06/02/2026 | Yazar: Kaos GL

DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, LGBTİ+ fenomenlere yönelik gözaltı ve tutuklama süreçlerini Meclis gündemine taşıdı.

LGBTİ+ fenomenlere yönelik saldırılar Meclis gündeminde: "İhbar içerikli paylaşımlar delil olarak kullanıldı mı?" Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, LGBTİ+ sosyal medya fenomenlerine yönelik gözaltıları ve tutuklamaları Meclis gündemine taşıdı. Saki, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması üzere soru önergesi sundu.

Saki, önergede son dönemde “uyuşturucu operasyonları” başlığı altında yürütülen soruşturmalar kapsamında, özellikle sosyal medyada görünür olan LGBTİ+’ların ve trans kadınların gözaltına alınması ve tutuklanmasına ilişkin haberlerin kamuoyuna yansıdığına dikkat çekti. Bu uygulamaların, LGBTİ+’lara yönelik ayrımcı ve dışlayıcı politikaların bir parçası olup olmadığı yönünde ciddi tartışmalar yarattığını belirtti.

Kamuoyunda tanınan LGBTİ+ sosyal medya fenomenlerinin yoğun biçimde hedef gösterildiğini vurgulayan Saki, gözaltı ve tutuklama süreçlerinin kimi zaman kamuoyuna açık ve “ibretlik” bir şekilde sunulduğuna dair değerlendirmeler yapıldığını aktardı. Sosyal medyada yürütülen hedef gösterme pratikleriyle eş zamanlı ilerleyen yargı süreçlerinin ise masumiyet karinesi, kişi güvenliği hakkı ve ayrımcı uygulamaların önlenmesi açısından kaygı verici bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti.

Bazı fenomenler “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla soruşturmaya maruz kalıyor

Önergede ayrıca, bazı LGBTİ+ fenomenlerin yalnızca “uyuşturucu” suçlamalarıyla değil, Türk Ceza Kanunu’nun 216’ncı maddesi kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla da soruşturma ve tutuklamalara maruz kaldığına işaret edildi. Bu maddenin uygulanış biçiminin, özellikle LGBTİ+’ların ifade özgürlüğü ve kamusal görünürlüğü bakımından hangi ölçütlere dayandığının kamuoyunda tartışma konusu olduğu belirtildi.

Saki, tutuklanan trans kadınların ceza infaz kurumlarında ayrımcı muameleye, yalnızlaştırmaya ve çeşitli hak ihlallerine maruz kaldığını hatırlatarak, bu durumun ayrımcılık yasağı, kişi güvenliği ve insan onuruna uygun infaz ilkeleri çerçevesinde açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurguladı.

“Kişilerin cinsiyet kimliği veya cinsel yönelimine ilişkin bilgiler dosyalara yansıtılmış mıdır?”

Saki, önergede söz konusu soruşturmalarda kişilerin cinsiyet kimliği ya da cinsel yönelimine ilişkin bilgilerin dosyalara yansıtılıp yansıtılmadığını ve bunun hukuki dayanağını sordu. Gözaltı ve tutuklama süreçlerinde sosyal medya paylaşımlarının ya da ihbar niteliği taşıyan içeriklerin delil olarak kullanılıp kullanılmadığının da açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Saki ayrıca, sosyal medya üzerinden LGBTİ+’ları hedef alan ve gözaltı ya da tutuklama çağrısı içeren paylaşımlar hakkında Bakanlık tarafından herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığını gündeme getirdi. Son bir yıl içinde TCK 216 kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan ya da tutuklanan kişiler arasında LGBTİ+ kimliğiyle bilinenlerin sayısının kaç olduğunu soran Saki, bu suçun uygulanmasında LGBTİ+’ların cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimlerine ilişkin ifadeler bakımından özel bir kriter bulunup bulunmadığını da sordu.

“Tutuklanan LGBTİ+’ların cezaevlerinde koğuş yerleştirmesi hangi mevzuata göre yapılıyor?”

Önergede, tutuklanan LGBTİ+’ların ceza infaz kurumlarında koğuş yerleştirmesi, refakat ve güvenlik uygulamalarının hangi mevzuata göre belirlendiği ile ayrımcılığın önlenmesi ve insan onuruna uygun infaz koşullarının sağlanmasına yönelik özel bir izleme ya da denetim mekanizması bulunup bulunmadığı da gündeme taşındı.

Saki, gözaltı ve tutuklama süreçlerinde masumiyet karinesinin korunması ve kişilerin kimlikleri üzerinden damgalanmasının önlenmesi için alınan idari tedbirlerin neler olduğunu sorarken, kamuoyunda tartışma yaratan bu soruşturmalara ilişkin bir değerlendirme çalışmasının yapılıp yapılmadığı sorusunu da Bakanlığa yöneltti.

Soruların tamamı şöyle:

  • Söz konusu soruşturmalarda, kişilerin cinsiyet kimliği veya cinsel yönelimine ilişkin bilgiler herhangi bir biçimde dosyalara yansıtılmış mıdır? Yansıtıldıysa bunun hukuki dayanağı nedir?
  • Bu soruşturmalarda gözaltı ve tutuklama işlemleri öncesinde, sosyal medya paylaşımları veya ihbar içerikli paylaşımlar delil olarak kullanılmış mıdır?
  • Sosyal medya üzerinden LGBTİ+’ları hedef alan ve gözaltı ya da tutuklama çağrısı niteliği taşıdığı ileri sürülen paylaşımlar hakkında Bakanlığınızca herhangi bir inceleme yapılmış mıdır?
  • Son bir yıl içerisinde TCK 216 kapsamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan veya tutuklanan kişilerden kaçı LGBTİ+ kimliğiyle bilinen kişilerdir?
  • “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçunun uygulanmasında, LGBTİ+’ların cinsiyet kimliği veya cinsel yönelimine ilişkin ifadeleri bakımından özel bir değerlendirme kriteri bulunmakta mıdır?
  • Tutuklanan LGBTİ+’ların ceza infaz kurumlarında koğuş yerleştirmesi, refakat uygulamaları ve güvenlik tedbirleri hangi mevzuata göre belirlenmektedir?
  • Ceza infaz kurumlarında bulunan LGBTİ+’ların ayrımcılığa uğramaması, kişi güvenliğinin ve insan onuruna uygun infaz koşullarının sağlanması amacıyla Bakanlığınızca yürütülen özel bir izleme veya denetim mekanizması bulunmakta mıdır?
  • Gözaltı ve tutuklama süreçlerinde masumiyet karinesinin korunması ve kişilerin kimlikleri üzerinden damgalanmasının önlenmesi amacıyla alınan idari tedbirler nelerdir?
  • Kamuoyunda tartışma yaratan bu soruşturmalara ilişkin olarak, ayrımcılık iddialarını da kapsayacak şekilde, Bakanlığınızca yapılmış veya planlanan bir değerlendirme çalışması var mıdır?



Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
GDTM