27/01/2026 | Yazar: Kaos GL
“Cinsel Şiddetle Mücadelede Destek Mekanizmalarının İzlenmesi ve Üniversitelerdeki Kadın ve LGBTİ+ Öğrencilerin Güçlendirilmesi” başlıklı rapor Aramızda Derneği tarafından yayınlandı.
Fotoğraf: Hale Güzin Kızılaslan / csgorselarsiv.org
Aramızda Toplumsal Cinsiyet Araştırmaları Derneği’nin “Cinsel Şiddetle Mücadelede Destek Mekanizmalarının İzlenmesi ve Üniversitelerdeki Kadın ve LGBTİ+ Öğrencilerin Güçlendirilmesi” başlıklı raporu yayınlandı.
Dr. Demet Bolat ve Doç Dr. Aslı Kayhan’ın yazdığı rapor; üniversitelerdeki CTS mekanizmalarının daha etkin hale getirilmesine, toplumsal cinsiyet eşitliğinin kurumsal politikaların merkezine yerleştirilmesine ve öğrenci dayanışmasının güçlendirilmesine katkı sunmayı amaçlıyor.
CTS birimleri feminist akademisyenlerin yoğun emeğiyle şekilleniyor
Raporda, CTS birimlerinin feminist akademisyenlerin yoğun emeği ve ısrarlı mücadelesiyle şekillendiği belirtildi. Birimlerin kurulma sürecinde erkek egemen akademik kültürün direnciyle karşılaşıldığına dikkat çekildi. Bazı kadın akademisyenlerin de mevcut hiyerarşilere eklemlenen tutumlar benimsediği ifade edildi.
Buna rağmen feminist akademisyenlerin ısrarla bu alanda bilgi ürettiği, uluslararası örnekleri inceleyerek üniversitelere uyarladığı kaydedildi. Bu çalışmalar sonucunda özgün politika metinlerinin oluşturulduğu aktarıldı. Bu yapıların, feminist dayanışmanın, bilgi üretiminin ve mücadele pratiklerinin somut bir sonucu olarak ortaya çıktığı belirtildi.
Mevcut eylem planları kağıt üzerinde kalıyor
Raporda, üniversitelerde cinsel şiddete yönelik politika belgesi ya da yönerge bulunsa dahi bunların önemli bir bölümünde eylem planı yer almadığına dikkat çekildi. Derinlemesine görüşmelere katılan çok sayıda akademisyen, mevcut eylem planlarının, politika belgelerinin ve ilgili diğer dokümanların çoğu zaman uygulamaya geçirilmediğini vurguladı.
Raporda, üniversitelerdeki toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarındaki zayıflamanın küresel ölçekte yükselen toplumsal cinsiyet karşıtı eğilimlerin bir sonucu olduğu vurgulandı.
LGBTİ+’lar şiddet ve cinsel şiddet karşısında oldukça kırılgan konumda
CTS birimleri ya da komisyonları bulunan üniversitelerde öğrencilere yönelik yapılan ankete de raporda yer verildi. Ankete göre; üniversitelerde LGBTİ+’lar, şiddet ve cinsel şiddet karşısında oldukça kırılgan bir konumda. Ankete göre; katılımcılar, kadın öğrencilerin yanı sıra LGBTİ+ öğrenciler ve göçmen öğrencilerin şiddete en fazla maruz kalan gruplar arasında yer aldığını ifade etti.
Raporda ayrıca, mevcut uygulamaların LGBTİ+ görünürlüğünü baskılamakla sınırlı kalmadığı ifade edildi. Baskıcı uygulamaların, üniversitelerde ifade özgürlüğünü daraltan otoriter bir kampüs rejiminin göstergesi haline geldiğine dikkat çekildi.
Raporun tamamına ulaşmak için tıklayın
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, mülteci, nefret suçları, eğitim, araştırma, inceleme, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
