13/01/2026 | Yazar: Kaos GL
Görünürlük, talep ve yüzleşme ekseninde kuir edebiyatın bugünü.
Umami Kitap, son dönemde yeniden gündeme gelen Heated Rivalry’nin hikayesine ve kuir edebiyatın popüler kültürdeki dönüşümüne dair bir bülten yayınladı. Bülteni Kaos GL okurlarıyla buluşturuyoruz:
Son dönemde kuir anlatıların yalnızca “niş” bir ilgi alanı olmaktan çıkıp, ana akım kültürün merkezine doğru kaydığını net biçimde görüyoruz. Bunun en güncel örneklerinden biri, Heated Rivalry etrafında oluşan yoğun ilgi. Bir ekran uyarlamasıyla yeniden gündeme gelen bu hikâye, yalnızca bir aşk anlatısının değil; kuir edebiyatın popüler kültürdeki dönüşümünün de sembollerinden biri hâline gelmiş durumda.
Bu ilgi tesadüfi değil. Aksine, uzun süredir biriken bir okur talebinin görünürlük kazandığı bir eşik noktasındayız.
Heated Rivalry: Bir hikâyeden daha fazlası
Heated Rivalry, Kanadalı yazar Rachel Reid tarafından kaleme alınmış, ilk olarak 2019 yılında yayımlanmış bir roman. Hikâye, profesyonel buz hokeyi dünyasında rakip iki oyuncu — Shane Hollander ve Ilya Rozanov — arasındaki yıllara yayılan, gerilimli ve tutkulu bir ilişkiyi merkezine alıyor.
Romanın ayırt edici yanı, kuir bir aşkı dramatize etmekten ziyade onu rekabet, güç, kimlik ve kamusal görünürlük gibi temalarla birlikte ele alması. Spor gibi maskülenliğin katı sınırlarla tanımlandığı bir alanda geçen bu anlatı, kuir varoluşun yalnızca “özel alana” ait olmadığını güçlü biçimde vurguluyor.
Bugün Heated Rivalry’nin yeniden bu kadar konuşuluyor olması, hikâyenin kendisinden çok daha büyük bir şeye işaret ediyor: Kuir anlatılar artık yalnızca okunmuyor; tüketiliyor, paylaşılıyor, uyarlanıyor ve talep ediliyor.
Kuir edebiyat neden bu kadar görünür? (Ve neden şimdi?)
Bu yükselişi yalnızca tek bir kitaba ya da uyarlamaya bağlamak eksik olur. Son yıllarda kuir edebiyat, özellikle genç kuşak yazarlar aracılığıyla hem biçimsel hem de tematik olarak ciddi biçimde genişledi.
Sally Rooney, doğrudan kuir edebiyat yazmıyor olabilir; ancak ilişkileri ele alış biçimi — güç dengeleri, duygusal emek, sınıfsal farklar — kuir yazarlar için yeni bir anlatı alanı açtı. Bugün kuir romanlar, yalnızca kimliği değil; ilişki biçimlerini, bağlanma modellerini ve normallik fikrini de sorguluyor.
Ocean Vuong, şiirle düzyazı arasındaki geçirgen dili sayesinde kuir deneyimi açıklanan bir kimlik olmaktan çıkarıp hissedilen bir kırılganlık hâline getirir. Yeryüzünde Kısa Bir An İçin Muhteşemiz’de kuirlik, dramatik bir çatışma olarak değil; beden, arzu, utanç ve sevgiyle iç içe geçmiş bir yaşam durumu olarak akar. Şiirsel anlatı, okurun kimlikten bağımsız biçimde metinle bağ kurmasını sağlar. Bu nedenle Vuong’un edebiyatı, kuir anlatıyı evrensel bir duygusal zemine taşır.
Bu isimlerin ortak noktası net: Kuir olmayı açıklamıyorlar; yaşıyorlar. Okur da artık tam olarak bunu talep ediyor. Bu üretimin en çarpıcı örneklerinden biri ise, Umami’nin 2025 yılında haklarını alarak Türkçede yayımladığı Torrey Peters imzalı Dön, Bebeğim.
