06/07/2026 | Yazar: Kaos GL
Ankara Barosu LGBTİ+ Hakları Merkezi, Kuşadası'nda 14 Haziran'da yapılan Onur Yürüyüşü sırasında hukuki gözlem yapan avukatlar hakkında soruşturma başlatılmasına ilişkin açıklama yayınladı; LGBTİ+'ların adalete erişim hakkını savunmaya devam edeceğini söyledi.
Ankara Barosu LGBTİ+ Hakları Merkezi, Kuşadası'nda 14 Haziran'da yapılan Onur Yürüyüşü sırasında hukuki gözlem yapan avukatlar hakkında soruşturma başlatılmasına ilişkin açıklama yayınladı; LGBTİ+'ların adalete erişim hakkını kararlılıkla savunmaya devam edeceğini ifade ederek “Avukatlık faaliyeti ve LGBTİ+'lara hukuki destek sunmak suç değildir” dedi.
Açıklamada, soruşturmaya konu edilen faaliyetlerin avukatlık mesleğinin doğal, kanuni ve vazgeçilmez görevleri olduğu vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı:
“14 Haziran 2026 tarihinde Kuşadası'nda gerçekleştirilmek istenen Kuşadası 1. Onur Yürüyüşü sırasında hukuki destek sunan Aydın Barosu üyesi meslektaşlarımız ve Ankara Barosu üyesi meslektaşımız Av. M. Yusuf Öz hakkında soruşturma başlatıldığını kaygıyla öğrenmiş bulunuyoruz. Soruşturmaya konu edilen faaliyetler; yürüyüş süresince alanda bulunarak olası hak ihlallerini izlemek ve belgelemek, gözaltı işlemlerini takip etmek, hukuki yardım talep eden kişilere destek sunmak ve gözaltına alınan kişilerin ifade işlemlerinde müdafilik görevini yerine getirmekten ibarettir. Bunların tamamı, avukatlık mesleğinin doğal, kanuni ve vazgeçilmez görevleridir.”
“Savunma makamının bağımsızlığına ve hukuk devletine doğrudan müdahale”
Avukatlık faaliyetlerinin soruşturma konusu yapılmasının, savunma makamının bağımsızlığına ve hukuk devletine doğrudan bir müdahale olduğunu söyleyen Ankara Barosu, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Avukatlık Kanunu m. 1 uyarınca avukatlık, kamu hizmeti niteliği taşıyan ve yargının kurucu unsurlarından biri olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eden bir meslektir. Aynı Kanunu m. 2 uyarınca avukatlığın amacı, hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını sağlamak, hukuki meselelerin adalet ve hakkaniyete uygun biçimde çözümüne katkı sunmak ve hukuki bilgi ile tecrübeyi adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis etmektir. Kanun, kamu makamlarına da avukatların görevlerini yerine getirebilmeleri için gerekli kolaylığı sağlama yükümlülüğü yüklemektedir. Bu nedenle avukatların toplantı ve gösteri yürüyüşleri sırasında meydana gelebilecek hak ihlallerini izlemeleri, hukuki yardım sunmaları, gözaltı süreçlerini takip etmeleri ve ifade işlemlerinde müdafilik yapmaları yalnızca mesleki faaliyet değil; savunma hakkının etkin şekilde kullanılmasının zorunlu güvencesidir. Bu faaliyetlerin soruşturma konusu yapılması, savunma makamının bağımsızlığına ve hukuk devletine doğrudan müdahaledir.”
Ankara Barosu, soruşturmanın LGBTİ+’ların adalete erişim hakkını hedef aldığını belirtti; bu durumun eşitlik ilkesine, ayrımcılık yasağına ve hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu kaydetti:
“Bu soruşturmayı ayrıca kaygı verici kılan husus ise, avukatlık faaliyetinin LGBTİ+'lara hukuki destek sunulması nedeniyle soruşturma konusu yapılmış olmasıdır. Temel hak ve özgürlüklerini kullanan LGBTİ+'lara hukuki yardım sağlanmasının cezalandırılmaya çalışılması; yalnızca meslektaşlarımızı değil, LGBTİ+'ların avukata erişim ve adalete erişim haklarını da hedef almaktadır. Belirli bir toplumsal kesime sunulan hukuki yardımın soruşturma tehdidiyle karşı karşıya bırakılması, eşitlik ilkesine, ayrımcılık yasağına ve hukuk devleti ilkesine açıkça aykırıdır. Nitekim Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne Dair Temel İlkeleri uyarınca devletler, avukatların mesleki görevlerini herhangi bir baskı, engelleme, taciz veya uygunsuz müdahale olmaksızın yerine getirebilmelerini güvence altına almakla yükümlüdür. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin Rec(2000)21 sayılı Avukatlık Mesleğinin Özgürce İcrasına İlişkin Tavsiye Kararı da avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle baskıya veya yaptırım tehdidine maruz bırakılmamalarını hukuk devletinin temel gereklerinden biri olarak kabul etmektedir.”
“LGBTİ+'ların adalete erişim hakkını kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz”
“LGBTİ+’lara hukuki destek sunmak suç değildir” diyen Ankara Barosu, dayanışmayı büyüteceğini vurgulayarak savunma hakkını, hukuk devletini, eşitlik ilkesini ve LGBTİ+’ların adalete erişim hakkını savunmaya devam edeceğini açıkladı:
“Savunma makamını baskı altına almaya yönelik her girişim, yalnızca avukatları değil; hak arama özgürlüğünü kullanmak isteyen tüm yurttaşları etkilemektedir. Özellikle uzun yıllardır toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına yönelik sistematik müdahalelerle karşı karşıya bırakılan LGBTİ+'ların hukuki yardıma erişiminin dolaylı biçimde engellenmesi, temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını da ağır biçimde zedeleyecektir. Bir kez daha açıkça ifade ediyoruz: Avukatlık faaliyeti ve LGBTİ+'lara hukuki destek sunmak suç değildir; Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde hukuki gözlem yapmak, gözaltındaki kişilere hukuki yardım sunmak ve ifade işlemlerinde müdafilik yapmak avukatlık faaliyetinin gerekliliğidir. Savunma makamı soruşturma tehdidiyle baskı altına alınamaz. Ankara Barosu LGBTİ+ Hakları Merkezi olarak, meslektaşlarımızla dayanışma içerisinde olduğumuzu, Ankara Barosu üyesi Av. M. Yusuf Öz ve diğer meslektaşlarımız hakkında yürütülen soruşturma sürecini yakından takip edeceğimizi; savunma hakkını, hukuk devletini, eşitlik ilkesini ve LGBTİ+'ların adalete erişim hakkını kararlılıkla savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, siyaset, anayasa, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, örgütlenme özgürlüğü
