03/03/2026 | Yazar: Kaos GL

SPoD, sosyal medya hesaplarından 3 Mart Uluslararası Seks İşçileri Hakları Günü için açıklama yayınladı; “Seks işçilerine yönelik ayrımcılık ve baskıcı uygulamalar derhal sonlandırılmalıdır” dedi.

SPoD: “Seks işçilerinin hakları insan haklarıdır” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) sosyal medya hesaplarından 3 Mart Uluslararası Seks İşçileri Hakları Günü için açıklama yayınladı; “Seks işçilerinin mücadelesi, emek, beden, sağlık, barınma, güvenlik ve örgütlenme hakları mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır” dedi.

Dernek açıklamasında, seks işçilerine yönelik ayrımcılığın, kolluk şiddetinin ve baskıcı uygulamaların hak ihlali olduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“3 Mart Uluslararası Seks İşçileri Hakları Günü, seks işçilerinin insan haklarına erişimini, şiddetsiz ve ayrımcılıktan uzak bir yaşam sürme hakkını ve çalışma yaşamındaki güvencesizliğe karşı taleplerini görünür kılan uluslararası dayanışma günüdür. Özellikle seks işçisi trans kadınlar, göçmenler ve mülteciler kesişen eşitsizlikler nedeniyle çok daha ağır risklerle karşı karşıya bırakılmaktadır. Bir yandan bedenlerimiz üzerindeki tahakküm ve normatif cinsiyet rejimleri, öte yandan emeğin değersizleştirilmesi ve güvencesizleştirilmesi, seks işçilerinin yaşam koşullarını kötüleştirmektedir.”

Türkiye’de ve dünyada trans kadınların eğitim, istihdam, barınma ve sağlık alanlarında maruz bırakıldıkları ayrımcılık nedeniyle güvenceli işe erişimde engellerle karşılaştığını ve bu yapısal eşitsizliklerin pek çok trans kadını seks işçiliğine zorunlu şekilde ittiğini belirten dernek, şöyle dedi:

“Bu durum yalnızca bireysel tercih anlatısıyla değil yoksullaştırma, transfobi, barınma güvencesizliği, sosyal koruma mekanizmalarının yetersizliği ve kolluk baskısı gibi etkenlerle birlikte değerlendirilmelidir. Devletin yükümlülüğü, bu gerçekliği görmezden gelen baskıcı ve keyfi uygulamalarla değil, ayrımcılığı önleme ve eşitliği sağlama, şiddeti önleme, koruma, etkin soruşturma ve adalete erişimi güvenceye alma yönündeki pozitif yükümlülüklerini yerine getirerek, trans kadınların güvenli istihdama ve sosyal haklara erişiminin önündeki yapısal engelleri kaldırmaktır. Bu bağlamda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, şiddet vakalarında ayrımcı saiklerin araştırılması dahil etkin soruşturma yükümlülüğünü vurguladığını, CEDAW’ın 35 No’lu Genel Tavsiyesi ise toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadelede devletlerin özen yükümlülüğünü açıkça ortaya koyduğunu hatırlatmak isteriz.”

“Seks işçiliği işçiliktir”

Dernek, “Zorla çalıştırma ve sömürüyle mücadele, seks işçilerinin özne olmaktan çıkarılmasıyla değil, hak temelli yaklaşımla ve seks işçilerinin sözünü merkeze alarak yürütülmelidir” diyerek açıklamasını sürdürdü:

“Ayrıca altını çizmek gerekir ki, seks işçiliği insan ticaretiyle de karıştırılmamalıdır. Tüm seks işçilerinin sömürü kurbanı olduğunu varsaymak da seks işçilerinin özerkliğini ve iradesini inkar etmek anlamı taşır. Öte yandan seks işçiliğinin suçlulaştırılmasına son verilmesi, cinsel şiddet ve insan ticaretine “yeşil ışık” yakmak değildir, olamaz.”

Seks işçilerinin haklarının korunması ve hak ihlallerinin sonlandırılması için çağrı yapan dernek, taleplerini şöyle sıraladı:

“• Seks işçilerini suçlu ilan eden ve cezalandıran politikalar kaldırılmalı, hak temelli yaklaşımlar benimsenmelidir. Genel ahlak ve kamu sağlığını düzenleyen yasaların, seks işçilerinin yaşamlarını zorlaştırmak amacıyla suistimal edilmesinden vazgeçilmelidir.

 • Trans kadınların zorunlu seks işçiliğine itilmesine yol açan yapısal koşullara karşı; ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkesi doğrultusunda etkin, izlenebilir kamu politikaları hayata geçirilmelidir.

• Seks işçilerinin maruz kaldığı şiddet olaylarında; devletin özen yükümlülüğü kapsamında önleme, koruma, etkin soruşturma ve cezasızlıkla mücadele adımları eksiksiz işletilmeli; şiddetin transfobi ve kadın düşmanlığı gibi ayrımcı saiklerle bağlantısı etkin biçimde araştırılmalıdır.

 • Seks işçilerinin ve özellikle seks işçisi trans kadınların, göçmenlerin ve mültecilerin sağlık, barınma ve sosyal hizmetlere ayrımcılığa maruz bırakılmadan erişimi güvence altına alınmalıdır; hizmetlere erişimde kimlik, statü, kayıt ve “genel ahlak” temelli fiili engeller kaldırılmalıdır.

• İnsan hakları standartlarıyla uyumlu biçimde, seks işçiliğini doğrudan veya dolaylı olarak suç haline getiren; para cezası, idari yaptırım, gözaltı, yerinden etme, “kabahat” uygulamaları, çalışma ve yaşam alanlarına müdahale gibi yöntemlerle seks işçilerinin yaşamlarını güvencesizleştiren suçlaştırıcı pratiklere son verilmeli ve hak temelli düzenlemeler benimsenmeli; seks işçilerinin öz örgütlerinin politika süreçlerine anlamlı katılımı sağlanmalıdır.”

Dernek, “Seks işçiliği işçiliktir” diyerek açıklamasını sonlandırdı:

“Aynı anda; hem seks işçiliğini zorunlu kılan yapısal nedenlere karşı hem de seks işçilerinin insan hakları için mücadele etmek mümkün. Seks işçiliği işçiliktir. Seks işçilerinin hakları insan haklarıdır.”


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, çalışma hayatı, trans, lgbti
GDTM