28/11/2025 | Yazar: Oğulcan Özgenç
Valilik savunmasında yasak kararını CİMER şikayetlerine ve istihbari bilgilere dayanarak aldığını söyledi. Mahkeme, “devlet, barışçıl toplanmayı güvence altına almalı” diyerek kararın iptaline karar verdi.
İzmir Valiliği’nin, 27-29 Haziran 2025 tarihleri arasında planlanan İzmir 13. Onur Haftası kapsamındaki tüm etkinlikleri yasaklayan kararına karşı, İzmir Barosu tarafından idare mahkemesine açılan davada karar çıktı.
İzmir 5. İdare Mahkemesi, valiliğin yasak kararını hukuka aykırı bularak kararın iptaline hükmetti.
Valilik, savunmasında 13. İzmir Onur Haftası kapsamında planlanan etkinliklere yönelik yasak kararının; CİMER’e yapılan başvurular ve İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün 26 Haziran 2025 tarihli istihbarat yazısında yer alan bilgiler doğrultusunda alındığını belirtti.
Savunmada, yasağın milli güvenlik ve kamu düzeni gerekçeleriyle birlikte; suç işlenmesinin önlenmesi, toplum huzuru ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması gerekçelerine dayandırıldığı belirtildi.
“Devlet, barışçıl toplanma özgürlüğünün kullanımını güvence altına almalı”
Mahkeme, kararında Anayasa’da güvence altına alınan “kişinin dokunulmazlığı ile maddi ve manevi varlığı”, “düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü” ve “toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı”nın yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına atıf yaptı.
Mahkeme, kararında; valiliğin etkinliklerin toplumun bazı kesimlerini rahatsız edebileceği, provokasyonlara, saldırılara ya da tepkilere yol açabileceği yönündeki iddialarına rağmen, devletin barışçıl toplanma özgürlüğünün kullanımını güvence altına almak ve bu hakkın korunması için gerekli önlemleri alma yükümlülüğü bulunduğunu vurguladı.
Mahkeme: “Valiliğin yasak kararında açık, somut ve yakın bir tehlike ortaya konulmamış”
Mahkeme, kararında valiliğin yasak işlemini; suç işleneceğine dair açık, somut ve yakın bir tehlike ortaya konulmadan, yalnızca karşıt görüşteki bazı kesimlerin soyut yakınmaları ile olası tepkilerin şiddete veya provokasyona dönüşeceği varsayımına dayanıldığı için hukuka aykırı buldu:
“Onur Haftası’nı düzenlemek isteyenlerin savundukları ve başkalarına duyurmak istedikleri ortak fikirlerine karşıt olanların kimi soyut yakınmaları ve olası tepkilerin eyleme dönüşeceği varsayımına dayanılarak, düzenlenmek istenilen toplantı ve gösteri yürüyüşünü ve etkinliklerini (Onur Haftası) yasaklamaya, bu hakkın kullanımını engellemeye yönelik dava konusu işlemde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11'inci maddesine, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İhsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına ve yukarıda bahsedilen mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”
Ne olmuştu?
İzmir Valiliği, 23 Haziran 2025’te başlayan İzmir LGBTİ+ Onur Haftası’nın açık alan etkinliklerini üç günlüğüne yasaklamıştı. Valilik yasak kararında, Onur Haftası etkinliklerinden “genel ahlaka karşı bir takım tutum ve davranışlar içeren bu tür etkinlikler” ifadeleriyle bahsetmişti.
İzmir Barosu tarafından idare mahkemesine açılan davanın ilk duruşması ise 21 Ekim’de görülmüştü.
Tıklayın- İzmir Onur Yürüyüşü’ne yönelik yasağa ilişkin davanın duruşması görüldü
Etiketler: insan hakları, nefret suçları, siyaset, onur yürüyüşü, dava, özel haber, trans, lgbti, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
