18/06/2026 | Yazar: Kaos GL

Aralarında toplumsal cinsiyet ve LGBTİ+ hakları alanında çalışan derneklerin ve eğitim sendikalarının bulunduğu 26 kurum, LGBTİ+ düşmanı 12. Yargı Paketi’ne karşı ortak açıklama yayınladı.

Üniversite ve eğitim emekçilerinden 12. Yargı Paketi’ne karşı açıklama: “Nefret yasasına hayır!” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Aralarında toplumsal cinsiyet ve LGBTİ+ hakları alanında çalışan derneklerin ve eğitim sendikalarının bulunduğu 26 kurum, LGBTİ+ düşmanı 12. Yargı Paketi’ne karşı ortak açıklama yayınladı; “Anayasa'nın, hukukun genel ilkelerinin ve uluslararası insan hakları rejiminin temel ilke ve standartlarına aykırı bu gibi yasa tasarılarının tartışılmasının bile söz konusu olmasını reddediyoruz. Üniversite ve eğitim emekçileri olarak temel insan haklarını ve akademik özgürlüğü savunmaya yılmadan devam edeceğiz. LGBTİ+ hakları insan haklarıdır” dedi.

Açıklamada, LGBTİ+ düşmanı yargı paketinin Türkiye’de yaşayan herkesin hak ve özgürlüklerini tehdit ettiği belirtildi, şu ifadeler kullanıldı:

“Geçtiğimiz yıl 10. ve 11. Yargı Paketleri’ne eklenmek istenen ve LGBTİ+ varoluşunu hedef alan düzenlemeler sivil toplumun geniş tabanlı mücadelesi ve dayanışması sayesinde yasalaşmadı. Şimdi benzer hükümler içeren bir yasa teklifi üzerinde çalışıldığına dair haberler okuyoruz. AKP’li üst düzey milletvekillerine gönderilen ve çeşitli medya organlarında yer bulan bilgi notuna göre, tepkiler neticesinde 10. ve 11. Yargı Paketleri’nden çıkartılan düzenlemelerin bu sefer de 12. Yargı Paketi’nde yer alması planlanıyor. Yargı Paketi, sadece LGBTİ+’ların değil, başta kadın ve çocukların, dijital gözetlemeyi yasalaştıran düzenlemelerle Türkiye’deki herkesin hak ve özgürlüklerini tehdit ediyor.”

Yargı paketinde yer alan düzenlemelerin, yasalaşmadan adli ve idari makamlar tarafından fiilen yürürlüğe konulduğunu ifade eden kurumlar, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Anlaşılıyor ki, cinsiyet uyum sürecine erişimin ve cinsiyet kimliğinin hukuken tanınmasının neredeyse imkansız hale getirilmesi, LGBTİ+ kimliklerin ve hak savunuculuğunun kriminalize edilmesi, “teşvik, övme ve özendirme” adı altında ifade özgürlüğünün ceza hukuku eliyle kullanılamaz hale getirilmesi, bir yasa metninde yer almaması gereken “doğuştan gelen biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırılık” gibi belirsiz ifadelerle hukuk güvenliğinin tamamen ortadan kaldırılması bir kez daha gündeme getirilecek. Diğer yandan, bu tekliflerin yasalaşmadan adli ve idari makamlar tarafından fiilen yürürlüğe konulduğunu gösteren uygulamalara da her gün tanık oluyoruz.”

"LGBTİ+'ların toplumun her alanında var olduğunu hatırlatıyoruz"

Kurumlar, özgürlük ve eşitlik ilkelerine aykırı her türlü yasa, uygulama ve düzenlemeye itiraz ettiklerini açıkladı; LGBTİ+’ların toplumun her alanında var olduğunu hatırlattı:

“Üniversite ve eğitim emekçileri olarak savunduğumuz özgürlük ve eşitlik ilkelerine aykırı her türlü yasa, düzenleme ve uygulamaya itiraz ediyoruz: LGBTİ+’ların toplumun her alanında var olduğunu hatırlatıyor; dönem dönem önümüze getirilen bu nefret tasarılarının LGBTİ+ üyelerimizin ve öğrencilerin temel hak ve özgürlüklerine bir saldırı niteliğinde olduğu gibi, faaliyet alanlarımız için vazgeçilmez ilkeler olan eleştirel düşünce, bilim özgürlüğü ve akademik özgürlüğü, dolayısıyla bütün üniversite ve eğitim emekçileri ile öğrencileri de hedef aldığının farkında olduğumuzu bildiriyoruz. Tüm eğitimcilerin eğitsel, bilimsel ve akademik faaliyetleri ile öğrencilerin eğitim ve araştırma özgürlüklerini kullanmaları nedeniyle idari ve cezai yaptırımlara maruz kalmaları riskini dahi kabul etmiyoruz.”

Mücadeleye devam edeceğini vurgulayan kurumlar, “Nefret yasasına hayır” diyerek açıklamasını sonlandırdı:

“Eğitimin amacı; öğrenci ve gençleri özgür, eşit, sorgulayan ve eleştirel düşünen bireyler olarak yetiştirmektir; onları ceza maddeleriyle, korkuyla ve “genel ahlak” sopasıyla biat kültürüne mahkum etmek değil! Bizler, sınıflarımızın ve kampüslerimizin, nefretin ve dışlamanın değil; dayanışmanın, eşitliğin ve eleştirel düşüncenin hüküm sürdüğü alanlar olarak kalması için direniyoruz. Anayasa'nın, hukukun genel ilkelerinin ve uluslararası insan hakları rejiminin temel ilke ve standartlarına aykırı bu gibi yasa tasarılarının tartışılmasının bile söz konusu olmasını reddediyoruz. Üniversite ve eğitim emekçileri olarak temel insan haklarını ve akademik özgürlüğü savunmaya yılmadan devam edeceğiz.”

İmzacı kurumlar

Aramızda Toplumsal Cinsiyet Araştırmaları Derneği, Eğitim Sen Ankara 5 Nolu Üniversiteler Şubesi, Eğitim Sen Antalya Şubesi, Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, Eğitim Sen Giresun Şubesi, Eğitim Sen Hatay Şubesi, Eğitim Sen Isparta Şubesi, Eğitim Sen İstanbul 2 Nolu Şube Kadın Meclisi, Eğitim Sen İstanbul 3 Nolu Şube, Eğitim Sen İstanbul 4 Nolu Şube Kadın Meclisi, Eğitim Sen İstanbul 6 Nolu Üniversiteler Şubesi, Eğitim Sen İstanbul 8 Nolu Şube, Eğitim Sen İzmir 3 Nolu Üniversiteler Şubesi, Eğitim Sen İzmir 4 Nolu Şube, Eğitim Sen Kocaeli Şubesi, Eğitim Sen Mardin Şubesi, Eğitim Sen Mersin Eğitim Sen Kadın Meclisi, Eğitim Sen Şırnak Şubesi, Eskişehir Okulu, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Vakıf Üniversiteleri Birimi, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Vakıf Üniversiteleri Birimi Toplumsal Cinsiyet Komisyonu, Özgür Üniversite, Pembe Yakalılar, Sosyal-İş Sendikası, Unikuir, Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği (ÜNİVDER)


Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, nefret suçları, eğitim, siyaset, anayasa, trans, lgbti, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, yargı paketi
İstihdam