16/04/2026 | Yazar: Kaos GL

Karin Karakaşlı ve Nedime Erdoğan, babalardan LGBTİ+ evlatlarına, LGBTİ+’lardan babalarına mektuplardan oluşan “Birlikte Büyümek” kitabı üzerine Kadın İşçi’den Derya Kap’a konuştu.

Karin Karakaşlı ve Nedime Erdoğan Kadın İşçi’ye konuştu: “Birlikte Büyümek kitabı, başka türlü bir hayatın kanıtı” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği’nin (GALADER) yeni kitabı “Birlikte Büyümek”, babalardan LGBTİ+ evlatlarına, LGBTİ+’lardan babalarına mektuplardan oluşuyor.

Kitabın editörlerinden Karin Karakaşlı ve GALADER’den Nedime Erdoğan, “Birlikte Büyümek” kitabı üzerine Kadın İşçi’den Derya Kap’a konuştu.

Karakaşlı, “Aile Yılı” ilanıyla “makbul aile” tanımının şekillendiği dönemde, çalışmayı bir “hakikat tescili” olarak gördüğünü söyledi, süreci şöyle anlattı:

“Gerek babalar gerekse evlatlar çok gönlü zengin ve dürüst davranarak milatlarını paylaştı. Evlatların hikâyelerinde yarım kalmış, hiç açılınamamış, boşluğu varlığından önde giden babalara seslenişler de var. Burada ton yer yer daha sert ve bir o kadar sahici. Babalar ise sadece evlatlarıyla konuşmakla kalmıyor, babalık öncesi kendi benliklerini de anımsıyor. Bu açıdan bir kuşaklararasılık da mevcut.”

Erdoğan ise kitabın “makbul aile” modeline açık bir itiraz niteliği taşıdığını belirterek ailenin politik bir yapı olduğunu kaydetti:

“Aile dediğimiz şey sadece özel alana ait bir mesele değil. Aile, politik olarak tanımlanan, sınırları çizilen belirli bir kalıba sokulmaya çalışılan bir yapı.”

“LGBTİ+ evlatların hikâyesine eşlik de ağırlıklı olarak hep anneler üzerinden ilerledi”

Açılma süreçlerinde babanın yerini anlatan Karakaşlı, şöyle dedi:

“Emek odaklı pek çok alan gibi LGBTİ+ evlatların hikâyesine eşlik de ağırlıklı olarak anneler üzerinden ilerledi hep. LİSTAG ve GALADER gibi LGBTİ+ aile derneklerinin çalışmalarında, bireysel mücadele örneklerinde kadınlar, anneler hep ön safta. Baba genel olarak suskun otorite figürü olarak konumlanan bir rol.”

Kitabın, “başka türlü bir hayatın” kanıtı niteliğinde olduğunu vurgulayan Erdoğan; aynı zamanda kitabın sevginin yollarını açan küçük alanlar yarattığını anlattı, şu ifadeleri kullandı:

“Beni en çok etkileyen, bir babanın yıllarca kuramadığı cümleyi bir mektupta kurabilmesiydi. Gündelik hayatta söylenemeyen bir ‘seni seviyorum’un, bir metin içinde yer bulmasıydı. İnsanlar sevgisizliğinden değil bazen de bunu nasıl göstereceklerini bilmediklerinden susuyor. Bu kitap o yolları açan küçük bir alan yaratıyor.”

Haberin tamamını okumak için tıklayın.


Etiketler: insan hakları, medya, kültür sanat, yaşam, aile, siyaset, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
Kaos