29/01/2026 | Yazar: Kaos GL
LGBTİ+’lar, tabii’de yayınlanan “Gökkuşağı Faşizmi” belgeseline tepki göstererek belgeselin nefret suçu niteliği taşıdığını vurguladı.
Fotoğraf: Yusuf Çelik
LGBTİ+’lar, TRT’nin dijital platformu olan tabii’de yayınlanan “Gökkuşağı Faşizmi” belgeselini protesto etmek amacıyla Cihangir sokaklarında bir araya geldi. Yapılan açıklamada, belgeselin LGBTİ+’ları açıkça hedef gösterdiği ve nefret suçu niteliği taşıdığı ifade edildi.
Basın açıklamasında, belgeselde yer alan “çocuklara küçük yaşta cinsiyet değiştirmelerinin söylendiği” yönündeki iddialara tepki gösterilerek, bu söylemin bilimsel dayanağının olmadığı ve düşmanlaştırıcı bir dil içerdiği ifade edildi. Açıklamada, tabii platformunun kamu kaynaklarıyla nefret söylemi ürettiği belirtilerek boykot çağrısı yapıldı.
“Haklarını arayan LGBTİ+’lar faşist olamaz”
Açıklamada, çocuk hakları ve devlet politikalarına da dikkat çekildi. “MESEM’lerde çocuklar katledilirken, katillerimiz korunup ceza indirimleri alırken neredeydiniz?” diye soran LGBTİ+’lar, tabii platformunun 2020–2024 yılları arasında İsrailli yazılım şirketi Appsflyer ile çalıştığını hatırlatarak, “İşgalci İsrail devletinin Filistin halkına uyguladığı şiddetin katlanarak arttığı bu dönemde, halkın vergisiyle nefret söylemi üretilmektedir” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, “Hak arayan işçiler, kadınlar ve öğrenciler gibi haklarını arayan LGBTİ+’lar da faşist olamaz. Asıl faşist, asgari ücret açlık sınırının altındayken LGBTİ+’lardan düşman yaratmaya çalışan iktidardır” denildi. Sosyal haklara ve sağlık hizmetlerine erişimi kısıtlanan LGBTİ+’ların bu politikalara karşı mücadele eden milyonların bir parçası olduğu vurgulandı.
“Nefreti birlikte yeneceğiz”
LGBTİ+’lar, açıklamanın sonunda herkesi nefret politikalarına karşı yan yana durmaya çağırarak, şunları söyledi:
“Herkesi, bizlere karşı yürütülen nefret politikaları karşısında yanımızda olmaya, ses çıkarmaya, Tabii platformunu ve LGBTİ+ nefreti üreten iktidarın tüm araçlarını boykot etmeye çağırıyoruz. Bizler batıdan ithal edilmedik, bu toplum için tehlike değiliz. Asıl tehlikede olan bizim hayatlarımızdır. Hayatımızı kuşatan erkek şiddeti, kadın ve LGBTİ+ düşmanı devlet politikaları, transları üniversitelerde fişleyen YÖK, hormon kısıtlamaları ve yaş sınırlarıyla cinsiyet uyum süreçlerini engelleyen Sağlık Bakanlığı asıl tehlikedir. Bizlere yönelen nefretin karşısında mücadelemiz ortaktır. Bu nefreti birlikte yeneceğiz. Yaşasın trans dayanışmamız ve onurlu mücadelemiz.”
Etiketler: insan hakları, medya, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
