25/06/2026 | Yazar: Kaos GL

LGBTİ+ dernekleri, NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’ın bugün çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanmasının ardından ortak açıklama yayınladı; Tar’ın derhal serbest bırakılması için çağrı yaptı.

LGBTİ+ derneklerinden ortak açıklama: “Yıldız Tar derhal serbest bırakılsın!” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

LGBTİ+ dernekleri, NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni ve Gazeteci Yıldız Tar’ın bugün çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanmasının ardından ortak açıklama yayınladı; “Yıldız Tar'ın tutuklanması münferit bir yargı kararı değildir. Bu tutuklama; uzun süredir insan hakları savunucularını, gazetecileri, feminist hareketi, LGBTİ+ hareketini ve demokratik muhalefeti hedef alan siyasal baskı rejiminin yeni bir halkasıdır” diyerek Yıldız Tar’ın serbest bırakılması için çağrı yaptı.

Çok sayıda kişinin aynı operasyon kapsamında hedef alınmasının tesadüf olmadığını belirten dernekler, iktidarın güvenlik politikalarını temel hak ve özgürlükleri sınırlandırmanın aracı haline getirdiğini ve toplumsal muhalefeti kriminalize etmeye çalıştığını söyledi; şu ifadeleri kullandı:

“Ankara günlerdir olağanüstü güvenlik uygulamaları altında tutulmaktadır. Ancak hiçbir uluslararası zirve, hiçbir güvenlik gerekçesi; ifade özgürlüğünün, örgütlenme hakkının ve kişi özgürlüğünün askıya alınmasının meşru gerekçesi olamaz. Güvenlik söylemiyle demokratik alanın daraltılması, hukukun üstünlüğünü değil siyasal baskıyı büyütmektedir. Bu süreç, yasaklara rağmen gerçekleştirilen Ankara Onur Yürüyüşü sonrasında başlayan gözaltılarla birlikte değerlendirildiğinde, LGBTİ+ hareketini ve onunla dayanışma içerisinde bulunan tüm demokratik kesimleri hedef alan sistematik bir politikanın parçası olarak okunmalıdır.”

“Tutuklama kararı siyasal bir mesaj niteliği taşıyor”

Dernekler, Tar’ın tutuklanmasının bağımsız haberciliği susturmayı, hak ihlallerinin görünür olmasını engellemeyi ve toplumun haber alma hakkını ortadan kaldırmayı amaçlayan siyasal bir mesaj niteliği taşıdığını vurguladı:

“Yıldız Tar yalnızca bir gazeteci değildir. Yıllardır nefret suçlarını kayıt altına alan, ayrımcılığı görünür kılan, LGBTİ+ların maruz bırakıldığı hak ihlallerini belgeleyen ve kamuoyunu bilgilendiren bir insan hakları savunucusudur. Onun tutuklanması yalnızca kişisel özgürlüğünün elinden alınması anlamına gelmemektedir. Bu karar, bağımsız haberciliği susturmayı, hak ihlallerinin görünür olmasını engellemeyi ve toplumun haber alma hakkını ortadan kaldırmayı amaçlayan siyasal bir mesaj niteliği taşımaktadır. Gazetecilerin cezalandırıldığı bir ülkede toplum gerçeğe ulaşamaz. İnsan hakları savunucularının hedef gösterildiği bir ülkede eşitlikten ve demokrasiden söz edilemez.”

 “İnsan hakları mücadelesi yargı kararlarıyla susturulamaz”

Mücadeleye devam edeceğini açıklayan dernekler, “İnsan hakları mücadelesi yargı kararlarıyla susturulamaz” diyerek Tar’ın derhal serbest bırakılması için çağrı yaptı:

“Son yıllarda LGBTİ+lar sistematik biçimde nefret kampanyalarının hedefi haline getirilmektedir. İktidarın "Aile Yılı" politikaları, nefret söylemini kurumsallaştıran yasal hazırlıklar, toplantı ve gösteri yasakları, derneklere yönelik kapatma girişimleri ve sürekli hedef göstermeler; LGBTİ+ hareketinin kamusal alandan tasfiye edilmesini amaçlayan daha geniş bir siyasal stratejinin parçalarıdır. Yıldız Tar'ın tutuklanması da bu siyasal iklimden bağımsız değildir. LGBTİ+ haklarını savunan bir gazetecinin özgürlüğünden mahrum bırakılması; yalnızca bir kişiye yönelik değil, bütün LGBTİ+ hareketine, bağımsız medyaya ve insan hakları mücadelesine verilmek istenen bir gözdağıdır. Ancak biliyoruz ki hakikat tutuklanamaz. Dayanışma kriminalize edilemez. İnsan hakları mücadelesi yargı kararlarıyla susturulamaz.”


Açıklamanın tamamı şöyle:

Yıldız Tar Derhal Serbest Bırakılsın!

Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni, gazeteci ve LGBTİ+ hak savunucusu yol arkadaşımız Yıldız Tar, 7–8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde yapılan ev baskınlarında gözaltına alınmasının ardından tutuklandı.

Yıldız Tar'ın tutuklanması münferit bir yargı kararı değildir. Bu tutuklama; uzun süredir insan hakları savunucularını, gazetecileri, feminist hareketi, LGBTİ+ hareketini ve demokratik muhalefeti hedef alan siyasal baskı rejiminin yeni bir halkasıdır.

NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen operasyonlarda 209 kişi gözaltına alındı. Kadın hakları savunucuları, LGBTİ+ aktivistleri, avukatlar, akademisyenler, sendika ve emek örgütü temsilcileri, gençler ve demokratik kitle örgütlerinden çok sayıda kişinin aynı operasyon kapsamında hedef alınması tesadüf değildir. Bu tablo, iktidarın güvenlik politikalarını temel hak ve özgürlükleri sınırlandırmanın aracı haline getirdiğini ve toplumsal muhalefeti kriminalize etmeye çalıştığını bir kez daha göstermektedir.

Ankara günlerdir olağanüstü güvenlik uygulamaları altında tutulmaktadır. Ancak hiçbir uluslararası zirve, hiçbir güvenlik gerekçesi; ifade özgürlüğünün, örgütlenme hakkının ve kişi özgürlüğünün askıya alınmasının meşru gerekçesi olamaz. Güvenlik söylemiyle demokratik alanın daraltılması, hukukun üstünlüğünü değil siyasal baskıyı büyütmektedir.

Bu süreç, yasaklara rağmen gerçekleştirilen Ankara Onur Yürüyüşü sonrasında başlayan gözaltılarla birlikte değerlendirildiğinde, LGBTİ+ hareketini ve onunla dayanışma içerisinde bulunan tüm demokratik kesimleri hedef alan sistematik bir politikanın parçası olarak okunmalıdır.

Gazeteciliği susturmaya çalışıyorlar

Yıldız Tar yalnızca bir gazeteci değildir. Yıllardır nefret suçlarını kayıt altına alan, ayrımcılığı görünür kılan, LGBTİ+ların maruz bırakıldığı hak ihlallerini belgeleyen ve kamuoyunu bilgilendiren bir insan hakları savunucusudur.

Onun tutuklanması yalnızca kişisel özgürlüğünün elinden alınması anlamına gelmemektedir. Bu karar, bağımsız haberciliği susturmayı, hak ihlallerinin görünür olmasını engellemeyi ve toplumun haber alma hakkını ortadan kaldırmayı amaçlayan siyasal bir mesaj niteliği taşımaktadır.

Gazetecilerin cezalandırıldığı bir ülkede toplum gerçeğe ulaşamaz. İnsan hakları savunucularının hedef gösterildiği bir ülkede eşitlikten ve demokrasiden söz edilemez.

LGBTİ+ hareketini hedef alan politikaların parçasıdır

Son yıllarda LGBTİ+lar sistematik biçimde nefret kampanyalarının hedefi haline getirilmektedir. İktidarın "Aile Yılı" politikaları, nefret söylemini kurumsallaştıran yasal hazırlıklar, toplantı ve gösteri yasakları, derneklere yönelik kapatma girişimleri ve sürekli hedef göstermeler; LGBTİ+ hareketinin kamusal alandan tasfiye edilmesini amaçlayan daha geniş bir siyasal stratejinin parçalarıdır.

Yıldız Tar'ın tutuklanması da bu siyasal iklimden bağımsız değildir. LGBTİ+ haklarını savunan bir gazetecinin özgürlüğünden mahrum bırakılması; yalnızca bir kişiye yönelik değil, bütün LGBTİ+ hareketine, bağımsız medyaya ve insan hakları mücadelesine verilmek istenen bir gözdağıdır.

Ancak biliyoruz ki hakikat tutuklanamaz. Dayanışma kriminalize edilemez. İnsan hakları mücadelesi yargı kararlarıyla susturulamaz.

Hak savunuculuğu suç değildir

Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri ifade özgürlüğünü, basın özgürlüğünü, örgütlenme hakkını ve insan hakları savunucularının korunmasını güvence altına almaktadır. Devletin yükümlülüğü gazetecileri ve hak savunucularını cezalandırmak değil, onların güvenli biçimde çalışmalarını sağlamaktır.

Demokratik toplumun ölçütü; eleştirel seslerin susturulması değil, özgürce konuşabilmesidir.

Çağrımızdır

Biz aşağıda imzası bulunan kurumlar olarak;

  • Yıldız Tar'ın derhal serbest bırakılmasını,

  • Gözaltı ve tutuklamalara dayanak yapılan hukuka aykırı uygulamalardan vazgeçilmesini,

  • Gazetecilik faaliyetlerinin, insan hakları savunuculuğunun ve demokratik örgütlenme çalışmalarının kriminalize edilmesine son verilmesini,

  • İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve örgütlenme hakkının güvence altına alınmasını talep ediyoruz.

Gazetecileri, hak savunucularını, feministleri, avukatları, akademisyenleri, sendikaları, emek örgütlerini ve demokratik muhalefeti hedef alan baskı politikalarına karşı dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz.

Çünkü biliyoruz ki bugün Yıldız Tar'ın özgürlüğüne yönelen saldırı, hepimizin temel hak ve özgürlüklerine yönelmiştir.

Yıldız Tar yalnız değildir.

Gazetecilik suç değildir.

LGBTİ+ hak savunuculuğu suç değildir.

Hak savunuculuğu suç değildir.

Yıldız Tar derhal serbest bırakılsın!

İmzacı kurumlar

17 Mayıs Derneği

20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği

Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER)

Genç LGBTİ+ Derneği

HEVİ LGBTİ+ Derneği

Kaos GL Derneği 

Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği

Lambdaistanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği

LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG)

Mersin 7 Renk LGBTİ+ Dayanışma Derneği

Muamma LGBTİ+ Eğitim Araştırma ve Dayanışma Derneği

Özgür Renkler Derneği

Pembe Hayat Derneği

Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD)

ÜniKuir Derneği




Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, aile, siyaset, anayasa, dava, trans, lgbti, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, örgütlenme özgürlüğü
İstihdam