02/06/2026 | Yazar: Berfu Şeker

Kaos GL, toplumsal cinsiyete dayalı kalıp yargıların önlenmesi için CEDAW’ı güncelleyen genel tavsiye kararı taslağına katkı sundu.

Kaos GL’den CEDAW Komitesi’ne: "Kalıp yargıların ortadan kaldırılması için biyolojik özcülüğe karşı tavır alınmalı " Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’nin (CEDAW) Komitesi toplumsal cinsiyete dayalı kalıp yargıların önlenmesi için sözleşmeyi güncelleyen 41 numaralı yeni genel tavsiye kararı taslağına Kaos GL resmi görüş sundu. Kaos GL, katkı metninde bakım emeğinden muğlak genel ahlak ve sansür yasalarına, yargıdaki hetero-patriyarkal bakış açısından seks işçilerinin haklarına kadar pek çok alanda metni ilerletmek öneriler verdi. 

Kaos GL, taslak metnin genel geçer hak söylemlerini bir adım ileriye taşıyarak doğrudan devlet aklını, patriyarkal emek sömürüsünü ve görünmeyen (de facto) kurumsal engelleri hedef alan somut yapısal öneriler getirdi:

●      Biyolojik özcülüğe karşı "toplumsal cinsiyet" tanımı: Kaos GL, kadınların ve LBTİ+ kadınların haklarına yönelik biyolojik özcülük üzerinden yükselen saldırılara karşı net bir duruş sergiledi. Ayrımcılığın yapısal kökleriyle mücadele edebilmek için metindeki söylemin "toplumsal olarak inşa edilmiş toplumsal cinsiyet (socially constructed gender)" zeminine oturtulmasını talep etti. Ayrıca metindeki ifadelerin "cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, cinsiyet özellikleri ve cinsiyet ifadesi" (SOGIESC) terminolojisine uygun şekilde güncellenmesini önerdi.

●      Bakım emeği, ücretsiz emek ve "esnek çalışma" tuzağı: Dernek, feminist ekonomi politiğin en temel unsurlarını BM metnine taşıdı. Ücretsiz bakım emeğinin orantısız yükü nedeniyle kadınların kariyer basamaklarından dışlandığını ve güvencesiz, kayıt dışı ucuz işgücü haline getirildiğini vurguladı. Devletlerin "esnek veya uzaktan çalışma" politikalarını teşvik ederken, bu modellerin ev içi yükleri kalıcı hale getirmemesi ve kadınların mesleki olarak dışlanmaması için sıkı şekilde izlenmesini şart koştu. Kadınları eve hapseden modeller yerine, ekonomik özerkliği garanti eden bağımsız/bireysel sosyal koruma politikaları ve kamusal bakım hizmetleri talep etti.

●      "Genel ahlak" silahının ve sansürün ifşası: Devletlerin medya, dijital alan ve kamu düzeni denetimi yaparken "genel ahlak", "müstehcenlik", "kamu düzeni", "ailenin korunması" veya "çocukları koruma" gibi muğlak, sınırları belirsiz kavramların yasalara taşındığında nasıl bir silaha dönüştürdüğünü açıkça belgeledi. Bu muğlak kavramların LBTİ+ kadınları, çeşitlilik içeren aile yapılarını ve kadınların bedensel özerkliklerini dijital/medya alanlarından silmek, sansürlemek ve cezalandırmak için bir "kılıf" olarak kullanılmasına karşı net bir hukuki şerh düşülmesini talep etti.

●      Sağlığa erişimde fiili engeller ve trans hakları: Yasal mevzuatların ötesine geçerek uygulamadaki pratik bürokrasiyi masaya yatıran Kaos GL, transların hormon terapisine ve cinsiyet uyum süreçlerine erişiminin önündeki kurumsal, finansal ve idari  engellerin kaldırılmasını önerdi. Sağlık hizmetlerinin patolojileştirmeden uzak, damgalamadan arınmış ve öz-beyan (self-determination) esaslı olarak evrensel bir hak şeklinde sağlanmasını istedi. Ayrıca, cinsel sağlık, üreme sağlığı ve hakları bakımından çokça göz ardı edilen  metne "menopoz" ifadesinin de eklenmesini sağladı.

●      Seks işçilerinin emek haklarının tanınması: Metnin terminolojik olarak hak temelli literatüre uyarlanmasını amaçlayan Kaos GL, taslaktaki "fuhuşun sömürülmesi" ibaresinin doğrudan "seks işçiliğinin sömürülmesi" (exploitation of sex work) olarak değiştirilmesini önerdi. Böylece rızaya dayalı yetişkin seks işçiliği ile insan ticaretinin net olarak ayrılmasını ve seks işçilerinin emek hakları olan özneler olarak tanınmasını savundu.

