30/03/2026 | Yazar: Kaos GL
Uluslararası Olimpiyat Komitesi, kadın sporcular için zorunlu genetik tarama politikasını hayata geçirdi. Sivil toplum kuruluşları ve BM uzmanları bu kararı bilimsel değil siyasi motivasyonlu olarak nitelendirerek sert biçimde kınadı.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), 26 Mart 2026 tarihinde "Olimpik Sporda Kadın Kategorisinin Korunması" başlıklı yeni politikasını duyurdu. Söz konusu politika, kadın sporculara yönelik zorunlu genetik taramayı resmi bir gereklilik haline getiriyor. IOC Başkanı Kirsty Coventry tarafından "Geleceğe Hazır" sürecinin bir parçası olarak kamuoyuyla paylaşılan karar, insan hakları örgütleri ve bilim insanlarından yoğun eleştiri aldı.
Politikanın özü: SRY gen testi
Yeni politikanın merkezinde SRY gen testi yer alıyor. IOC’ye göre bu test, Y kromozomunda yer alan ve erkek cinsiyet gelişimini başlatan SRY geninin varlığını ya da yokluğunu saptamak amacıyla uygulanacak. Politikaya göre SRY geni taşıdığı tespit edilen sporcular kadınlar kategorisinde yarışamayacak.
Ancak uzmanlar bu yaklaşımın bilimsel açıdan ciddi sorunlar barındırdığını vurguluyor. SRY geni yalnızca Y kromozomunda değil, nadir de olsa XX kromozomlarında da görülebiliyor. Üstelik gen, testis hücresi gelişimini başlatma işlevi olmaksızın da var olabiliyor. Buna karşın IOC, politikasında bu nüansları görmezden geliyor.
Bilim camiasından itiraz
Eleştirmenler, IOC’nin politikasının atıfta bulunduğu bilimsel kaynakları şeffaf biçimde açıklamadığına dikkat çekiyor. Daha da önemlisi, mevcut araştırmalar politikanın temel dayanağını zayıflatıyor.
Hollanda Olimpiyat Komitesi için 2023 yılında hazırlanan bir araştırma belgesi, testosteron düzeylerinin insan vücudunun bu hormonu ne ölçüde kullandığını öngöremeyeceğini ortaya koydu. Atletik performansı belirleyen etkenler arasında oksijen alım kapasitesi, kılcal damar yoğunluğu ve laktik asit toleransı gibi pek çok faktörün yer aldığı biliniyor; testosteron bunlardan yalnızca biri.
Mayıs 2025'te yayımlanan kapsamlı bir meta-analiz ise trans ve interseks kadın sporcuların, spor ortamında cisgender kadın atletlere kıyasla karşılaştırılabilir bir avantaj sergilemediğini bir kez daha teyit etti. Çalışma, mevcut kanıtların sınırlı olmakla birlikte trans ve interseks kadınların doğuştan atletik üstünlüğe sahip olduğu varsayımına dayanan genel yasakları meşrulaştırmadığı sonucuna varıyor.
BM uzmanları ve sivil toplumdan ortak ses
25 Şubat 2026 tarihinde sekiz BM uzmanı, Sporda Adalet, Kapsayıcılık ve Ayrımcılık Karşıtlığı Ortak Bildirgesi'ni yayımladı. Bildirgede genetik cinsiyet testinin ve tıbbi açıdan gereksiz müdahalelerin ayrımcı, etik dışı ve zararlı olduğu vurgulandı. Nitekim 2016 yılında BM İnsan Hakları Konseyi'nin 33. oturumunda da BM Sağlık Özel Raportörü, trans ve interseks kadınların "önemli bir performans avantajına" sahip olduğunu kanıtlayan yeterli klinik verinin bulunmadığını açıkça ifade etmişti.
Dünya genelinde 200'den fazla sivil toplum kuruluşu da 17 Mart 2026'da ortak bir bildirge yayımlayarak cinsiyet testinin tüm kadın sporculara zarar verdiğini ilan etti.
İnsan hakları boyutu
OII Europe (Avrupa İnterseks Örgütü) başta olmak üzere pek çok insan hakları kuruluşu, politikanın derinlikli insan hakları ihlallerine zemin hazırladığı uyarısında bulunuyor.
Doğumdan itibaren kadın olarak kayıt altına alınmış ve yaşamlarının tamamını kadın kimliğiyle sürdürmüş pek çok interseks kadın için "ömür boyu bir kez uygulanan" yanak sürüntüsü testi, kişiyi interseks olarak ifşa edebilir ve spor kariyerinin çok ötesine geçen sonuçlar doğurabilir.
Politika aynı zamanda SRY gen testi sonucu negatif çıkan sporcuların da ilerleyen dönemde herhangi bir şüphe gerekçesiyle yeniden sorgulanmasının önünü açık bırakıyor. 2024 Paris Olimpiyatları'nda kadın kategorisindeki sporcuların fiziksel görünüşleri ve performansları nedeniyle kamuoyu baskısına maruz kalması, bu kaygıların ne denli somut olduğunu gözler önüne serdi.
Geniş çaplı etkiler
OII Europe tarafından, yeni politikanın etkilerinin yalnızca trans ve interseks kadınlarla sınırlı kalmayacağı öngörülüyor. Söz konusu düzenlemenin, tarihsel olarak katı ikili cinsiyet anlayışına dayanan ve kadınlığı dar kalıplara hapseden ataerkil yapıları pekiştireceği belirtiliyor.
Kurumun açıklamasına göre, bu politika, taban seviyesindeki spora da dolaylı biçimde sızacak; interseks ile trans çocuk ve gençlerin spora katılımının, profesyonel kariyere giden yolun daha başında engellenmesine neden olacak. Kapsam dışı tutulduğu söylenen amatör spor için bile bu tablo kaçınılmaz görünüyor.
Hukuki meydan okuma
26 Mart 2026'da 60'tan fazla uluslararası hukuk uzmanı ortak bir bildirge yayımlayarak devletleri, kendi yetki alanlarındaki zorunlu cinsiyet testi politikalarının hukuki meşruiyetini ivedilikle gözden geçirmeye davet etti. Uzmanlar ayrıca sporculara, genetik cinsiyet testini ayrımcılık karşıtı yasalar ve insan hakları güvenceleri çerçevesinde ulusal mahkemelerde itiraz yoluyla sorgulamaları çağrısında bulundu.
Bu haber metni, OII Europe (Avrupa Interseks Örgütü) tarafından 26 Mart 2026 tarihinde yayımlanan resmi bildirge esas alınarak hazırlanmıştır.
Etiketler: insan hakları, kadın, nefret suçları, spor, dünyadan, özel haber, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
