24/02/2026 | Yazar: Kaos GL

İstanbul’da faaliyet gösteren 7 feminist ve LGBTİ+ örgütü, Adli Tıp süreçlerine erişimin engellenmesine dair Adalet ve Sağlık Bakanlıklarına bilgi edinme başvurusunda bulundu; başvuru, bakanlıklar tarafından yanıtlanmadı.

Cinsel şiddete maruz kalan kadınların ve LGBTİ+’ların Adli Tıp süreçlerine erişimi engelleniyor Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İstanbul’da faaliyet gösteren feminist ve LGBTİ+ örgütleri, cinsel saldırıya maruz kalan kadın ve LGBTİ+’ların hastane acillerine başvurduklarında Adli Tıp Kurumu’na (ATK) sevk edilmediklerini ve adli muayene ile raporlama süreçlerine fiilen erişemediklerini açıkladı.

7 feminist ve LGBTİ+ örgütü, konuya dair Adalet ve Sağlık Bakanlıklarına bilgi edinme başvurusunda bulundu. Bilgi edinme başvurusu kapsamında bakanlıklara; cinsel saldırıya maruz kalan kadın ve LGBTİ+’ların hastanelere başvurması halinde izlenen resmi prosedürlere, adli rapor alma ve bireysel başvuru imkanlarına, İstanbul’daki adli tıp birimlerinin sayısı, dağılımı, kapasitesi ve personel durumuna, yönlendirme ve 7/24 hizmet süreçlerine, gebelik ve cinsel yolla aktarılan enfeksiyonlara yönelik önleyici hizmetlere, psikiyatrik değerlendirme uygulamalarına, Adli Tıp Kurumu’nun organizasyon yapısı ve uzman dağılımına, uygulanan rehber ve protokollere, Kadın Tıbbi Destek Birimlerinin sayısı ve işleyişine ve 01.01.2025 tarihinden bu yana yapılan cinsel saldırı başvurularının sayısına dair sorular yöneltildi.

Bilgi edinme başvurusu, bakanlıklar tarafından reddedildi ya da başvuruya yanıt verilmedi.

“Cinsel şiddetle mücadele mekanizmaları giderek işlevsizleştiriliyor”

“Cinsel saldırıya dair bulguların ivedilikle toplanması gerekliliğine rağmen ATK’ya erişimin engellenmesi ciddi bir hak kaybına yol açmaktadır” diyen örgütler, konuya dair yayınladıkları açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Bu alanda çalışan sivil toplum örgütleri olarak yaptığımız bilgi edinme başvurularının mevzuata aykırı olarak gerekçe sunulmaksızın reddedilmesi veya hiç yanıt verilmemesi, cinsel şiddetle mücadelede devletin yükümlülüklerinin kamusal denetiminin ortadan kaldırılması anlamına gelmekte ve İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme sonrasında kadına yönelik şiddet ve özellikle cinsel şiddetle mücadele mekanizmalarının giderek işlevsizleştirildiğini bir kez daha ortaya koymaktadır.”

Örgütler, cinsel şiddete maruz kalan kadınlar ve LGBTİ+’lar için hızlı, ücretsiz, erişilebilir ve ayrımcılıktan uzak sağlık ve adli hizmetlere erişimin temel bir hak olduğunu hatırlatarak taleplerini şöyle sıraladı:

“Hastane acillerinde izlenen sevk, adli raporlama ve yönlendirme süreçlerinin açık, yazılı ve kamuya açık protokollerle düzenlenmesini ve İstanbul’daki adli tıp birimlerinin sayısı, kapasitesi, personel durumu ve 7/24 hizmet koşullarına dair bilgiler de dahil olmak üzere cinsel şiddet başvurularına ilişkin verilerin düzenli ve ayrıştırılmış biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını talep ediyoruz.”

Mücadeleye devam edeceklerini belirten örgütler, “Toplumsal cinsiyet eşitliğinin hayata geçirilmesi ve kadınlar ve LGBTİ+’ların şiddetten korunma, adalet ve sağlık hakkına ücretsiz, hızlı ve ayrımcılıktan uzak bir şekilde erişebilmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz” diyerek açıklamayı sonlandırdı.


Etiketler: insan hakları, kadın, yaşam, aile, sağlık, siyaset, lgbti
GDTM