15/01/2026 | Yazar: Kaos GL
DSİP, bugün sosyal medya hesaplarından yayınladığı açıklamayla, “Gökkuşağı Faşizmi” isimli nefret belgeseline tepki gösterdi; “TRT, LGBTİ+ nefreti saçan bu programı yayınlamamalıdır!” dedi.
TRT Genel Müdürü Mehmed Zahid Sobacı’nın sosyal medya hesabından, TRT’nin dijital yayın platformu olan Tabii'de yayınlanacak "Gökkuşağı Faşizmi" isimli belgeselin fragmanını paylaşmasının ardından, nefret belgeseline tepkiler büyüyor.
Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) de bugün (15 Ocak) sosyal medya hesaplarından yayınladığı açıklamayla, “Gökkuşağı Faşizmi” isimli nefret belgeseline tepki gösterdi; “TRT, LGBTİ+ nefreti saçan bu programı yayınlamamalıdır! Bütün demokratik kamuoyunu bu konuda tavır almaya, TRT'yi protesto etmeye ve programın yayınlanmaması için ellerinden geleni yapmaya çağırıyoruz” diyerek mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.
“LGBTİ+ Karşıtı Fobik ‘Belgesel’ Yayınlanmasın” başlıklı açıklamasında DSİP, “LGBTİ+ varoluşu, faşizm olarak tanımlanarak kitleler nezdinde faşizmin sahip olduğu korkunç çağrışımlar üzerinden kriminalize edilmeye çalışılıyor” dedi, şu ifadelere yer verdi:
“Dünyada yükselen otoriter/faşist dalgaya paralel olarak Türkiye'de de LGBTİ+'lar uzunca bir süredir egemen sınıfın hedef tahtasına oturtulmuş durumda. Giderek derinleşen ekonomik krizin ve buna bağlı gelişen sosyal krizin işçi kitlelerinde yarattığı öfkenin, varoluşu günah keçisi ilan edilen LGBTİ+'lara yöneltilmesi isteniyor. LGBTİ+'ların zaten zor olan hayatı, çeşitli fobik uygulamalar ve yaptırımlar nedeniyle daha da zorlaştı. Şimdi de devlet televizyonunda yayınlanacağı ilan edilen bu "belgesel" ile bu baskılar yeni bir boyuta taşındı.”
“Faşizm, saklandığı çamurdan kafasını kaldırarak LGBTİ+ nefretini etrafa kusuyor”
Günümüzde faşizmin farklı isim ve suretlere bürünerek varlığını korumaya çalıştığını belirten DSİP, açıklamasına şöyle devam etti:
“İkinci Dünya Savaşı'nda LGBTİ+'ları hedef alan, yüz binlercesini ölüm kamplarında en vahşi yöntemlerle katleden, sürgüne gönderen, toplumdan soyutlayan, toplum düşmanı ilan eden faşizm, yenilgiye uğradıktan sonra tamamen yok olmadı. Farklı isim ve suretlere bürünerek varlığını korumaya çalışıyor, arada sırada – otoriterleşme döneminde sık sık – saklandığı çamurdan karanlık kafasını kaldırarak LGBTİ+ nefretini etrafa kusuyor. Şu anda da buna benzer bir durumla karşı karşıyayız.”
Hem evrensel insan haklarına hem de kanunlara aykırı olan belgeselin amacının LGBTİ+’ları nefret objesi haline getirmek olduğunu vurgulayan DSİP, “TRT, LGBTİ+ nefreti saçan bu programı yayınlamamalıdır!” diyerek şu ifadeleri kullandı:
“Hem evrensel insan haklarına hem de kanunlara aykırı bu yapımın amacı, LGBTİ+'ları nefret objesi haline getirmek, işçi sınıfı arasına nifak sokmaktır! LGBTİ+ varoluşu faşizm değildir, aksine, LGBTİ+ varoluşunu bir zamanlar Faşist İtalya'da, Nazi Almanyası'nda, Franco İspanyası'nda olduğu gibi toplum düşmanı ilan etmek, faşizme doğru koşar adım yol alındığının göstergesidir.”
DSİP, nefret belgeseline karşı mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı, açıklamasını şöyle sonlandırdı:
“Bütün demokratik kamuoyunu bu konuda tavır almaya, TRT'yi protesto etmeye ve programın yayınlanmaması için ellerinden geleni yapmaya çağırıyoruz!
Yalnız değilsin lubunya! Vardık, varız, varolacağız!”
Etiketler: insan hakları, medya, kültür sanat, yaşam, nefret suçları, aile, siyaset, trans, lgbti
