınırlayan politikalar yaygınlaştı
Raporda ayrıca Avrupa genelinde hak temelli yönetişim anlayışından uzaklaşıldığına dikkat çekilerek, trans ve cinsiyet çeşitliliğine sahip kişilerin kamusal hayata katılımını sınırlayan politikaların yaygınlaştığı belirtildi. Giderek artan sayıda düzenlemenin sadece doğumda atanan cinsiyete dayalı iki “biyolojik cinsiyet” varsayımına dayandığı; bu yaklaşımın transların yasal tanınmasını fiilen ortadan kaldırdığı, resmi belgelere, sağlık hizmetlerine ve eşit muameleye erişimi daralttığı ifade edildi.
Raporda Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Buna göre, Onur Yürüyüşleri ve Onur Haftası etkinliklerinin birçok şehirde valilik kararlarıyla yasaklandığı hatırlatıldı. Üniversitelerde düzenlenmek istenen Onur ayı etkinliklerinin engellendiği, Onur ayı boyunca aktivistlerin gözaltına alındığı, haklarında iddianameler hazırlandığı ve ceza davalarının sürdüğü kaydedildi.
Yıldız Tar ve Enes Hocaoğulları’nın davaları hatırlatıldı
Raporda ayrıca Genç LGBTİ+ Derneği’nden 11 aktivist hakkında Dernekler Kanunu kapsamında ceza soruşturması başlatıldığı belirtildi. KaosGL.org Genel Yayın Yönetmeni gazeteci Yıldız Tar’ın tutuklanarak “örgüt üyeliği” ile suçlandığı; LGBTİ+ hak savunucusu ve Avrupa Konseyi gençlik delegesi Enes Hocaoğulları’nın ise Konsey’de yaptığı konuşmanın ardından “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla gözaltına alındığı aktarıldı.
LGBTİ+ konularında haber yapan gazeteciler soruşturmalara maruz kaldı
Yükseköğretim alanına yönelik müdahalelere de dikkat çekilen raporda, Hacettepe Üniversitesi’ndeki Queer Çalışmaları Topluluğu’nun “kamu kaynaklarının LGBTİ propagandası için kullanıldığı” iddiasıyla kapatıldığı hatırlatıldı. İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine Genç LGBTİ+ Derneği’nin kapatılmasına karar verdiği; LGBTİ+ konularında haber yapan gazetecilerin ise çoğu takipsizlikle sonuçlansa da dezenformasyon mevzuatı kapsamında soruşturmalara maruz kaldığı ifade edildi.
“Eğilim son derece endişe verici”
ILGA-Europe Başkan Yardımcısı ve Savunuculuk Direktörü Katrin Hugendubel, “Son on yılda ILGA-Europe’un Yıllık İnceleme Raporları, tarihten aşina olduğumuz bir örüntüyü ortaya koydu: propaganda, günah keçisi yaratma ve dezenformasyon, temel hakların inkarına doğru tırmanıyor ve bu durum artık suç sayan ve susturan yasalara dönüşmüş durumda. Ülkeler arasında hız ve yoğunluk farklılık gösterse de, altta yatan yönelim açık ve son derece endişe verici” dedi.
Etiketler: insan hakları, medya, nefret suçları, aile, siyaset, dünyadan, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
