24/03/2026 | Yazar: Kaos GL
Fenomen dizi Heated Rivalry’nin uyarlandığı “Game Changers” serisinin yazarı Rachel Reid, PinkNews’tan Anne-Lena Malter’e konuştu.
Fotoğraf: Rachel Reid'in Instagram hesabından
Rachel Reid'in Anne-Lena Malter ile yaptığı söyleşiyi KaosGL.org okurları için Türkçeye çevirdik.
Sadece bir yıl önce Rachel Reid, kitapları çoğunlukla yalnızca e-kitap olarak bulunan niş bir yazardı. Bir hokey hayranı olarak sporun toksik doğasını ele almak ve gerçekliği hafife almadan sevgi ve karşılıklı anlayışı öne çıkaran bir dünya kurmak istiyordu.
Şimdi ise yedi kitaplık Game Changers serisinin ikinci kitabı olan Heated Rivalry, dünya çapında büyük ses getiren bir televizyon dizisine dönüştü. Bununla birlikte Reid’in kitapları ve kendisi ilgi odağına yerleşti; bu ilginin azalacağına dair de bir işaret yok.
Gazeteci Anna-Lena Malter, New York Times çok satanlar listesine giren yazarla başkarakterleri Shane Hollander (Hudson Williams) ve Ilya Rozanov (Connor Storrie) üzerine çalışmasını, Hudson ve Connor ile yaptığı sohbetleri ve kuir edebiyatın hızlı yükselişini konuştu.
Merhaba Rachel! Heated Rivalry’yi yazma sürecinden bahsedelim. Shane ve Ilya yazım sürecinde başlangıçta planladığından farklı mı gelişti?
Bence evet. İlk taslaklarda Ilya çok daha kaba biriydi. Daha sertti. Shane’e söyledikleri daha kırıcıydı. Daha klişe bir “kötü çocuk” gibiydi diyebilirim. Sonra geri dönüp yazdıkça onu biraz yumuşattım. Shane ise pek değişmedi. İlk kitaptan beri kafamda ana karakter gibiydi. Başından beri aşağı yukarı aynı kaldı diyebilirim. Ama Ilya’yı daha derinlemesine yazdıkça epey değişti.
Eğer Ilya ve Shane profesyonel sporcu olmasaydı ne yaparlardı?
Bence Shane muhtemelen kişisel antrenör olurdu ya da fizyoterapi gibi bir şey yapardı-yine fitness alanında. Ilya ise… yarış pilotu olmak isterdi ama boyu fazla uzun. Muhtemelen tehlikeli bir iş yapardı. Belki pilot olurdu. Belki rock yıldızı. Kesinlikle köpeklerle ilgili bir şey de yapardı; köpekleri çok seviyor.
Shane’i otistik bir karakter olarak yazmayı özellikle mi planladın?
Evet. İlk kitabı yazarken bu daha çok genel kişiliğiyle ilgiliydi. Ama Heated Rivalry ile The Long Game arasında çocuğum ADHD (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) ve otizm açısından değerlendiriliyordu. O süreçte çok şey öğrendim ve sonra “Evet, Shane otistik” dedim. The Long Game’i yazarken bu benim için netti.
Dizinin yaratıcısı Jacob bunu hemen fark etti. İlk Zoom görüşmemizde “Shane otistik” dedi. Hudson da aynı şeyi söyledi. Connor ile konuşurken Shane hakkında bir şey söylendiğinde Hudson “Hayır, bunu otistik olduğu için yapıyor” diyordu. Ben de “Evet” diyordum.
Otistik kişilerde sık görüldüğü gibi Shane’in söyledikleri ve yaptıkları bazen yanlış anlaşılıyor hem kitaptaki karakterler hem de bazı okurlar tarafından. Sosyal ipuçlarını okumakta zorlanıyor, yoğun bir içsel kaygı taşıyor, bazı konularda çok hassas. Başkalarını rahatsız etmeyen şeyler onu rahatsız edebiliyor. Karakterle ilgili herkesin bunu anlamasına seviniyorum. Çoğu okur da anlıyor. Son zamanlarda bunun açıkça görülmesini sağlamaya çalışıyorum.
Connor ve Hudson ile bir grup sohbetiniz olduğunu söylemiştin. Sana attıkları en komik mesaj neydi?
Çok fazla var! O ikisi çılgın.
“Kitaplarım yakın zamana kadar basılı değildi”
Birbirinize ne tür mesajlar atıyorsunuz?
Bazen çok tatlı mesajlar. Ama son zamanlarda hiç yok çünkü herkes çok meşgul! Instagram mesajlarıyla boğulunca SMS’e geçtik. Bir gün Connor grup adını “Shilya ve yaratıcısı” yaptı, çok hoşuma gitmişti. Ama artık o sohbeti bile bulamıyorum! Bölümleri ilk izlediğimde bir şey söylediğimde bana şaka yollu kızıyorlardı: “Sus Rachel!”
Birlikte çok komikler. Bazen bana takılıyorlar, ben de onlara. Onları gerçekten seviyorum. Seçmelere katıldıkları, rolleri aldıkları ve benimle iletişim kurmak istemeleri için minnettarım. Röportajlarda kitaplardan bahsetmeleri ve benden söz etmeleri çok hoş. Çoğu yazar bu ilgiyi görmez. Ama bu ekip çok iyi.
Eskiden ana akım edebiyatta kuir karakterler yan karakterdi, çoğu zaman trajik sonlarla. Şimdi ise herkesin mutlu sonu hak ettiği fikri yaygınlaşıyor. Kuir hikâyelerin niş bir türden ana akım romantizme dönüşmesini görmek nasıldı?
Harikaydı. Bence dönüm noktası “Red, White and Royal Blue” oldu. Heated Rivalry Mart 2019’da çıktı, o kitap da hemen ardından yayımlandı. İki erkek arasındaki bir aşk hikâyesinin bu kadar büyük bir pazarlama desteği aldığını ilk kez görmüştüm-her yerdeydi, havaalanlarında bile.
O dönem kuir romantizm yazan çoğumuz “Bu her şeyi değiştirecek” diyorduk. Gerçekten de değiştirdi. Öncesinde kuir romantizm kitapçılarda yoktu. Çoğu e-kitaptı ya da bağımsız yayımlanıyordu. Adeta yeraltı gibiydi. Sonra bir anda büyüdü. Şimdi büyük kitapçılarda özel raflar var.
Benim kitaplarım da yakın zamana kadar basılı değildi. Game Changers serisi ilk kez geçen yıl basıldı ve ancak diziyle birlikte büyük kitapçılar raflarına girdi. Yazmaya başladığımdan bu yana değişim inanılmaz büyük oldu ve çok heyecan verici.
Etiketler: medya, kültür sanat, yaşam, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
