18/03/2026 | Yazar: Kaos GL
Şanlıurfa Barosu tarafından hazırlanan rapor, Şanlıurfa’da yaşayan mülteciler, kadınlar ve LGBTİ+'lar başta olmak üzere dezavantajlı grupların temel hak ve hizmetlere erişim alanlarında karşılaştıkları yapısal sorunları ortaya koyuyor.
Şanlıurfa Barosu tarafından, Adil Yargılanma Hakkına Erişim Derneği (AYHED) ortaklığıyla hazırlanan “Haklara Erişimde Dezavantajlı Gruplar İzleme Raporu (2024-2025)” yayınlandı.
Rapor, Şanlıurfa’da yaşayan mülteciler, kadınlar, çocuklar, LGBTİ+'lar, KHK'lılar ve engelliler başta olmak üzere dezavantajlı grupların adalet, sağlık, sosyal hizmetler ve barınma gibi temel hak ve hizmetlere erişim alanlarında karşılaştıkları yapısal sorunları ortaya koyuyor; Şanlıurfa’da haklara eşit ve etkili erişimin güçlendirilmesini amaçlıyor.
Raporda ayrıca, somut vakalar üzerinden; çocukların yanlış yaş tespiti nedeniyle hak kaybına uğraması, kimliklendirme sorunları nedeniyle eğitime erişememe, engellilerin eğitime erişim sorunu ve mülteci LGBTİ+'ların sağlığa erişiminde yaşanan ihlaller başta olmak üzere yapısal ayrımcılık örnekleri ele alınıyor; haklara eşit ve etkili erişimin sağlanabilmesi için, kesişimsel yaklaşımın kurumsallaştırılması, başvuru mekanizmalarının güçlendirilmesi ve çok paydaşlı iş birliğinin artırılması yönünde politika önerileri sunuluyor.
Rapora göre; Şanlıurfa’da yaşanan hak ihlallerinin tekil olaylardan ibaret olmadığı belirtiliyor; kurumsal uygulamalar, idari süreçler ve başvuru mekanizmalarındaki eksiklikler bu ihlallerin sistematik hale gelmesine neden oluyor. Özellikle adalete erişim, sağlık ve sosyal hizmetler, barınma koşulları ve kamusal hizmetlere erişim alanlarında tekrar eden ve derinleşen sorunların tespit edildiği söyleniyor.
Sağlık ve sosyal hizmetler en sık sorun yaşanan alanlardan
Sağlık ve sosyal hizmetlere erişimin izleme döneminde en sık sorun yaşanan alanlardan biri olduğu vurgulanan raporda, şu ifadeler yer alıyor:
“Mültecilerin sağlık hizmetlerinden yararlanmasında idari engeller, mülteci LGBTİ+’ların sağlığa erişimi, kayıt sorunları ve bilgi eksikliği belirleyici olmaktadır. Çocuklar, hamile kadınlar ve kronik sağlık sorunu bulunan kişiler açısından bu engeller ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan aksaklıklar, hak kaybını derinleştirmektedir. Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin hastanelere sevk süreçlerinde yaşanan gecikmeler de ayrı bir sorun alanı olarak öne çıkmaktadır. İdari prosedürler ve güvenlik uygulamaları, özellikle acil müdahale gerektiren durumlarda sağlık hakkını sınırlayabilmektedir.”
Rapor, haklara erişimde dezavantajlı grupların kamu kurumlarıyla temas ettikleri süreçlerde sistematik sorunlarla karşılaştığını gösteriyor:
“Kimliklendirme ve kayıt işlemlerindeki gecikmeler, LGBTİ+’ların sağlığa erişimi, mülteci çocukların yaş ve statü tespitine ilişkin hatalı veya eksik uygulamalar, yargı kararına rağmen göreve iade edilmemesi, tercüme ve bilgilendirme eksiklikleri ile idari kararların yeterli gerekçe sunulmadan alınması, farklı hak alanlarında tekrar eden başlıca sorunlardır. Bu durum, kurumsal uygulamaların çoklu eşitsizlik alanlarını birlikte değerlendirmekte yetersiz kaldığını ve kişilerin içinde bulundukları özel koşulları her zaman dikkate almadığını göstermektedir.”
Raporun tamamına ulaşmak için tıklayın.
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, mülteci, barınma, sosyal hizmet, sağlık, siyaset, sağlık hakkı, lgbti
