10/05/2026 | Yazar: Kaos GL
Kaos GL’nin Ankara’da düzenlediği LGBTİ+ Hakları Sempozyumu ikinci günüyle devam ediyor. Sempozyumun “Sağlık hakkı ve hormon” başlıklı dördüncü oturumda Ecmel Deniz moderatörlüğünde Selçuk Candansayar, İdil Arslanbaş ve Janset Kalan konuştu.
Kaos GL’nin düzenlediği LGBTİ+ Hakları Sempozyumu Ankara’da devam ediyor. Sempozyumun “Sağlık hakkı ve hormon” başlıklı dördüncü oturumunda Kaos GL ve Hormon Hakkım Kolektifi’nden Ecmel Deniz moderatörlüğünde Selçuk Candansayar, İdil Arslanbaş ve Janset Kalan konuştu.
Oturum Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkanı Selçuk Candansayar’ın Heteroseksist Tıp başlıklı sunumuyla başladı. Candansayar, tıbba yüklenen anlam ve değerin gözden geçilmesi gerektiğini belirterek, “İnsanlar bir kültür ürettiklerinden beri iyileştirmeye çalışıyor. Tıp sadece bunlardan bir tanesi. 19. yüzyıla kadar doktorlar cinsellikle ilgilenmiyor. Bu yüzyılda tıp, cinselliği kucağında bir dert olarak görür ve cinselliğin yönetilmesi gerektiğini düşünür, heteroseksizmi benimser” dedi.
“İlk aşamada tıbbın kucağında bulduğu dinsel ideoloji cinselliğe bakışında hazzı değil üremeyi temel almıştır “diyen Candansayar şu ifadeleri kullandı:
“Tıp 60’lara kadar cinselliğe heteroseksüel bir bakışla yaklaşmıştır. Özgürlük hareketlerinin ardından haz da tıbbın konusu olmuştur. 80’lerdeki neoliberal politikalarla da haz bir metaya dönüşmüştür. Hazzın, tıbbın konusu olması çok da iyi olmamıştır. Bu kez de kimin daha çok haz alacağını tıp belirler olmuştur. Tıp, insanların cinselliklerini özgürce yaşamalarını sağlayan bir araç olmaktan çıkmıştır. Bu da dünyada yükselen muhafazakarlıkla birleşti. Translara ve eşcinsellere dönük zulmü de buradan okumak gerekiyor.”
Tıbbın politik bir alan olduğunu vurgulayan Candansayar, “Heteroseksüellik dışındaki bütün cinsellikler var olan ekonomi politik sisteme nifak sokuyor” diye konuştu.
“Translar bu toplumun bir parçası değil mi?”
Ardından Avukat İdil Arslanbaş, Hormona Erişim Engellerine Hukuktan Bakış sunumunu yaptı. Arslanbaş, ilk olarak hormon hakkına yönelik engelleri aktardı.
Arslanbaş, konuşmasında “Hormon engellerinin gerekçeleri açısından gündeme gelen yargı paketleri önemli şeyler söylüyor. Yargı paketleriyle cinsiyet uyum sürecinin tüm aşamaları kanun çerçevesine alınıyor. Bu paketlerle cinsiyet değiştirme hakkını mutlak bir hak olarak görmüyor. Bu paketlerde toplumun korunması ve ailenin korunması gibi gerekçeler yer alıyor. Toplumu ve aileyi kimden koruyorlar? Translar bu toplumun bir parçası değil mi?” ifadelerini kullandı.
Hormona yönelik 21 yaş sınırından söz eden Arslanbaş, bu engelin idari bir karar olmadığını belirterek “Bu konuda yasal çerçevenin dışında bir düzenleme var. Sağlık Bakanlığı düzenlemeye ilişkin verdiği savunma dilekçesinde cinsiyet karmaşasının arttığını söylüyor. Dilekçede kişilerin transseksüelliğe sürüklendiği iddia ediliyor” diye konuştu.
“Travestiliğin tarihi çok eski”
Arslanbaş’ın sunumun ardından trans aktivist Janset Kalan, Cinsiyet Uyumsuzluğunda Bilgi Kimde? Travesti Bir Perspektif başlıklı sunumunu yaptı. Kalan, konuşmasında “Travestiliğin tarihi çok eski. Bugün geldiğimiz noktada hormon, kadınlık, erkeklik konuşuyoruz. Bundan 200 yıl önce hormondan kimse bahsedemezdi” dedi.
Kalan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bedenimize dair özerkliğimizin olmadığı bir sistem içindeyiz. Bizim hakkımızda herkesin söz üretmesinin hakkı var ama bizim yok. Dünyada trans karşıtlığına yıllık 500 milyon dolar para akıtılıyor. Türkiye’de de bu pastadan pay almak için platformlar kuruluyor.”
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, sağlık, sağlık hakkı, heteroseksizm, trans, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
.jpg)