06/06/2026 | Yazar: Kaos GL
İstanbul Onur Haftası Komitesi’nden Baran Demirtaş, KaosGL.org’a konuştu.
İstanbul Onur Haftası, bu yıl “Açık Saçık” temasıyla 22-28 Haziran tarihleri arasında dopdolu bir programla yapılacak. Peki, bu senenin teması ne anlatıyor? Onur Haftası’nı takip edenleri bu sene neler bekliyor?
Onur Haftası Komitesi’nden Baran Demirtaş, KaosGL.org’a konuştu. Demirtaş, tema seçiminin son yıllarda LGBTİ+’lara yönelik baskılar, nefret politikaları ve Onur Yürüyüşleri’ne dönük müdahalelerle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.
Demirtaş, 2020’li yıllarla birlikte iktidarın LGBTİ+’lara yönelik politikalarında yeni bir aşamaya geçildiğini belirterek şunları söyledi:
“İktidar, zaten LGBTİ+’lara dönük her zaman uyguladığı tahakküm altına alma politikalarını bu yıllarda, açık açık kurduğu nefret söylemleriyle iyice gün yüzüne çıkardı. Ve iktidar bununla da kalmayıp üstüne üstlük, tahakkümlerine girmek istemeyen, içine kapanmayan, susmayan, köşesine sinmeyen her LGBTİ+ hak savunucusunu tabiri caizse yok etmeye yönelik bir yol da izlemeye başladı. E tabii LGBTİ+ haklarını savunan insanları ortadan kaldırmaya çalıştıkları için hedef aldıkları ilk yerler doğal olarak, lubunyaların sokaklarda en fazla varlık gösterdikleri eylemler olan Onur Yürüyüşleri ve o yürüyüşleri organize eden komiteler oluyor.”
Son yıllarda Onur Yürüyüşleri’ne yönelik polis müdahalelerinin giderek arttığını belirten Demirtaş, özellikle 2022 ve 2023 yıllarındaki gözaltıları hatırlattı:
“Bunun zirve noktasını 2022 İstanbul Onur Yürüyüşü’nde yaşadık. 374 gibi rekor sayıda insan gözaltına alındı, gözaltı için eylem alanına gelen polis amirlerinden Hanifi Zengin, yürüyüşe katılan kadınlara cinsel saldırıda bulundu. Ondan sonraki yıl Şişli’de yaptığımız LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nde 105 gibi yine inanılmaz yüksek bir sayıda insan gözaltına alındı.”
“Yaşamımızı açık saçık sürdürmek için mücadele edeceğiz”
Bu süreçten sonra hareket içinde daha küçük ve daha kapalı eylemler örgütleme eğiliminin ortaya çıktığını söyleyen Demirtaş, ancak bunun kalıcı bir çözüm olmadığını gördüklerini ifade etti:
“Bunca büyük saldırıdan sonra tabii ki de yürüyüşlere katılan herkes gibi, biz de içimize biraz daha kapandığımız bir dönem geçirdik. Bu dönemde geçmiş yıllarda Onur Yürüyüşleri’nde yaşanan yüksek sayıdaki gözaltıları düşündüğümüzde, daha az sayıda insan ile İstanbul’un farklı yerlerinde eylemler yapar ve bu eylemlerin sonucunda daha az sayıda insan gözaltına alınırsa daha başarılı bir mücadele yürütebileceğimizi düşündük. Bunu 2024’te kısmen başardığımızı zannetsek de aslında bu yöntemle uzun vadede bir yere varamayacağımızı maalesef geçen yıl Beşiktaş-Ortaköy’de yaşadığımız kötü deneyimler sonucunda çok iyi bir şekilde öğrendik.”
Bu nedenle bu yılın temasının “Açık Saçık” olarak belirlendiğini vurgulayan Demirtaş, temanın görünürlük ve kitlesellik çağrısı taşıdığını söyledi:
“Bu yüzden bu yıl ne yapacaksak bunu gayet açık saçık, kitleselliğin gücüne sırtımızı dayayarak yapmak istiyoruz. Biz, bize dayatılan kalıplara uymayacağız. Bizi kapalı dört duvarlara sıkıştırmaya çalışan herkese inat, yaşamımızı açık saçık bir şekilde sürdürmek için mücadele edeceğiz.”
Buradayım Aşkım Film Festivali izleyicilerle buluşacak!
Programın öne çıkan etkinliklerinden birinin Buradayım Aşkım Film Festivali olacağını söyleyen Demirtaş, son yıllarda kuir sanatçıların kültür-sanat alanında artan sansürle karşı karşıya kaldığını ifade etti:
“Geçen senelerde, sözde ülkemizin en büyük kültür sanat vakfı olan İKSV’nin düzenlemiş olduğu İstanbul Film Festivali’nde ‘Buradayım Aşkım’ filminin gösterilmemiş olması başta olmak üzere, son yıllarda İKSV’nin düzenlediği birçok kültür sanat etkinliğinde, kuir sanat alanında üretim yapan sanatçı arkadaşlarımız sansüre uğruyor. Yaşanan durum çok dramatik. Sanat, Türkiye’de lubunyaların diğer sektörlere kıyasla görece daha rahat çalışma alanı bulabildikleri birkaç sektörden biri olmakla birlikte bizler abartısız bir şekilde Türkiye’deki sanat sektörünün bel kemiğiyiz. Kuir sanatın sansüre uğradığı bir yerde sanattan söz edebilmenin mümkün olmadığını düşünüyoruz.”
Festivalin tamamen gönüllü emeğiyle hazırlandığını belirten Demirtaş, amaçlarının yalnızca film göstermek olmadığını da vurguladı:
“Elimizdeki çok sınırlı imkanlarla kuir bir sanat filmi festivali düzenleyeceğiz. Bu film festivalinin organizasyonunda herkes gönüllülük esası ile çalışıyor. Ve aslında bu festival ile biz imkanlarımızın darlığına kıyasla ne kadar özgün işler ve alternatifler ortaya konulabileceğini göstermek istiyoruz. Bunu da başarabileceğimize canı gönülden inanıyorum.”
Demirtaş, Onur Haftası’nın diğer etkinliklerinin de önümüzdeki günlerde duyurulacağını belirterek katılımcıları İstanbul Pride’ın sosyal medya hesaplarını takip etmeye çağırdı.
Etiketler: insan hakları, yaşam, onur yürüyüşü, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
