20/05/2026 | Yazar: Berfu Şeker
Avrupa Birliği Komisyonu, onarım terapilerinin bilimsel temeli olmadığını ve ciddi hak ihlallerine yol açtığını belirtirken, uygulamaları yasaklayacak bağlayıcı bir AB yasası hazırlamayı şu aşamada planlamadığını açıkladı.
1 milyondan fazla yurttaşın imzasıyla AB gündemine taşınan “Dönüşüm Uygulamalarının Yasaklanması” girişimine Avrupa Komisyonu’ndan yanıt geldi. Komisyon, bağlayıcı bir AB direktifi çıkarmak yerine 2027 yılında üye ülkelere yönelik bir “tavsiye kararı” yayınlayacağını açıkladı.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, LGBTİ+’ları hedef alan, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerini değiştirmeyi ya da baskılamayı amaçlayan ve BM tarafından "işkence" olarak nitelendirilen onarım terapisi uygulamalarına karşı başlatılan Avrupa Vatandaşları Girişimi’ne (ECI) resmi yanıtını verdi. Komisyon, organizatörlerin "tüm üye ülkelerde bağlayıcı federal yasak" talebini reddederek, süreç için 2027 yılında bağlayıcı olmayan bir "Komisyon Tavsiye Kararı" yayınlayacağını duyurdu.
Her 4 LGBTİ+’dan biri bu işkenceye maruz kalıyor!
Komisyon raporunda, onarım terapisi uygulamalarının hiçbir tıbbi değerinin olmadığı ve kişilerin üzerinde geri dönülemez fiziksel ve psikolojik hasarlar bıraktığı net bir dille vurgulandı.
Raporda yer verilen veriler, tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor:
● AB Temel Haklar Ajansı’nın (FRA) verilerine göre, AB genelinde her 4 LGBTİQ+’dan biri (%24) dönüşüm uygulamaları adı altında fiziksel, cinsel ve sözel şiddete maruz kalıyor.
● Bu oran trans kadınlarda %47’ye, trans erkeklerde ise %48’e kadar yükseliyor.
● Birleşmiş Milletler raporları da bu işkencenin küresel olduğunu ve en çok genç LGBTİQ+’ları vurduğunu gösteriyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) eşcinselliği 1990’da, cinsiyet kimliği bozukluğunu ise 2019’da akıl hastalıkları listesinden çıkardığı hatırlatılan metinde; Dünya Tabipler Birliği ve Avrupa Psikiyatri Birliği gibi kurumların da bu uygulamalara karşı açıkça pozisyon aldığı hatırlatıldı.
Hukuki engeller öne sürüldü: Bağlayıcı yasa çıkmayacak
Avrupa Vatandaşları Girişimi olarak kayıtlara geçen ve 1 milyondan fazla destek imzasıyla Komisyon'un önüne gelen tarihi dilekçede organizatörler; onarım terapilerinin bir "AB suçu" (euro-crimes) sayılmasını, Mağdur Hakları Direktifi’nin genişletilmesini ve bağlayıcı bir yasak getirilmesini talep ediyordu.
Ancak Komisyon, bu talepleri "hukuki ve siyasi olarak verimsiz olacağı" gerekçesiyle geri çevirdi. Gerekçe olarak, ceza hukuku veya eşitlik yasalarında yapılacak bu tarz köklü değişikliklerin AB Konseyi’nde oybirliği (tüm üye ülkelerin onayı) gerektirmesi ve bazı üye ülkelerin muhafazakar direnci nedeniyle bu onayın alınmasının neredeyse imkansız olması gösterildi.
2027 planında ne var?
Komisyon, bağlayıcı yasa yerine 2027 yılında yayınlayacağı "Tavsiye Kararı" (Recommendation) ile üye devletleri kendi iç hukuklarında bu yasağı getirmeye teşvik edeceğini açıkladı.
En geç 2027'de hayata geçmesi beklenen planın satır başları şöyle:
● Şu ana kadar dönüşüm uygulamalarını tamamen yasaklayan 8 üye ülkenin (Belçika, Almanya, Yunanistan, İspanya, Fransa, Kıbrıs, Malta ve Portekiz) iyi yasa pratikleri referans alınarak diğer ülkelere rehberlik edilecek.
● Sağlık çalışanları ve uzmanlar için eğitim programları önerilecek.
● Mağdurların adalete ve tazminata erişimi kolaylaştırılacak.
● 2026 yılı bitmeden Brüksel’de sadece onarım terapisi uygulamalarına odaklanan geniş katılımlı bir "LGBTİ+ Politika Forumu" düzenlenecek ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ağırlanacak.
Avrupa Parlamentosu (AP) ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (PACE) daha önce Komisyona acil ve bağlayıcı bir yasal yaptırım çağrısında bulunmuştu. Komisyon'un bu "bağlayıcı olmayan tavsiye" kararı, hak savunucuları tarafından onarım terapisi işkencesinin tamamen ortadan kaldırılması için "yetersiz ama önemli bir diyalog zemini" oluşturuyor.
Etiketler: insan hakları, nefret suçları, siyaset, dünyadan, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
