19/08/2026 | Yazar: Kaos GL

İHD’nin 14. Onur Nöbeti’nde yapılan basın açıklamasında, barışın herkes için eşit yurttaşlıkla mümkün olduğu vurgulandı; Mabel Matiz’in yeni şarkısı “Ha Leylim”e “müstehcenlik” gerekçesiyle başlatılan soruşturmaya tepki gösterildi.

İHD’den Onur Nöbeti: “Ha Leylim’in yargı konusu yapılması, ifade özgürlüğüne ve toplumsal çeşitliliğe yönelen bir müdahaledir” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi LGBTİ+ Komisyonu, dün (18 Ağustos) 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında barışa, eşit yurttaşlığa ve özgür bir geleceğe dair umudu büyütmek için Onur Nöbeti’ndeydi.

14. Onur Nöbeti’nde yapılan basın açıklamasında, barışın herkes için eşit yurttaşlıkla mümkün olduğu vurgulandı; sanata ve ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelere tepki gösterilerek Mabel Matiz’in yeni şarkısı “Ha Leylim”e “müstehcenlik” gerekçesiyle başlatılan soruşturmaya dikkat çekildi.

LGBTİ+’ların, kadınların, farklı kimlik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık hakkının tanınmadığı bir yerde gerçek ve kalıcı barıştan söz edilemeyeceğini kaydeden İHD; Çerçeve Yasa sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi ile hak temelli, kapsayıcı ve demokratik bir toplumun inşa edileceğini belirterek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi LGBTİ+ Komisyonu olarak, uzun süredir tartışılan çerçeve yasa ve ilgili süreci desteklediğimizi bir kez daha ifade ediyoruz. Bunun nihai bir sonuç değil, aksine barışa ve eşit yurttaşlığa giden yolun henüz başlangıcı olduğunun bilincindeyiz. Hak temelli, kapsayıcı ve demokratik bir toplum inşası; ancak bu sürecin kararlılıkla sürdürülmesi ve genişletilmesiyle mümkün olacaktır. 1 Eylül Dünya Barış Günü yaklaşırken, barışın yalnızca silahların susması değil; aynı zamanda herkes için eşit, onurlu ve özgür bir yaşamın tesisi anlamına geldiğini hatırlatıyoruz.”

“İki erkeğin dans etmesi, ne suçtur ne de yargılanması gereken bir durumdur”

İHD, Mabel Matiz’in yeni şarkısı “Ha Leylim”e “müstehcenlik” gerekçesiyle başlatılan soruşturmayı hatırlatarak şarkının yargı konusu yapılmasının yalnızca bir sanat eserine değil aynı zamanda ifade özgürlüğüne ve toplumsal çeşitliliğe yönelik bir müdahale olduğunu söyledi; bu tür girişimlerin toplumsal barışı zedeleyerek ayrımcılığı derinleştirdiğini vurguladı:

“Tam da bu atmosferde, sanatın ve ifade özgürlüğünün bir kez daha hedef alındığına tanıklık ediyoruz. Sanatçı Mabel Matiz’in “Ha Leylim” adlı şarkısının, iki erkeğin birlikte roman havası oynaması nedeniyle yargı konusu yapılması; yalnızca bir sanat eserine değil, aynı zamanda ifade özgürlüğüne ve toplumsal çeşitliliğe yönelen bir müdahaledir. Bu durum, LGBTİ+ varoluşunun kriminalize edilmesinin ve görünürlüğünün bastırılmasının bir başka örneğidir. Sanat, toplumun aynasıdır; farklılıkların ifadesidir. İki erkeğin birlikte dans etmesi, ne suçtur ne de yargılanması gereken bir durumdur. Asıl sorgulanması gereken, bireylerin kimlikleri ve ifade biçimleri nedeniyle hedef haline getirilmesidir. “

Sanata ve ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelere karşı olduğunu belirten İHD; Çerçeve Yasa sürecinin kapsayıcı, eşitlikçi ve hak temelli biçimde ilerletilmesi için çağrı yaparak LGBTİ+’lara yönelik kriminalizasyonun son bulmasını talep etti:

“Çerçeve yasa sürecinin kapsayıcı, eşitlikçi ve hak temelli biçimde ilerletilmesi çağrımızı yineliyoruz. 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle, barışın herkes için eşit yurttaşlıkla mümkün olduğunu vurguluyoruz. Sanata ve ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelere karşı olduğumuzu açıkça belirtiyoruz. LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılığın, nefretin ve kriminalizasyonun son bulmasını talep ediyoruz.”


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, kültür sanat, yaşam, siyaset, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, barış, müstehcenlik, örgütlenme özgürlüğü
İstihdam