28/01/2026 | Yazar: Kaos GL
Pakistan’da translara yönelik silahlı saldırılar, bıçaklı şiddet ve gözaltılar artarken, hak savunucuları küresel ölçekte yükselen aşırı sağ ideolojinin transfobiyi körüklediğine dikkat çekiyor.
Fotoğraf: Fareed Khan / AP
Zofeen T. Ebrahim’in Guardian’da yayınlanan ‘She narrowly escaped three bullets’: Pakistan’s trans community shaken by attacks and killings başlıklı haberinden satır başlarını KaosGL.org okurları için çevirdik.
Pakistan’daki şiddet dalgası transları sokağa çıkmaktan korkar hale getirdi.
Gece yarısını geçmişti, ancak Zehrish Khanzadi ve Bindiya Rana hala uyanıktı; kapı zili çaldığında çay içiyorlardı. Rana’nın mutfaktan kapıyı uzaktan açmasından saniyeler sonra üç el silah sesi duyuldu. Khanzadi, meslektaşı ve ev arkadaşı hakkında, “Adamlar kaçtı ve o üç kurşundan da kıl payı kurtuldu” diyor. Her iki trans kadın da trans haklarını savunan bir örgüt olan Gender Alliance Interactive’te (GIA) çalışıyor; Rana örgütün başkanı, Khanzadi ise bir hak savunucusu. Sabah olduğunda, kimliği belirsiz saldırganlar hakkında resmi bir polis şikayetinde bulundular.
Bir aktivist olarak Khanzadi, Pakistan’daki transların karşı karşıya olduğu risklerin son derece farkında, ancak Karaçi’deki kendi evinde mağdur olmayı hiç beklemiyordu. “Başkalarını koruyanlar artık saldırı altında” diyor. 19 Ocak’ın erken saatlerinde gerçekleşen silahlı saldırı, translara yönelik bir dizi vahşi saldırı ve cinayetin sonuncusu oldu.
Hala soruşturulan cinayetler var
Eylül ayında, Karaçi’nin popüler Sea View sahiline dilenmeye giden bir trans kadın olan Nadira, bıçaklı saldırıya uğradı. HIV pozitif olan Nadira, “Ona dilenci olduğumu, seks işçisi olmadığımı söyledim ama dinlemedi” diyor. Nadira, içinde 2.500 rupi (6,60 sterlin) bulunan çantasını kurtarmayı başardı, ancak saldırgan onu karnından bıçakladı. Sekiz inçlik bıçak yarası 35 dikiş ve kan nakli gerektirdi.
Yaşadıklarından iki gün sonra, Karaçi’nin dış kesimlerinde, dolu restoranların bulunduğu bir bölgenin yakınında üç trans kadın yakın mesafeden vuruldu. Khanzadi, “Oraya dilenmeye gitmişlerdi” diyor. Zanlılar daha sonra yakalandı ve parayı vermeye direndikleri için kadınları vurduklarını itiraf etti; cinayetler halen soruşturuluyor.
Şiddet artıyor ama translar geri adım atmıyor
Pakistan’da translara yönelik şiddet günden güne artış gösterdi. GIA, 2022 ile Eylül 2025 arasında Sindh eyaletinde, Karaçi’deki 17 vaka dahil olmak üzere 55 cinayeti belgeledi. Hayber Pakhtunkhwa (KP) eyaletinde ise bazı bölgelerdeki kanaat önderleri, trans kadınları “gençliği yozlaştırmakla” suçlayarak bölgeyi terk etmelerini emrediyor.
Eylül ayında, Swabi’de düzenlenen bir dans etkinliğinde, aralarında dört transın da bulunduğu yaklaşık 200 kişi gözaltına alındı. Hayber Pakhtunkhwa başkenti Peşaver’de bulunan Transgender Community Alliance’dan Farzana Riaz, “Trans topluluk bir dans etkinliği düzenlemişti ve etkinlik tanıtılırken kimse bizden iptal etmemizi istemedi” diyor ve şunu ekliyor: “İnsanların onları gitmeye zorlamak için sadece bir bahane aradığı hissine kapıldık.”
Birçok trans kadın artık evlerinin kapısından dışarı adım atmaya bile korkuyor. Khanzadi, “Dilenmek ya da seks işçiliği çoğu zaman tek geçim kaynakları ve artık bu da ellerinden alındı” diyor. Ancak topluluk geri adım atmıyor. Yirmi altı başvurucu, taciz ve aşağılamaya karşı eyalet emniyet müdürüne karşı Peşaver Yüksek Mahkemesi’nde dava açtı. Riaz, “Kimse bizi evlerimizden ya da ülkemizden kovamaz” diyor. Şimdilik mahkeme, transların sınır dışı edilmesini önleyen tedbir kararları aldı.
