06/04/2026 | Yazar: Kaos GL
Kolektif, başvurularda hormona erişimde ortaya çıkan engelleri ve F64 tanı koduna dair uygulamaların dayanağını sordu; CİMER’den gelen yanıtın, yöneltilen sorulara cevap üretmekten uzak bir çerçeve sunduğunu söyledi.
Fotoğraf: Serra Akcan / csgorselarsiv.org
Hormon Hakkım Kolektifi, hastane kayıt sistemlerinde F64 tanı koduyla hormon reçete edilememesine karşı başlattığı bilgi edinme başvurusu kampanyasının ardından CİMER’den gelen yanıta ilişkin açıklama yayınladı; “Yanıt, hormon ilaçlarının ‘suistimali’, ‘hasta güvenliği’ ve ‘aile yapısının korunması’ gibi genel gerekçelere odaklanarak, mevcut kısıtlamaları meşrulaştıran bir dil kuruyor” dedi.
Kolektif açıklamasında, çok sayıda kişinin CİMER’e başvuru yaparak transların hormonlara erişiminde ortaya çıkan engelleri ve F64 tanı koduna dair uygulamaların dayanağını sorduğunu söyledi; CİMER’den gelen yanıtta ise şu ifadelere yer verildiğini belirtti:
“CİMER’den gelen yanıtta; bazı hormon ilaçlarına 2024 yılında kısıtlamalar getirildiği, bu kısıtlamaların ‘suistimali önleme’ ve ‘hasta güvenliği’ gerekçesiyle yapıldığı, 21 yaş altı için bu ilaçların ‘cinsiyet değiştirme amacıyla’ reçete edilemeyeceği, ancak bu ilaçların başka tanılar için reçete edilebildiği ifade edildi.”
“Süreç, şeffaflıktan uzak yürütülüyor”
Bilgi edinme başvurularında bulunan sorulara yanıt alamadığını belirten kolektif, CİMER’den gelen yanıtın yöneltilen sorulara doğrudan cevap üretmekten uzak bir çerçeve sunduğunu söyledi:
“Başvurularımızda açıkça F64 tanı kodu üzerinden hormon ilaçlarının e-reçete sisteminde engellenip engellenmediğini, bu uygulamanın teknik mi yoksa hukuki/idari bir karara mı dayandığını ve dayanaklarının ne olduğunu sorduk. Ancak verilen yanıtta bu sorulara spesifik ve açık bir yanıt verilmedi. Bunun yerine yanıt, hormon ilaçlarının “suistimali”, “hasta güvenliği” ve “aile yapısının korunması” gibi genel gerekçelere odaklanarak, mevcut kısıtlamaları meşrulaştıran bir dil kuruyor. Bu yaklaşım, somut bir uygulamanın varlığına ve hukuki dayanağına dair şeffaf bir açıklama sunmak yerine, meseleyi genel politikalar düzeyine çekerek belirsiz bırakıyor.”
Kolektif, F64 tanı koduna ilişkin uygulamaların varlığı ve kapsamı konusunda net bir yanıt verilmediğini vurgulayarak hormona erişim engellerini görünür kılmaya devam edeceğini kaydetti:
“Oysa bilgi edinme başvurularının amacı, idarenin uygulamalarına dair açık, denetlenebilir ve somut bilgiye erişebilmektir. F64 tanı koduna ilişkin uygulamaların varlığı, kapsamı ve dayanağı konusunda net bir yanıt verilmemesi; transların sağlık hizmetlerine erişimini doğrudan etkileyen bu sürecin şeffaflıktan uzak yürütüldüğünü göstermektedir. Bu nedenle verilen yanıt, yalnızca bir bilgi paylaşımı değil; aynı zamanda sorunun kendisini görünmez kılan bir çerçeve sunmaktadır. Biz ise sormaya, takip etmeye ve bu belirsizliği görünür kılmaya devam edeceğiz.”
CİMER’den gelen yanıtın tamamı şu şekilde:
“Hormon düzenleyici olarak kullanılan ilaçların özellikle çocuk ve gençlerin cinsiyet gelişimini bozmak suretiyle geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarına yol açacak şekilde suiistimal edilebildiği, kasıtlı olarak amaç dışı ilaç uygulamaların engellenmesi amacı ile testosteron içeren ilaçlar, gonadotropin salıverici (GnRH) analogları ve tek başına 2 mg ve üstü östrojen içeren ilaçların Reçetem Sistemi üzerinden elektronik reçete ile karşılanması ve reçete girildiğinde “İlaç Takip Sistemi (İTS)”nde eczaneler için ecza ticarethanesinden ilaç temin kotası oluşturularak yalnızca reçete sahibi hasta için tedarik edilmesini kapsayan kısıtlamalar 21 Kasım 2024 tarihinde uygulamaya alınmıştır. Bahse konu ilaçların suiistimallerinin önlenmesi için ilave olarak testosteron içeren ilaçlar, gonadotropin salıverici (GnRH) analogları ve tek başına 2 mg ve üstü östrojen içeren ilaçların 21 yaş altında kullanımı ile ilgili olarak; bu ilaçların cinsiyet değiştirmek amacıyla hiçbir şekilde reçete edilemeyeceği ve raporlanamayacağı, bu kararın, hasta güvenliğine yönelik riskleri elimine etmek ve aile yapısını korumak amacıyla dünya genelinde bilimsel veriye dayalı olarak benzer idari karar alan ülkelerin uygulamaları ve Sağlık Bakanlığı Denetim ve Değerlendirme Bilimsel Komisyonlarından “Cinsiyet Değişikliği Denetim ve Değerlendirme Bilimsel Komisyonunun” kararları dikkate alınarak verilmiştir. Diğer taraftan söz konusu ilaçların; halihazırda kanser, infertilite, erken ergenlik, endometriozis, postmenopoz, uterin fibrosis tanılarında reçete ile dağıtım olacak şekilde karşılanabileceği açıklanmıştır.”
Etiketler: insan hakları, kadın, yaşam, aile, sağlık, siyaset, sağlık hakkı, anayasa, trans, ikili cinsiyet sistemi, interseks
