02/04/2026 | Yazar: Kaos GL
15 LGBTİ+ Derneği, Türkiye’nin ilk açık kimlikli trans kadın doktoru Larin Kayataş’ın mesleğinden ikinci kez men edilmesine ve hakkında hapis istemiyle ceza davası açılmasına yayınladıkları ortak açıklama ile tepki gösterdi.
15 LGBTİ+ derneği, Türkiye’nin ilk açık kimlikli trans kadın doktoru Larin Kayataş’ın mesleğinden ikinci kez men edilmesinin ve hakkında hapis istemiyle ceza davası açılmasının ardından ortak açıklama yayınladı; “Emeğimizden de kimliğimizden de vazgeçmiyoruz, Dr. Larin Kayataş’ın yanındayız” diyerek sürece tepki gösterdi.
Kayataş’a yönelik saldırının münferit bir idari işlem değil; sistematik bir transfobik devlet şiddeti olduğunu söyleyen dernekler, şu ifadeleri kullandı:
“Sağlık Bakanlığı, trans kadın doktor Larin Kayataş üzerinden tüm trans varoluşuna karşı bir “toplumsal tecrit” operasyonu yürütmektedir. Mahkeme kararlarını hiçe sayan, hukuku gözardı eden ve bir hekimi kimliği yüzünden işsiz, aşsız, güvencesiz bırakmaya yeminli bu zihniyeti reddediyoruz!”
“Transları kamusal alandan silme ve sosyal ölüme mahkum etme girişimi”
Dernekler, bir hekimi hapis istemiyle yargılatmanın transları kamusal alandan silme ve sosyal ölüme mahkum etme girişimi olduğunu belirterek açıklamasını sürdürdü:
“Sağlık Bakanlığı, halkın sağlığıyla ilgilenmek yerine, bir doktorun etek boyunun çetelesini tutmuş; 924 sayfalık bir raporla özel hayatı suç unsuru haline getirmeye çalışmıştır. 10 yıllık emeği bir kenara itip; bir hekimi hapis istemiyle yargılatmak, transları kamusal alandan silme ve "sosyal ölüme" mahkûm etme girişimidir.”
“Dr. Larin Kayataş yalnız değildir”
“Buradayız, alışın” diyen dernekler, Kayataş’ın maruz bırakıldığı hukuksuzluğun bu ülkedeki her LGBTİ+’nın çalışma hakkına yönelik bir darbe olduğunu vurguladı:
“Dr. Larin Kayataş yalnız değildir. Onun maruz kaldığı bu hukuksuzluk; bu ülkede emeğiyle var olmaya çalışan her trans kadının, her LGBTİ+’nın çalışma hakkına indirilmiş bir darbedir. Transların sadece "belli" işlerde çalışmasına izin veren, aksi durumda ise onları yargı ve ihraç kıskacına alan bu sömürü düzenine geçit vermeyeceğiz.”
Dernekler, “Trans hakları insan haklarıdır, yaşasın trans dayanışması!” diyerek taleplerini şöyle sıraladı:
- Dr. Larin Kayataş üzerindeki yargı tacizi derhal son bulmalı, asılsız davalar geri çekilmelidir!
- Mahkeme kararları uygulanmalı, Larin derhal görevine iade edilmelidir!
- Bir hekimi kimliği nedeniyle takip eden, fişleyen ve çalışma hakkını gasp eden sorumlular hakkında yasal işlem başlatılmalıdır!
- Larin’in neşesini, kimliğini ve hekimlik onurunu sizin transfobik nefretinize kurban etmeyeceğiz. Maddi, manevi ve hukuki tüm süreçlerde yol arkadaşımızın yanındayız.
İmzacı kurumlar
17 Mayıs Derneği, 20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği, Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği (GALADER), Genç LGBTİ+ Derneği, HEVİ LGBTİ+ Derneği, Mersin 7 Renk LGBTİ+ Derneği, Muamma LGBTİ+ Eğitim Araştırma ve Dayanışma Derneği , Özgür Renkler Derneği, Pembe Hayat Derneği, Kaos GL Derneği, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği, Lambdaistanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği, Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD), ÜniKuir Derneği, LGBTİ+ Aileleri ve Yakınları Derneği (LİSTAG)
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, çalışma hayatı, aile, sağlık, siyaset, anayasa, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, genel ahlak