Sağın propagandası anti-trans tetikçilik doğuruyor
Hayber Pakhtunkhwa’da Awami National Party’de trans haklarından sorumlu merkez sekreteri olan trans kadın Dr. Mehrub Awan, baskıların daha geniş bir eğilim tarafından da körüklendiği uyarısında bulunarak, şiddetteki artışı “küresel bir toplumsal cinsiyet karşıtı hegemonik dalga” ile ilişkilendiriyor. Awan, “Muhafazakarlık yükselişte ve sağın toplumsal cinsiyet propagandası birçok yerel dile uyarlanarak anti-trans tetikçilik doğuruyor” diyor.
Trump’ın “homofobik politikaları” sağcı ideolojileri cesaretlendiriyor
Buna paralel olarak, iktidardaki Pakistan Halk Partisi’nden Karaçi belediye meclis üyesi Shahzadi Rai, çevrim içi ve çevrim dışı sürekli tehditlerle karşı karşıya olduğunu söylüyor ve ABD Başkanı Donald Trump’ın “homofobik” politikalarının dünya genelinde sağcı ideolojileri cesaretlendirdiğini söylüyor. ABD’nin “yalnızca iki cinsiyet” politikasını Pakistan’daki artan transfobiyle ilişkilendiren bir veri bulunmamakla birlikte, Rai bunun moda tasarımcısı Maria B, sosyal medya fenomeni Qaiser Ahmed Raja ve podcast sunucusu Raja Zia ul Haq gibi yerel figürleri internette açıkça nefret yaymaya cesaretlendirdiğine inanıyor:
“Pakistan toplumu çoğu zaman Amerikan söylemini yansıtır. Daha önce nefret edilmiyor değildik, ama Trump iktidara geldiğinden beri bu unsurlar kendilerine bir meşruiyet buldu.”
Lahor’daki Millennium Universal College’da hukuk öğretim görevlisi olan Muneeb Qadir ise, Senatör Mushtaq Ahmad ile köşe yazarı ve televizyon sunucusu Orya Maqbool Jan’ı öne çıkan transfobikler listesine ekliyor. Qadir, “Bu elit figürler Batılı sağın oyun kitabını kopyaladı, İslamofobiyi çıkardı ve İslami bir yorum ekleyerek Trumpçılarla aynı anti-trans, anti-liberal, anti-woke ve anti-seküler gündemi yaydı” diyor.
“Trans Kişilerin Haklarının Korunması Yasası” 2018’de kabul edildi ama…
Süren anti-trans söylem, Hayber Pakhtunkhwa hukuk departmanında “trans kişi” tanımı etrafındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Peşaver Yüksek Mahkemesi’ne gönderilen bir mektupta, biyolojik cinsiyeti toplumsal cinsiyet kimliğinin önüne koyan ABD politikasına atıf yapılarak, kendini beyan eden üçüncü bir cinsiyetin küresel ölçekte hala tartışmalı ve politik olarak hassas bir mesele olduğu ileri sürülüyor. Bu durum kimlik, miras ve sağlık, eğitim ve istihdamda ayrımcılıktan korunma haklarını güvence altına alan 2018 Transgender Persons (Protection of Rights) Act’e rağmen yaşanıyor.
2023’te federal şeriat mahkemesi, yürürlüğe girdiğinde Pakistan’daki 50.000 trans yurttaş için bir kazanım olarak görülen 2018 yasasının bazı bölümlerinin, özellikle toplumsal cinsiyet kimliği, trans tanımı ve tüm cinsiyetlere miras hakkı tanınmasına ilişkin hükümlerinin İslam’la uyumsuz olduğuna hükmetmişti. Bu arada, Intersex ya da Khunsa (Protection of Rights) Act adlı yeni bir yasa teklifi, öz-belirlenim hakkının terk edilmesini ve bunun yerine bir transın “erkek” ya da “kadın” olarak resmen kaydedilmesi için bir tıbbi kurul oluşturulmasını öneriyor. Ancak tasarı henüz yasalaşmadı ve çoğu siyasi partinin desteğini almadığı için geleceği belirsizliğini koruyor.
Etiketler: insan hakları, kadın, nefret suçları, siyaset, dünyadan, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
