19/01/2026 | Yazar: Kaos GL
Kaos GL Savunuculuk Koordinatörü Defne Güzel, “Gökkuşağı Faşizmi” isimli nefret belgeseline ilişkin Gazete Yenigün’den Aslı Solmaz’a konuştu; “Nefret değil, kamu yayıncılığı yapın” dedi.
Dün (18 Ocak) TRT’nin dijital platformu tabii’de yayınlanan “Gökkuşağı Faşizmi” isimli nefret belgeseline tepkiler büyüyor.
Kaos GL Savunuculuk Koordinatörü Defne Güzel, nefret belgeseline ilişkin Gazete Yenigün’den Aslı Solmaz’a konuştu; “85 milyonun vergisiyle dönen bir kurumun, kalkıp da kendi yurttaşının bir kısmını 'düşman' ilan etmesi akıl alır gibi değil” diyerek “belgesele” tepki gösterdi.
Gazete Yenigün’de yer alan habere göre; Güzel, TRT’nin halkın cebinden çıkan vergiler ile hayali düşmanlar yaratıp nefreti körüklediğini belirtti:
“TRT Genel Müdürü çıkmış, bir de övünerek 'Gökkuşağı Faşizmi' diye bir iş yaptıklarını anlatıyor. Şunu net söyleyelim; 85 milyonun vergisiyle dönen bir kurumun, kalkıp da kendi yurttaşının bir kısmını 'düşman' ilan etmesi, hedef tahtasına koyması akıl alır gibi değil. Ülke ekonomik krizin ortasındayken TRT ne yapıyor? Bizim cebimizden çıkan paraları, bizim vergilerimizi alıp hayali düşmanlar yaratmaya, nefreti körüklemeye harcıyor.”
Güzel, TRT’nin kamu yayıncılığı yapmadığını aksine yapılanın nefret simsarlığı olduğunu vurgulayarak açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Madem, faşizm diyorlar; gelin faşizmin LGBTİ+’lara neler yaptığını ve nasıl hakikate el koyarak onu ters yüz ettiğini hatırlayalım. Heteroseksizm ve ikili cinsiyet rejimi baskıcı bir ideoloji iken; bu ideolojik dayatmaya karşı çıkan LGBTİ+’ların salt var olmasını bile “ideoloji” ve hatta “faşizm” olarak işaretlemek, tipik bir faşizan yaklaşımdır: Hakikate el koyarak onu ters yüz etmek. Bu yöntem mazlumun zalim olduğu yalanını sadece manipülasyon için kullanmıyor. Aynı zamanda bir tür “kurban mecazı” ile, toplumsal meşruiyet kazanmaya çalışıyor. Bu yolla; panik gibi ilkel dürtüleri harekete geçirmekle kalmayıp bu dürtünün toplumda LGBTİ+ düşmanlığını yaygınlaştırmak için pilot koltuğuna oturması bekleniyor.”
Nazi faşizminin ilk dönemlerinde cinsellik çalışmalarının ve LGBTİ+ hak mücadelesinin hedef alınarak bir cadı avına dönüştürüldüğünü aktaran Güzel, günümüzde ise bu yöntemin tekrar hayata geçirildiğini kaydetti:
“Türkiye’de AKP-MHP iktidarı ve onun propaganda merkezine dönüşen medya; dünyada ise çeşitli faşizan, sağ hükümetler tam da bu yöntemleri diriltiyor. Bunu yaparken de, aklımızla dalga geçer gibi davranmakta da beis görmüyor. LGBTİ+ hareketinin çağrısı baki: LGBTİ+’ların kurtuluşu, tüm toplumu özgürleştirecektir.”
Etiketler: insan hakları, medya, kültür sanat, yaşam, nefret suçları, aile, siyaset, trans, lgbti
