16/07/2026 | Yazar: Kaos GL
Bilgi notu; 2026 Onur Ayı etkinlikleri sırasında mülki idare amirleri ve diğer yetkililerin eylem, etkinlik ve erişim yasakları, kolluk görevlilerinin müdahaleleri ve engellemeleri ile diğer idari tedbirler sonucunda yaşanan hak ihlallerine dikkat çekiyor.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) tarafından hazırlanan “Onur Ayı Etkinlikleri Sırasında Yaşanan İnsan Hakları İhlallerine Dair Bilgi Notu” yayınlandı.
Bilgi notu; 2026 Onur Ayı etkinlikleri sırasında mülki idare amirleri ve diğer yetkililerin eylem, etkinlik ve erişim yasakları, kolluk görevlilerinin müdahaleleri ve engellemeleri ile diğer idari tedbirler sonucunda yaşanan hak ihlallerine dikkat çekiyor.
TİHV’in “Günlük İnsan Hakları Raporları”ndan derlenen bilgi notunda, son yıllarda LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılık, nefret söylemi ve hedef gösterme pratiklerinde kaygı verici bir artış yaşandığı söylendi; bu tür pratikleri mümkün kılan siyasal iklimin, iktidarın ideolojik tercihleri ve bu tercihler sonucunda gerçekleştirdiği kutuplaştırıcı söylem ve uygulamalardan beslendiği vurgulandı. TİHV bu durumun, LGBTİ+’ları hem kamusal alanda hem de temel hak ve özgürlüklerini kullanma süreçlerinde sistematik baskı ve hak ihlallerine daha açık hale getirdiğini kaydetti.
Bilgi notunda, LGBTİ+’ların kamusal alanda görünürlüklerini sağlamak, haklarını korumak ve geliştirmek amacıyla düzenledikleri barışçıl toplantı ve gösterilerin mülki idare amirleri tarafından sistematik biçimde yasaklandığını ve kolluk görevlilerinin engelleme, müdahale ve dağıtma pratiklerine maruz bırakıldığını söyleyen TİHV; bu yasaklar ve müdahaleler sonucunda LGBTİ+’ların işkence ve diğer kötü muamele niteliği taşıyan uygulamalara maruz kaldığını, başta ifade, toplantı ve örgütlenme özgürlükleri ile kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlüklerinin ağır şekilde ihlal edildiğini ifade etti.
TİHV, LGBTİ+’ların cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılık temelinde gerçekleşen cezalandırma, korkutma ve sindirme pratikleriyle hak sahibi eşit yurttaşlar olmaktan çıkarıldığını ve toplum dışına itildiğini belirterek; Onur Ayı etkinlikleri sırasında sözü edilen ihlallerin yaygınlık, yoğunluk ve sistematiklik bakımından ayrı bir boyut kazandığını kaydetti.
Bilgi notunda 2026 Onur Ayı etkinlikleri sırasında yaşanan hak ihlalleri şöyle sıralandı:
- Kolluk güçleri ve/veya özel güvenlik birimleri tarafından 4 ayrı kentte gerçekleştirilen en az 7 müdahale sonucunda toplamda en az 143 kişi işkence ve diğer kötü muamele niteliğindeki uygulamalara maruz bırakılarak keyfi biçimde gözaltına alındı.
- Pankart astıkları gerekçesiyle haklarında soruşturma açılan en az 3 kişi gözaltına alındı. 1 kişi polisteki ifade işlemlerinden sonra, 2 kişi ise sevk edildikleri sulh ceza hakimliği tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
- Haber takibi yapan en az b gazeteci keyfi biçimde gözaltına alındı.
- Mülki idare amirleri tarafından Onur Ayı kapsamında yapılacak tüm eylem ve etkinlikler, 1’i il (İzmir), 5’i ilçe (2 kez Beyoğlu, 2 kez Kadıköy ve Kuşadası) genelinde olmak üzere, 1 ile 15 gün arasında değişen sürelerle en az 6 kez yasaklandı.
- En az 8 kişi hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi kapsamında “hukuka uygun olarak verilen emre aykırı davranmak” gerekçesiyle idari para cezası verildi.
- LGBTİ+ ve kadın örgütleri ile aktivistlere ait en az 86 sosyal medya hesabına ve LGBTİ+ odaklı en az 13 uygulama ve platforma erişim engeli getirildi.
- Onur Yürüyüşü sırasında gözlemci olan 1’i baro başkan yardımcısı olmak üzere toplam 6 avukat hakkında soruşturma başlatıldı.
- En az 1 üniversitede LGBTİ+’ları hedef alan fobik ve ayrımcı panel düzenlendi.
Bilgi notunun tamamına ulaşmak için tıklayın.
Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, nefret suçları, siyaset, onur yürüyüşü, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, örgütlenme özgürlüğü
