05/02/2026 | Yazar: Kaos GL

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün 2026 Dünya Raporu’nda, 2025’te ilan edilen “Aile Yılı”nın kadınların ve LGBTİ+’ların haklarını zayıflatan politikaları meşrulaştırmak için kullanıldığına dikkat çekildi.

HRW Dünya Raporu’nda Türkiye: “Aile Yılı”, kadınların ve LGBTİ+’ların haklarını zayıflatmak için kullanıldı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: Evrim Deniz / csgorselarsiv.org

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), “Dünya Raporu 2026” başlıklı raporunu yayınladı. HRW İcra Direktörü Philippe Bolopion’un “İnsan hakları Trumpçı bir dünyada varlığını sürdürebilecek mi?” başlıklı yazısıyla sunulan raporda, 100’ü aşkın ülkede insan haklarının durumu kapsamlı biçimde ele alındı.

Raporda Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Raporda, hükümetin 2025’i “aile yılı” ilan etmesinin, kadınların ve LGBTİ+’ların haklarını zayıflatan politikaları meşrulaştırmak için kullanıldığına dikkat çekildi.

Keyfi sansür ve sanatçılara yönelik soruşturmalar

Raporda, 2 Mayıs’ta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın, “aile birliği” ve “topluma yönelik tehditler” gerekçesiyle 81 il müdürlüğüne gönderdiği genelgeyle cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği gibi kavramların kullanılmamasını istediği hatırlatıldı. Örgüt, bu adımın LGBTİ+’ların görünürlüğünü ve haklarını hedef alan daha geniş bir politikanın parçası olduğunu vurguladı.

Raporda, gündeme gelen LGBTİ+ karşıtı yasa taslaklarına dikkat çekilirken, henüz Meclis’e sunulmuş resmi bir yasa teklifi bulunmamasına rağmen hükümetin bu tür düzenlemeleri hayata geçirebileceğine yönelik ciddi endişelerin olduğu belirtildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, yetkililerin sosyal medya ve dijital platformlarda artan keyfi sansürü ile sanatçılara yönelik cezai soruşturmaları “kamu ahlakı” ve “müstehcenlik” gibi muğlak gerekçelerle savunduğunu da kaydetti.

İstanbul Onur Yürüyüşü 11. kez yasaklandı

Raporda, ekim ayında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında Manifest grubunun bir konser sırasındaki kostüm ve dansları nedeniyle “teşhircilik” ve “müstehcenlik” suçlamalarıyla yargılandığı hatırlatıldı. Altı şarkıcının savcılığa ifade vermelerinin ardından yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakıldıkları, bu süreçte ulusal turnelerini iptal etmek zorunda kaldıkları kaydedildi.

Raporda ayrıca, İstanbul Onur Yürüyüşü’nün 11’inci kez üst üste yasaklandığı, Türkiye genelinde birçok şehirde de benzer yasakların uygulandığı vurgulandı.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayın


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, kültür sanat, kent hakkı, barınma, aile, sağlık, siyaset, dünyadan, sağlık hakkı, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
GDTM