05/02/2026 | Yazar: Kaos GL
İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası ve Trans+ Onur Haftası, sosyal medya hesaplarından yayınladığı ortak açıklama ile LGBTİ+ fenomenlere yönelik gözaltı ve tutuklamalara tepki gösterdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ünlülere yönelik “uyuşturucu soruşturması” kapsamında sosyal medya fenomeni LGBTİ+’ların gözaltına alınması ve tutuklanmasının ardından, İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası ve Trans+ Onur Haftası, ortak bir açıklama yayınladı. Açıklamada operasyonların, LGBTİ+’lara yönelik sindirme politikalarının bir yansıması olduğu belirtildi, şu ifadeler kullanıldı:
“Bu operasyonlar, geçmişte birçok basın emekçisinin ortaya çıkardığı devletin koruması altındaki uyuşturucu çetelerine yönelik değildir. Bu operasyonlar, AKP ve onun kirli saiklerine ‘uygun görmediği’ belirli bir kesime ve her an fişlemeye hazır olduğu LGBTİ+’lara yönelik sindirme politikalarının yansımalarıdır.”
“Uyuşturucu soruşturması” bahanesiyle sosyal medyada görünür olan LGBTİ+’ların ve özellikle trans kadınların kriminalize edildiğini vurgulayan Onur Haftası Komiteleri, şöyle dedi:
“AKP, yoksul mahalleleri, gençleri, öğrencileri ve patriyarkanın görünmez kılarak şiddetiyle talan ettiği her kesimden insanı göz göre göre uyuşturucuya teslim ederken; ‘uyuşturucu soruşturması’ bahanesiyle sosyal medyada milyonlarca takipçisi olan LGBTİ+’ları ve özellikle trans kadınları kriminalize ediyor, gözaltına alıyor ve tutukluyor.”
Açıklamada; Mükremin Gezgin, Mika Raun Can, Murat Övüç ve Kerimcan Durmaz’a yönelik soruşturmalar hatırlatıldı, şunlar kaydedildi:
“Mükremin Gezgin, bu akşam saatlerinde çıkarıldığı mahkemece tutuklandı ve Adalet Bakanı’ndan öğrenilen bilgilere göre, Metris 2 No’lu Cezaevi’nde ‘tek başına tutulacağı’ bir koğuşa yerleştirildi. Gezgin’e gözaltı süresi boyunca da erkek polisler eşlik etti. 31 Ocak’ta yine aynı soruşturma kapsamında Mika Raun Can tutuklandı. 21 Aralık’ta Murat Övüç ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasıyla tutuklandı ve adli kontrolle serbest bırakıldı. 8 Ocak’ta ise Kerimcan Durmaz tutuklanmış ve adli kontrolle serbest bırakılmıştı.”
“Gezgin ve Raun’un başına gelecek her şeyden, onları hedef hâline getiren, “sapkın” diye damgalayan devlet sorumludur” diyen Onur Haftası Komiteleri, açıklamayı şöyle sürdürdü:
“Uyuşturucu kullanım yaşının 10’a kadar düştüğü, yoksul mahallelerde uyuşturucu ağlarının polis gözetiminde büyüdüğü, yoksulluk ve geleceksizlikle baş başa bırakılan gençlerin sistematik biçimde uyuşturucu tüketimine sürüklendiği bu düzende, devletin “uyuşturucu” bahanesiyle LGBTİ+’ları kriminalize etmesini kabul etmiyoruz.”
Onur Haftası Komiteleri, LGBTİ+ düşmanı politikalara karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayarak sonlandırdı:
“Yoksulluğu derinleştiren düzeninizin bedelini lubunyalara ödetmenize izin vermeyeceğiz. LGBTİ+’lara saldıracağınıza ülkenin dört yanını saran uyuşturucu ağlarını ortadan kaldırın. Bu ikiyüzlülüğe, bu karanlığa sessiz kalmayacağız. Sizin riyakâr politikalarınıza teslim olmayacağız.”
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, aile, siyaset, trans, lgbti, ifade özgürlüğü