Dön Bebeğim: Kuir edebiyatın yetişkinlik çağı
Torrey Peters’ın Detransition, Baby adıyla 2021’de yayımlanan ve Türkçede Dön, Bebeğim olarak okurla buluşan romanı, kuir edebiyatın bugünkü konumunu anlamak için kilit bir metin. Roman; trans bir kadın olan Reese, detransition etmiş eski partneri Ames ve cis bir kadın olan Katrina arasında kurulan karmaşık bir ilişki ağı üzerinden ilerliyor.
Ancak bu, basit bir “ilişki romanı” değil.
Dön, Bebeğim:
- trans kimliği didaktik bir dille açıklamayan,
- “doğru” ya da “örnek” karakterler yaratmaya çalışmayan,
- kuir hayatın çelişkilerini, arzularını, hatalarını ve kararsızlıklarını filtresiz biçimde anlatan
bir roman.
Belki de kitabın en radikal tarafı tam olarak burada yatıyor. Okuru rahatlatmıyor. Karakterlerini idealize etmiyor. Kuir olmayı ahlaki bir üstünlük alanı olarak sunmuyor. Bunun yerine, kuir hayatın dağınık, bazen rahatsız edici ama son derece insani doğasını edebiyatın merkezine koyuyor.
Torrey Peters kimdir?
Torrey Peters, çağdaş kuir edebiyatın en önemli figürlerinden biri. Trans bir yazar olarak yazdıkları, yalnızca temsil politikalarıyla değil; edebi cesaretiyle de tartışma yaratıyor.
Dön, Bebeğim, Peters’ın ilk romanı olmasına rağmen:
- Women’s Prize for Fiction shortlist’ine girdi,
- New York Times tarafından yılın en önemli kitapları arasında gösterildi,
- kuir edebiyatın “niş” algısını kıran metinlerden biri olarak konumlandı.
Peters’ın kısa öykülerden oluşan Infect Your Friends and Loved Ones gibi önceki işleri de beden politikaları, arzu ve aidiyet temalarını benzer bir sertlikle ele alır. Onu önemli kılan şey, kuir anlatıyı “anlatılması gereken bir mesele” olmaktan çıkarıp edebiyatın doğal bir zemini hâline getirmesi.
Dön, Bebeğim, yalnızca “trans olmak” üzerine değil; aile kurma arzusu, annelik fikri, normallik baskısı ve toplumsal beklentiler üzerine de bir roman. Bu nedenle geniş bir okur kitlesiyle temas kurabiliyor.
Umami ve Dön, Bebeğim’in Türkiye’deki yeri
Umami’nin Dön, Bebeğim’i 2025’te Türkçede yayımlaması, yalnızca bir çeviri hamlesi değil. Bu kitap, Türkiye’de kuir edebiyatın hangi noktaya taşınabileceğine dair güçlü bir editoryal tercih.
Heated Rivalry gibi popüler uyarlamalar kuir anlatıyı görünür kılarken, Dön, Bebeğim gibi metinler bu görünürlüğün derinliğini sağlıyor. Biri kültürel tüketimi hızlandırıyor; diğeri edebi zemini kalıcılaştırıyor.
Bugün kuir edebiyat konuşuluyorsa, bu yalnızca bir trend olduğu için değil. Bu metinler, çağımızın ilişkilerini, beden politikalarını ve aidiyet krizlerini en dürüst şekilde ele alan anlatılar arasında yer alıyor.
Ve Dön, Bebeğim, bu alanın merkezinde çok güçlü bir kitap olarak duruyor. Dön, Bebeğim, bugün kuir edebiyatın ulaştığı noktayı anlamak isteyen herkes için yalnızca önemli değil, gerekli bir okuma.
Torrey Peters’ın Dön, Bebeğim romanına, Umami’nin Shopier sitesinden %20 indirimle ulaşabilirsiniz.
Etiketler: insan hakları, medya, kültür sanat, yaşam, spor, dünyadan, trans, lgbti
