12/01/2026 | Yazar: Kaos GL
İHD Merkezi LGBTİ+ Komisyonu, 9 Ocak Cuma günü yayınladığı açıklamayla Mabel Matiz’e yönelik soruşturmaya tepki gösterdi; davayı yakından izlemeye devam edeceklerini belirtti.
Mabel Matiz hakkında “müstehcenlik” iddiasıyla yürütülen soruşturmaya ilişkin tepkiler büyüyor.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi LGBTİ+ Komisyonu da 9 Ocak Cuma günü sosyal medya hesaplarından yayınladığı açıklamayla davaya tepki gösterdi; “Hiçbir sanatsal eser, sadece LGBTİ+ varoluşunu yansıttığı veya heteronormatif kalıpların dışında bir perspektif sunduğu için cezalandırılmamalıdır” diyerek davayı yakından izlemeye devam edeceklerini belirtti.
“Yargılama makamlarının görevi, yönelimlere ve özel hayata dair imalarla yargılamayı gölgelemek değildir” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Sanatçı Mabel Matiz hakkında ‘müstehcenlik’ iddiasıyla yürütülen yargılamayı ve 9 Ocak 2026 tarihinde İstanbul’da görülen ilk duruşmada yaşananları kaygıyla izliyoruz. Duruşmada mahkeme hakimi tarafından yöneltilen ‘Bu şarkı bir erkeğe mi yazıldı?’ sorusu, davanın konusu olan TCK 226 kapsamındaki isnadın aydınlatılmasına hizmet etmeyen; aksine sanatçının cinsel yönelimini ima eden, önyargı ve ayrımcılık riskini büyüten bir yaklaşımdır.”
İHD, “Perperişan” şarkısına ilişkin hukuki sürecin, ifade ve sanat özgürlüğü ile ayrımcılık yasağı alanlarında ciddi soru işaretleri barındırdığını belirterek, açıklamayı şöyle sürdürdü:
“Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesi ile 36. maddesindeki adil yargılanma hakkı, yargının tarafsız davranmasını ve ayrımcılıktan uzak durmasını zorunlu kılar. Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de hem ifade özgürlüğünü hem de ayrımcılık yasağını güvence altına almaktadır. Diğer yandan, Perperişan şarkısına ilişkin hukuki süreç, ifade ve sanat özgürlüğü ile ayrımcılık yasağı alanlarında ciddi soru işaretleri barındırmaktadır. Unutulmamalıdır ki, fikir ve sanat eserleri özgürlüğü Anayasa’nın 27. maddesiyle korunan, demokratik bir toplumun vazgeçilmez unsurudur.”
“Davayı yakından izlemeye devam edeceğiz”
“Cinsel yönelim temelinde ayrımcılık yasağı ilkesini ihlal eden her türlü tutum ve kararın karşısında durmak, hukuk devletinin bir gereğidir” diyen İHD, sanatsal ifadelerin ve LGBTİ+ temaların sansürlenmesinin ifade özgürlüğünün özüne müdahale ettiğini hatırlattı:
“Sanatsal ifadelerin, hele ki toplumsal çoğulculuğun bir parçası olan LGBTİ+ temaların, “ahlak” veya “kamu düzeni” gerekçeleriyle keyfi biçimde sansürlenmesi ya da cezai takibata konu edilmesi, ifade özgürlüğünün özüne müdahale teşkil eder. Perperişan şarkısının sözlerinde evrensel halk edebiyatı motifleri ve mecazi anlatımlar bulunduğu; bunların doğrudan doğruya müstehcenlik kapsamında değerlendirilemeyeceği, kamuoyuna yansıyan değerlendirmelerle de ortaya konmuştur. Hiçbir sanatsal eser, sadece LGBTİ+ varoluşunu yansıttığı veya heteronormatif kalıpların dışında bir perspektif sunduğu için cezalandırılmamalıdır.”
İHD, “Mahkemeleri, yargılamaları ayrımcı tutum ve sorulardan arındırmaya, ifade ve sanat özgürlüğünü esas alan bir yaklaşımla hareket etmeye çağırıyoruz” dedi; davayı, insan hakları standartları ve ayrımcılık yasağı bakımından yakından izlemeye devam edeceklerini vurgulayarak açıklamayı sonlandırdı:
“Yargı organlarının, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli önyargılara kapı aralayan tutumları terk etmesi; adil yargılanma hakkı ve eşitlik ilkesine uygun biçimde, yalnızca hukukun gerekleriyle karar vermesi gerektiğini hatırlatıyoruz. Bu davayı, insan hakları standartları ve ayrımcılık yasağı bakımından yakından izlemeye devam edeceğiz.”
Etiketler: insan hakları, medya, kültür sanat, yaşam, siyaset, dava, trans, lgbti, ifade özgürlüğü