●      Yargıda toplumsal cinsiyet ayrımcılığına karşı somut yaptırımlar: Adalete erişim konusunda genel geçer "eğitim" çağrılarının ötesine geçen Kaos GL, çok somut ve bağlayıcı bir mekanizma teklif etti. Özellikle kadına yönelik şiddet davalarında, kararlarında "toplumsal cinsiyete dayalı önyargısı (gender bias)" tespit edilen hakimlere doğrudan somut yaptırımlar uygulanmasını ve bu durumun yargıçların mesleki yeterlilik kriterinin ayrılmaz bir parçası sayılmasını talep etti.

CEDAW GR 41 süreci, uluslararası insan hakları standartlarının korunması ve ilerletilmesi açısından kritik bir eşik. Karşıt devletlerin ve aktörlerin metni güçsüzleştirme hamlelerine karşı, Kaos GL'nin sunduğu yapıcı, somut, sosyo-ekonomik ve kesişimsel öneriler, uluslararası alanda LGBTİ+ haklarının feminist bir perspektiften çok daha kapsayıcı bir kimliğe bürünmesine katkıda bulunuyor.

Karşıt girişimler: metni güçsüzleştirme çabaları

Kaos GL’nin ve uluslararası feminist ve insan hakları örgütlerinin bu ilerletme ve kapsayıcılık arayışlarının karşısında, muhafazakar devletlerin ve bazı kurumsal aktörlerin CEDAW metnini geriye götürmeye ve hak standartlarını zayıflatmaya çalıştığı görülüyor:

●      Katar, Umman ve Suudi Arabistan, taslak metinden "cinsel yönelim", "cinsiyet kimliği" ve "LBTI" gibi ifadelerin bütünüyle çıkarılmasını talep etti.

●      Mısır ve bazı Körfez ülkeleri, devletlerin CEDAW yükümlülüklerinin "kültürel değerler, dini hassasiyetler ve ailenin korunması" çerçevesinde esnetilmesini savundu. Çok eşliliğin (poligami) zararlı bir uygulama olarak tanımlanmasına dini gerekçelerle itiraz edilirken; kürtajın suç olmaktan çıkarılmasına ve kapsamlı cinsellik eğitimine karşı çıkıldı.

●      BM Kadına Yönelik Şiddet Özel Raportörü Reem Alsalem de sürece yönelik olumsuz müdahalelerde bulundu. Alsalem, trans dışlayıcı hareketlerle paralel bir yaklaşımla, metindeki "toplumsal cinsiyet" kavramının tamamen silinmesini ve yerine yalnızca biyolojik "cinsiyet" ifadesinin getirilmesini önerdi. Trans ve interseks haklarını daraltan, kadınlığı sadece biyolojik bir gerçekliğe indirgeyen bir çerçeveyi savundu.

CEDAW nedir ve neden önemlidir?

Türkiye'nin de taraf olduğu  CEDAW (Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi), 1979 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen ve "Kadın Haklarının Uluslararası Anayasası" olarak kabul edilen en temel uluslararası belgedir. Sözleşme, devletleri kadınlara yönelik ayrımcılığı sonlandırmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve yasal/fiili engelleri kaldırmakla yükümlü kılıyor.

Sözleşme’nin devletler tarafından nasıl uygulandığını denetleyen CEDAW Komitesi’nin yayınladığı "Genel Tavsiye Kararları" ise sözleşme maddelerinin değişen dünya koşullarına (dijitalleşme, yeni sömürü biçimleri, krizler) göre nasıl yorumlanması gerektiğini belirleyen ve devletler için bağlayıcı kılavuz niteliği taşıyan hukuki metinlerdir. 41 No'lu Genel Tavsiye Kararı (GR 41) taslağı da doğrudan "toplumsal cinsiyet kalıp yargıları ve eşitsiz güç ilişkilerinin ortadan kaldırılması" başlığına odaklanıyor.

Birleşmiş Milletler'in bu yeni ve tarihi taslak metni, son dönemde küresel düzeyde "toplumsal cinsiyet" kavramı etrafında yürütülen tartışmaların karşı karşıya geldiği en önemli zeminlerden biri haline geldi.


Etiketler: insan hakları, kadın, siyaset, dünyadan, özel haber, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
İstihdam