02/06/2026 | Yazar: Kaos GL
Onur Ayı boyunca LGBTİ+ Gerçeği dosyamızda mitleri inceliyoruz.
Eşcinsellik bir ruh hastalığıdır, tedavi edilmelidir.
Bu iddia uzun yıllar tıp literatüründe yer aldı; ancak bilimsel bilgi geliştikçe bu görüş terk edildi.
Tarafsız ve kapsamlı araştırmalar, eşcinsel olmak ile herhangi bir duygusal, zihinsel ya da sosyal problem arasında doğrudan bir bağlantı bulunmadığını ortaya koymuştur. Bu doğrultuda 1973’te Amerikan Psikiyatri Birliği, 1990’da ise Dünya Sağlık Örgütü eşcinselliği ruhsal hastalıklar sınıflandırmasından çıkarmıştır.
Bugün dünyadaki hiçbir saygın ruh sağlığı kurumu eşcinselliği bir hastalık olarak tanımlamamaktadır. Psikologlar, psikiyatrlar ve diğer ruh sağlığı uzmanları eşcinselliğin bir zihinsel bozukluk ya da tedavi edilmesi gereken bir durum olmadığını açıkça kabul etmektedir.
Buna rağmen bazı çevreler tarafından savunulan ve “onarım terapisi” adı verilen uygulamalar, LGBTİ+’lara yönelik ciddi bir hak ihlali ve psikolojik şiddet biçimidir. Bu uygulamaların bilimsel bir temeli yoktur; aksine, kişinin onurunu, bütünlüğünü ve sağlık hakkını zedelediği bilimsel raporlarla ortaya konmuştur. Türkiye’nin de kurucu üyeleri arasında yer aldığı Avrupa Konseyi organları, bu sözde “tedavilerin” yasaklanması yönünde üye ülkelere çağrıda bulunmaktadır.
Peki, hâlâ neden bazı insanlar LGBTİ+’ların mutsuz olduğunu düşünüyor? Çünkü yaşanan ruhsal zorlukların kaynağı yönelim değildir; ayrımcılıktır. Sürekli aşağılanmak, dışlanmak, tehdit edilmek ve güvencesiz koşullarda yaşamak ruh sağlığını olumsuz etkiler. Tedavi edilmesi gereken cinsel yönelim değil; ayrımcılığı ve nefreti üreten toplumsal koşullardır.
Tam da bu nedenle, eşcinselliğin hastalık sınıflandırmasından çıkarıldığı tarih olan 17 Mayıs 1990, dünya genelinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir. 2004 yılından bu yana 17 Mayıs, Uluslararası Homofobi, Bifobi ve Transfobi Karşıtı Gün olarak anılmakta; ayrımcılığa karşı mücadeleyi ve eşitlik talebini görünür kılmayı amaçlamaktadır.
Etiketler: yaşam, sağlık, eşcinsellik, lgbti gerçeği
