10/03/2026 | Yazar: Kaos GL

22 Haziran 2025’te “Başkaldırı” temasıyla Acıbadem’de yapılan 11. Trans Onur Yürüyüşü’ne açılan davanın ilk duruşması, İstanbul Anadolu Adliyesi 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı.

Trans Onur Yürüyüşü’ne açılan davanın ilk duruşması başladı: Sanıklar, gözaltında şiddeti anlattı Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: 11. İstanbul Trans Onur Haftası

22 Haziran 2025’te “Başkaldırı” temasıyla Acıbadem’de yapılan 11. Trans Onur Yürüyüşü’ne açılan davanın ilk duruşması, İstanbul Anadolu Adliyesi 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 15 dakika gecikmeyle başladı.

Haklarında dava açılan 36 kişi, bugün (10 Mart) ve 12 Mart’ta görülecek iki ayrı duruşmada “toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanuna muhalefet” iddiasıyla yargılanacak.

MLSA’da yer alan habere göre; ilk duruşmada, salonun yetersizliği nedeniyle avukatların daha büyük salon talebi kabul edilmedi. Duruşmayı, İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi ve İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi takip etti.

Avukat Serhat Alan ve Avukat Gülyeter Aktepe, delillerin toplandığını belirterek tüm sanıklar hakkında derhal beraat kararı verilmesini talep etti. Ayrıca salonun fiziki yetersizliği nedeniyle sorguya geçilmeden önce daha büyük bir salon tahsis edilmesi ve SEGBİS kaydının açılması talebinde bulunuldu. Ara kararında hakim, derhal beraat, büyük salon ve SEGBİS kaydı taleplerini reddetti.

Sanıklardan Betül, savunmasında gözaltı sürecini aktardı; sokakta yürürken iki kişi tarafından takip edildiğini, bu kişilerin kimlik istediğini ve ardından siyah bir araca bindirilerek Kadıköy Polis Karakolu’na götürüldüğünü söyledi. Betül ayrıca, karakolda bir kadın polisin çıplak arama yapmak istediğini belirterek buna tepki gösterdiğinde şiddete maruz kaldığını ifade etti.

“Polis, cinsel organının yanına sakladığı plastik kelepçeleri çıkarıp gülerek bize zorla takmaya çalıştı”

Sanıklardan Es ise, polis aracında telefonuna el konulduğunu ve mesajlarının okunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Yürüyüş alanından uzakta, yürüyüşten 4-5 saat önce arkadaşımla yürürken GBT bahanesiyle sivil araçlarla durdurulduk. Kimlik beyanında bulunmama rağmen gözaltına alındım. Rıhtım Karakolu’na götürüldük. Telefonuma el konuldu, polis aracında mesajlarım okundu. Gökkuşağı renkli anahtarlığıma ‘delil’ denilerek el konuldu.”

“Bir polis, cinsel organının yanına sakladığı plastik kelepçeleri çıkarıp gülerek bize zorla takmaya çalıştı” diyen Es, savunmasını şöyle sürdürdü:

“12 saat sonra Vatan Caddesi’ndeki emniyete götürüldükten sonra avukatımla görüşebildim. Polisler telefonumun ekran görüntülerini çekip birbirlerine gönderdiler. Kadın arkadaşların üstü aranırken erkek bir polis odaya girmeye çalıştı. Bir polis, cinsel organının yanına sakladığı plastik kelepçeleri çıkarıp gülerek bize zorla takmaya çalıştı.”

Es, polis tarafından cinsel şiddete ve çıplak aramaya maruz bırakıldığını söyledi:

“Ters kelepçenin işkence olduğunu söylememize rağmen bileklerimiz sonuna kadar sıkıldı. Polis tehdit ederek telefon şifremi istedi. Gözaltı aracında hakaret ve küfürlere maruz kaldık. Karanlık bir odada çıplak aramaya ve bir kadın polisin tacizine ve cinsel şiddetine maruz kaldım. 18 yaşımdan beri Onur Yürüyüşü’ne katılıyorum. Beraatımı ve adli kontrolün kaldırılmasını talep ediyorum.”

Fiziksel şiddete ve tacize maruz kaldığını söyleyen Kardelen, arkadaşlarıyla vakit geçirirken gözaltına alındığını belirterek savunmasında şu ifadeleri kullandı:

“Eyleme katılmadım. Sokakta arkadaşlarımla vakit geçirirken sivil polisler tarafından gözaltına alındık. Gözaltı nedeni söylenmedi, polisler telefonlarıyla bizi çekti. Fiziksel şiddet ve tacizle sivil araca bindirildik. Hastanede ters kelepçeli muayene edildik. Emniyette de şiddet, hakaret ve tehditlere maruz kaldık. Çıplak aramanın ardından sabaha kadar avukatımızla görüştürülmedik. Vegan yemeğe ve adet olduğum halde pede erişemedim. Beraatımı talep ediyorum.”

Beyza, günde 3 kez ilaç kullandığını söylemesine rağmen ilaçlarına erişemediğini aktardı; panik atak geçirirken polisin üzerine yürüdüğünü ifade etti:

“Arkadaşımla yürürken GBT gerekçesiyle durdurulduk ve gözaltına alındık. Emniyette sürekli ‘kız mısın erkek misin’ diye soruldu. Kadın olduğumu kimliğimi göstererek söyledim. Kadın polis arama sırasında göğüslerimi sıkarak aradı. Hastanede günde 3 kez ilaç kullandığımı söylememe rağmen ilaçlarıma erişemedim. Panik atak geçirirken polis üzerime yürüdü. Kelepçenin sıktığını söylediğimde polis ‘sen kendini kesmişsin zaten, kelepçe mi batıyor’ dedi. Yürüyüşe katılmadım, iddianamede geçen pankartları taşımadım. Taşısam da suç değil. Beraatımı talep ediyorum.”

Savcı, savunmaların ardından hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunan 3 kişi hakkında adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep etti; mahkeme, ara karar vermek üzere duruşmaya ara verdi. 


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, siyaset, trans, lgbti, lezbiyen, biseksüel, interseks
GDTM