13/05/2026 | Yazar: Kaos GL
DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, Çukurova Bölge Kadın Meclisleri toplantısı öncesinde yapılan basın açıklamasında konuştu; Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi’ne ilişkin açıklama yaptı.
DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, Çukurova Bölge Kadın Meclisleri toplantısı öncesinde yapılan basın açıklamasında konuştu; Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi’ne ilişkin açıklama yaptı.
Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi’nin kadına karşı işlenen suçları meşrulaştırdığını söyleyen Türkoğlu, genelge ile nefret suçlarının da yasallaştırılarak resmi hale getirildiğini belirtti:
“Bugün kadınlara yönelik saldırılar hız kesmeden devam ediyor. Şimdi de Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesiyle bu yapılmak isteniyor. Ortada bir cinsiyetsizleştirme akımı yok; ortada cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren, yaşamın öznesi olan kadını görünmez kılan, ailenin içerisinde tanımlayan bir politika var. Sadece Nisan ayında 25 kadın katliamı gerçekleşti. 14 kadın ölümü, şüpheli olarak kayıtlara geçti. Ve bu kadınların çoğu yaşadığı şiddet ortamından uzaklaşmak istediği için, boşanmak istediği için katledildi. Yine Amasra’da 13 yaşında bir kız çocuğunu 36 kişinin istismar ettiği bilgisinin açığa çıkması bu ülkede kadınların, çocukların yaşamlarının nasıl tehlike altında olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Kadına, çocuğa karşı işlenen bu suçlar erkek egemen düzenden bağımsız değildir. Kadınların yaşamlarının korunması için var olan mekanizmaların etkin bir şekilde uygulanması, güçlü yasal düzenlemelerin yapılması gerekirken; cinsiyetçi genelgeler yayınlamak kadına karşı işlenen suçları meşrulaştırmaktır. Nefret suçlarının yasallaştırılması, resmi hale getirilmesidir.”
“Kadın düşmanlığının 10 yıl boyunca resmi bir politikayla yürütüleceğinin genelgesi”
Türkoğlu, genelge ile kadın düşmanlığının 10 yıl boyunca resmi bir politikayla yürütüleceğinin tescillendiğini vurguladı; “Kadınların yaşamlarını cinsiyetçi genelgelerle erkek egemen düzenin içerisine hapsetmenize izin vermeyeceğiz” diyerek yetkililere seslendi:
“Açıkça söylüyoruz; bu genelge kadın düşmanlığının 10 yıl boyunca resmi bir politikayla yürütüleceğinin genelgesidir. Kadınların yaşadıkları şiddet karşısında korunmayacağının genelgesidir. Aile ve nüfus politikaları adı altında hayata geçirilmek istenen erkek egemenliğini güçlendirmektir. İktidarın kadın bedenine müdahale etmesinin genelgesidir. Bu genelgede bütüncül politika, kadınların iradesini ve bedenini kontrol altına alma işbirliğidir. Erkek egemenliği üzerinden şekillenen kurumların cinsiyet eşitsizliğini daha fazla derinleştirmesidir. Kadınların haklarına, varlık ve eşitlik mücadelesi yürütenlerin kazanımlarına yönelik bütünlüklü bir saldırının adımlarıdır. Bu çok yönlü saldırı karşısında çok yönlü bir mücadeleyle duracağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Buradan yetkililere sesleniyoruz: Kadınların yaşamlarını cinsiyetçi genelgelerle erkek egemen ve “milli aile” gibi dayattığınız bir düzenin içerisine hapsetmenize izin vermeyeceğiz.”
“Türkiye’de İstanbul Sözleşmesinin feshi tüm kadınlara yönelik bir politikaya dönüştürüldü” diyen Türkoğlu; iktidar tarafından kadınlara açılan savaşın LGBTİ+’lara yönelik nefret politikalarıyla da resmiyet kazandığını belirtti, şu ifadeleri kullandı:
“Bakın, sözleşmenin feshiyle birlikte tüm kadınların ortak sesi şuydu: İstanbul Sözleşmesinin feshedilmesi kadınlara açılan savaşın resmiyetidir. Özellikle 2015 sonrası fiili savaş, çöktürme planlarıyla Kürt sorunu inkar edilerek güvenlikçi politikalar bağlamında Kürt kadınları üzerinden sürdürülürken, Türkiye’de İstanbul Sözleşmesinin feshiyle de tüm kadınlara yönelik bir politikaya dönüştürüldü. Eş başkanlık sistemine karşı kayyım uygulamalarıyla bu yapıldı. Özel savaş politikalarıyla Gülistan Doku’yu katleden, İpek Er’i katleden zihniyete cezasızlık yolu açılarak bu yapıldı. Kadınların nafaka hakkına göz dikilerek bu yapıldı. Kadın düşmanı kurumlarla işbirliği yaparak çıkarılan projelerle, genelgelerle bu yapıldı. LGBTİ+lara yönelik nefret suçlarını körükleyen politikalarla bu yapıldı.”
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, aile, siyaset, trans, lgbti, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
.jpg)