26/02/2026 | Yazar: Yıldız Tar

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, meclis komisyonunun raporuna tepki gösterdi. Ankara’da basın açıklaması yapan BİV, “Barıştan ve demokratikleşmeden bahsederken LGBTİ+ olmanın kendisini bir suç haline getirme çabası kabul edilemez” dedi.

Barıştan bahsederken LGBTİ+ olmayı suç haline getiremezsiniz! Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi (BİV), Meclis Komisyonu'nun 18 Şubat'ta onaylanan barış süreci raporuna karşı bugün Mülkiyeliler Birliği'nde bir basın toplantısı düzenledi.

Raporun yazım süreçlerinde kadınların yok sayılmasına itiraz eden inisiyatif, barış ve demokratikleşme söylemlerinin gölgesinde LGBTİ+ kimliklerinin kriminalize edilmeye çalışılmasına sert tepki gösterdi.

"Yeni düşmanlar yaratarak barış inşa edilemez"

Komisyon raporuna yönelik eleştirilerini kamuoyuyla paylaşan kadınlar, demokratikleşme iddiaları ile yeni baskı politikaları arasındaki çelişkiye dikkat çekti. İnisiyatifin okuduğu basın metninde öne çıkan en çarpıcı uyarılardan biri, sürece dahil edilmeyen ve hedefe konulan gruplara yönelikti:

"Barıştan ve demokratikleşmeden bahsederken LGBTİ+ olmanın kendisini bir suç haline getirme çabası, sosyal medyayı kimlik takibiyle herkesin her cümlesi için suçlu ilan edilebileceği bir gözetleme ve denetim alanı haline getirme adımı, örgütlü mücadele veren sosyalistlere ve muhalefete yönelik operasyon ve tutuklamalar kabul edilemez. Barış, yeni suçlular ve düşmanlar yaratarak değil, eşitlik ve adaletle olur."

"Komisyon raporunda kadının adı yok"

Basın açıklamasında, 51 üyeli Meclis komisyonunda yalnızca 10 kadının yer aldığına ve nihai raporun yazımında tek bir kadının bile bulunmadığına vurgu yapıldı.

İnisiyatif, neredeyse "kadın" kelimesinin dahi geçmediği raporun, meseleyi onlarca yıllık şiddetin sebeplerine bakmaksızın dar, devletçi ve patriyarkal bir çerçeveye sıkıştırdığını belirtti.

“Kadınların görüşülen değil karar alan pozisyonda olması gerekiyor”

Rapora ve sürece dair BİV'in dikkat çektiği diğer temel itirazlar şunlar oldu:

21 kez toplanan komisyonun 137 kurum dinlediği, bunların sadece 6'sının kadın kurumu olduğu ve kadınların yalnızca en son gün "dinlenip" sözlerinin rapora yansıtılmadığı ifade edildi.

Silah bırakanların sivil hayata katılımı planlanırken, bu kişilerin "cinsiyetsiz" olmadığı; pek çok kadının eşitsiz bir toplumda erkek şiddetinden uzaklaşmak ve özgürleşmek gibi sebeplerle dağa gittiği, dolayısıyla geri dönüşlerin erkeklerin dayattığı bir yaşama mahkumiyet anlamına gelmemesi gerektiği vurgulandı.

Hakikatlerin açığa çıkarılması, cinsel şiddet dahil kadınların deneyimlerinin konuşulması, cezasızlığın son bulması ve kadınların "görüşülen" değil, "karar alan" pozisyonda yer alması gerektiği yinelendi.

“Uyarımız, partilerin komisyon raporlarında yer almadı”

Açıklamada, BİV’in meclis komisyonuna sunduğu rapor da şöyle hatırlatıldı:

BİV olarak biz de mecliste komisyona raporumuzu sunduk. Onlarca yıldır süren savaşta, ırkçılığın, milliyetçiliğin patriyarkayla birbirini güçlendirdiği bu coğrafyada anadilini konuşamamış, göçe zorlanmış, yoksullaştırılmış, yakınını kaybetmiş, savaşçı olmuş, cinsel tacize, şiddete uğramış, ev içi emeğiyle savaşın ortasında haneyi çekip çevirmeye çalışmış kadınları, bunun ülkedeki tüm kadınlara nasıl sirayet ettiğini anlattık. Bu savaşın doğrudan bedenlerimiz üzerinde sürdüğünü, üniformalı erkeklerin kadın cinayetlerinin, cinsel taciz ve istismarlarının nasıl üzerinin örtüldüğünü, cezasızlık zırhını konuştuk. Barış inşa edilirken bunlar konuşulmazsa, savaşın gündelik hayatlarımızda, bedenlerimiz üzerinden süreceğini, bunun normalleşeceğini söyledik. Herkes için eşit vatandaşlığın toplumsal cinsiyet eşitliğini de kapsaması gerektiğini vurguladık. Ancak bu uyarımız, partilerin komisyon raporlarında yer bulmadı. Kadınların sürece eşit katılımı ise yalnızca DEM Parti’nin raporunda ifade edildi.”

Barışın ancak toplumsal cinsiyet eşitliğiyle kalıcılaşabileceğini belirten BİV; Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) kaldırılması, siyasi tutsakların serbest bırakılması ve kayyım uygulamalarına son verilmesi gibi somut taleplerinin takipçisi olacaklarını ilan ederek, adil ve eşit bir yaşamdan yana olan herkesi dayanışmaya çağırdı.

 


Etiketler: insan hakları, medya, nefret suçları, siyaset, özel haber, lgbti, barış
GDTM