10/03/2026 | Yazar: Kaos GL

Lotus Kadın Dayanışma ve Yaşam Derneği’nin 8 Mart kapsamında düzenlediği çevrimiçi etkinlikte feminist ve LGBTİ+ hareketlerinin ortak mücadelesi konuşuldu.

Lotus’un 8 Mart etkinliğinde ortak mücadele konuşuldu: “Dayanışma bizi çoğaltacak” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Lotus Kadın Dayanışma ve Yaşam Derneği, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Birlikte Güçlüyüz” başlıklı çevrimiçi bir etkinlik düzenledi. 6 Mart Cuma günü saat 19.30’da gerçekleşen etkinliğin moderatörlüğünü Lotus Kadın Dayanışma ve Yaşam Derneğinden Gizem Bülbüller yaptı.

Kaos GL’den Seçin Tuncel ve Gökkuşağı Aileleri Derneği’nden Nedime Erdoğan’ın konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte patriyarkaya, homofobiye, transfobiye ve her türlü ayrımcılığa karşı dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Yaklaşık 30 kişinin katıldığı buluşmada feminist ve LGBTİ+ hareketlerinin ortak mücadele deneyimleri de konuşuldu.

“Dayanışma bizi çoğaltacak”

Kaos GL’den Seçin Tuncel konuşmasında feminist hareket ile LGBTİ+ hareketinin Türkiye’deki ortak mücadele tarihine değindi. Ankara’da feministler ve lubunyaların birlikte gerçekleştirdiği eylemlerden örnekler paylaşan Tuncel, dayanışmanın hareketleri güçlendirdiğini söyledi.

Tuncel, son dönemde LGBTİ+’ları hedef alan politikalar ve kamuoyuna yansıyan bazı yasa taslaklarının hak mücadeleleri açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.

“Dayanışma bizi çoğaltacak” diyen Tuncel, feminist hareket ile LGBTİ+ hareketinin birlikte söz üretmesinin ve ortak mücadele hatlarını güçlendirmesinin ayrımcı politikalara karşı direnişi büyüteceğini ifade etti.

Tuncel ayrıca 17 Mayıs Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Defne Güzel’e açılan ve 12 Mayıs’ta görülecek davaya da dikkat çekerek dayanışma çağrısı yaptı.

“2025’in ‘Aile Yılı’ ilan edilmesiyle nefret dili arttı”

Gökkuşağı Aileleri Derneği’nden Nedime Erdoğan ise konuşmasında LGBTİ+’lara yönelik artan toplumsal baskıya ve gündemdeki yasa taslaklarına dikkat çekti.

Erdoğan, LGBTİ+’lara yönelik baskının yeni olmadığını ancak 2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesiyle birlikte nefret söylemlerinin ciddi biçimde arttığını belirtti:

“LGBTİ+’lara yönelik toplumsal baskı bildiğimiz ve zaten mücadele ettiğimiz bir şeydi. Ama 2025’in ‘Aile Yılı’ ilan edilmesiyle birlikte bu baskı ve nefret dili Türkiye tarihinde görülmedik düzeyde arttı.”

Erdoğan, bu süreçte kamuoyunda tartışılan yargı paketi taslaklarına da işaret ederek şöyle konuştu:

“‘Aile Yılı’ boyunca yapılan nefret söylemlerinin, aslında toplumu belli bir kıvama getirme çabasının bir parçası olduğunu görüyoruz. Bu söylemlerle 10., 11. ve şimdi de 12. Yargı Paketi taslaklarının yolu örülüyor.”

“Bu politikalar bir toplum mühendisliği projesi”

Erdoğan, aile kavramının tek tip bir kalıba sıkıştırılmasının toplumsal çeşitliliği görünmez kıldığını vurgulayarak bu politikaların kapsamlı bir toplumsal dönüşüm projesi olarak kurgulandığını söyledi:

“Bu çaba, aileyi bir kalıba sıkıştırarak toplumun farklı gerçeklerini görünmez kılmak ve toplumsal denetimi artırmak için tasarlanmış kapsamlı bir toplum mühendisliği projesidir.”

Bu politikaların yalnızca LGBTİ+’ları değil, ifade özgürlüğünü, bilimsel gerçekleri ve insan haklarını da tehdit ettiğini söyleyen Erdoğan, özellikle transların sağlık ve uyum süreçlerinin hedef alındığını belirtti.

“Bir grubun hakkı ortadan kaldırıldığında diğer haklar da tehlikeye girer”

Erdoğan, LGBTİ+ çocukların ve ailelerinin yaşadığı zorluklara da değinerek şöyle konuştu:

“LGBTİ+ çocuklarımızın mutluluğu, huzuru ve güveni, tıpkı diğer tüm çocuklarınki kadar gerçek, değerli ve dokunulmazdır. Bir ebeveyni çocuğunun sadece var oluşu nedeniyle sürekli korku ve endişe içinde bırakmak ve bunu yaparken ‘aileyi koruyoruz’ demek birbiriyle çelişmiyor mu?”

Kadınların dayanışmasının önemine de dikkat çeken Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı:

“Bir grubun hakkı ortadan kaldırıldığında diğer haklar da tehlikeye girer. Bu yüzden kadınların sesi çok önemli. Çünkü kadınlar tarih boyunca baskıya karşı dayanışmanın ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. Bugün LGBTİ+’lara yönelen nefret karşısında kadınların söyleyeceği tek bir cümle bile çok kıymetli: ‘Hiç kimse varoluşu nedeniyle hedef gösterilemez.’ Eşitlik genişledikçe toplum güçlenir; daraldıkça ise herkes kaybeder.”


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
GDTM