19/12/2025 | Yazar: Kaos GL

CHP'nin süreç komisyonuna sunduğu 53 sayfalık raporda LGBTİ+’lara yönelik nefret suçlarına dikkat çekildi; cezasızlıkla mücadele için “Nefret Suçu Kanunu”nun çıkarılması çağrısı yapıldı.

CHP’den süreç raporu: LGBTİ+’lara yönelik suçlara dikkat çekildi, "Nefret Suçları Kanunu" çağrısı yapıldı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Cumhuriyet Halk Partisi, Meclis Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na 53 sayfalık süreç raporunu sundu.

Raporda, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümüne ilişkin adımlar sıralandı; sorunun çözümü için hukuk devletinin inşasının gerekli olduğu belirtildi.

Bununla beraber raporda “Nefret Söylemleri ve Nefret Suçlarının Cezalandırılmasına Yönelik Öneriler” başlıklı bir bölüm de yer aldı.

CHP, nefret söylemleriyle ve suçlarıyla mücadele etmek için “Nefret Suçları Kanunu”nun yürürlüğe konulması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin nefret suçu düzenlemesi olmayan az sayıdaki Avrupa ülkesinden birisi olduğunu belirten parti, raporda LGBTİ+’lara yönelik işlenen nefret suçlarına da dikkat çekti:

“Türkiye’de bazı sivil toplum kuruluşları tarafından her yıl nefret suçu istatistikleri ve bu konudaki temel sorunlara ilişkin raporlar yayımlanmaktadır. Bu raporlarda da görüldüğü üzere her yıl sığınmacılar, Aleviler, gayri müslimler, LGBTİ+’lar ve başka toplumsal kesimlere yönelik nefret suçları işlenmektedir. Bu vakalarda çok sayıda kişi ölmekte veya yaralanmakta, kendini ve dahil olduğu kesimi baskı altında hissetmektedir. Daha küçük çaplı ve yerel nefret suçları raporlara dahi yansımayacak kadar kanıksanmış durumdadır. Her Ramazan’da, sosyal medyada “Ramazanın ilk dayağı hangi ilden gelecek?” paylaşımları yapılarak karikatürize edilen vakalar sıradan/önemsiz görülmektedir. Nefret söylemi ise çok daha yaygındır. Özellikle iletişim araçlarının artması ve çeşitlenmesi ile nefret söyleminin görünürlüğü de etkisi de artmıştır. Nefret suçu ve nefret söylemine ilişkin yasal düzenleme bulunmaması ve dahi var olan yasal düzenlemelerin bile yeterince işletilmemesi toplumda cezasızlık algısına yol açmakta, başka failler için ise cesaret verici hale gelmektedir. Uzun süredir adalet sistemine duyulan güvene ilişkin araştırma ve raporlardaki sonuçlar üzerinde bu cezasızlık algısının büyük etkisi vardır.”

Nefret suçlarının zamanaşımına uğramaması gerektiğini belirten parti, “Bu çerçevede öncelikle nefret suçunun TCK’da tanımlanması, unsurlarının kapsamlı bir biçimde sayılması ve nefret saikinin genel bir ağırlaştırıcı sebep olarak belirlenmesi gerekmektedir” dedi.

Raporda TİHEK’e ilişkin öneriler de yer aldı

Raporda ayrıca Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun yapısının düzenlenmesine ilişkin öneriler de yer aldı. CHP, TİHEK’in incelemekle görevli olduğu ayrımcılık temellerinin sınırlayıcı biçimde tanımlanmaması gerektiğini söyledi:

“Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun yapısı bağımsız, çoğulcu ve cinsiyet eşitliğine uygun bir biçimde yeniden düzenlenmelidir. Kurulun toplantılarını düzenli olarak gerçekleştirmesi ve bu toplantılarda alınan kararların yayımlanması sağlanmalıdır. Kurulun herhangi bir etki ve telkinden uzak bir şekilde çalışma ve inceleme yapmasının önündeki tüm engeller kaldırılmalı, bu kapsamda telkin, tavsiye ve talimat yasağı yaptırımlarla güçlendirilmelidir. Kurumun idare ve yargı organları önünde mağdurları temsil, idare ve yargı organlarını harekete geçirme ve bu süreçlere katılma yetkisi tanımlanmalıdır. Kurumun incelemekle görevli olduğu ayrımcılık temelleri sınırlayıcı bir şekilde sayılmamalıdır.”

“İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe girmeli”

Bununla beraber raporda İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi gerektiği de ifade edildi:

“Antidemokratik uygulama ve girişimler, İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükten kaldırılmasına da sebep olmuş, kadına ve çocuğa karşı şiddetle mücadelede geri adımlar atılmıştır… Unutulmamalıdır ki, şüpheli kadın ölümü yoktur. Faili korumak için üzeri kapatılan dosyalar vardır. Tüm bu cinayetler aydınlatılmalı, kadınlara ve çocuklara karşı her tür şiddetle etkili bir şekilde mücadele edilmelidir.”


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, siyaset, cisgender, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, barış
GDTM