16/06/2026 | Yazar: Kaos GL
Komite, sosyal medya hesaplarından yayınladığı açıklamada “Renklerimizi hedef alan bu sistemi yıkana kadar yeniden başlatıyoruz" dedi.
14. İzmir LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi, bu seneki onur haftasının temasını “Yeniden Başlatıyoruz” olarak açıkladı.
Komite, sosyal medya hesaplarından yayınladığı açıklamada “Renklerimizi hedef alan bu sistemi yıkana kadar yeniden başlatıyoruz. Aramızdan koparılan arkadaşlarımızın tutamadığımız yasıyla, onlara duyduğumuz özlemle, öfkemizle ve bizden sonra gelecek lubunyalara özgürce var olabilecekleri bir coğrafya ve kent bırakma ısrarıyla, varoluşlarımızı yok etmeyi amaçlayan ilan edilmiş savaşta önümüze koyulan her engeli aşıyoruz” dedi.
Komite açıklamasında, iktidarın “makbul aile”, “makbul vatandaş”, “makbul kadın” ve “makbul yaşam” gibi tanımlarla toplumu tek tipleştirmeye çalıştığını söyledi; LGBTİ+’ların hedef gösterildiğini belirterek Aile Yılı politikalarına ve LGBTİ+ düşmanı yargı paketlerine dikkat çekti:
“Bizim için hep “yok” dediler, bizim fıtratımıza ters, "bizde olmaz, olamaz" dediler. Sokaklarımızı yasaklarla çevirdiler. Haklarımızı hedef gösterdiler. Hayatlarımıza müdahale ettiler. Mahkemelerde, meclis kürsülerinde, televizyon ekranlarında ve sosyal medyada nefret siyaseti ürettiler. Varlığımızı tartışmaya açtılar, kimliklerimizi terörize etmeye uğraştılar. Bizi yalnızlaştırmak, görünmez kılmak istediler. Biz ise her defasında mücadeleye devam ettik. “Bitti” dedikleri noktada yeniden başlattık. Çünkü bizim mücadelemiz yalnızca kazanımların değil, tüm engellere rağmen yeniden ayağa kalkmanın da tarihidir. Her yasaktan sonra yeni bir söz kurmanın, her baskıdan sonra yeniden örgütlenmenin, her kayıptan sonra yaşamı yeniden savunmanın tarihidir. Bugün Türkiye’de iktidarın kurmaya çalıştığı toplumsal düzen, farklılıkları tehdit olarak gören bir anlayış üzerine yükseliyor. “Makbul aile”, “makbul vatandaş”, “makbul kadın” ve “makbul yaşam” tanımlarıyla toplum tek tipleştirilmeye çalışılırken; bizleri, lubunyaları sistematik biçimde hedef gösteriyorlar. Önümüzdeki on yılı kapsadığı ilan edilen “Aile Yılı” bizleri toplumun gözünde düşmana dönüştürmek için bir silah olarak kullanılıyor. Yargı paketleriyle ve idari düzenlemelerle temel hak ve özgürlükler daraltılmaya çalışılırken nefret söylemi kamusal alanda meşrulaştırılıyor. Faşizm kendini var etmek için bedenlerimizi, kimliklerimizi, yaşamlarımızı hedef alıyor.”
“Lubunyaların var olmasını engelleyecek hiçbir güç yoktur”
LGBTİ+ mücadelesinin, engellerle karşılaştığında yeniden haykıran bir yaşam iradesi olduğunu vurgulayan komite, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Trans cinayetleri, nefret saldırıları, cezaevlerinde işkence, ayrımcılık, yoksulluk ve intiharlar; bu nefret politikalarının sonucu. Her kaybımız, aramızdan eksilen her arkadaşımızın sorumlusu nefret siyasetinden beslenen iktidarınız. 12. Yargı paketiyle getirilmek istenen düzenlemeler de tüm bunların artmasına sebep olacak, nefreti kurumsallaştıracak bir adım. Fakat hiçbir şey bitmedi. Bu topraklarda bizler baskının karşısında direnişin tarihini yazdık. Yasaklanan yürüyüşlerin ardından meydanlara her zaman yeniden döndük. Çatlaklardan sızdık, baskılanan alanların yerine başkalarını yeniden kurduk. Örgütlenme özgürlüğümüze saldırdınız, sahip çıktık, yeniden, daha güçlü örgütlendik. Çünkü mücadelemiz bir başlangıç ve bitiş çizgisine sahip değil; her engelle karşılaştığında yeniden haykıran bir yaşam iradesidir. Çünkü lubunyalar var oldukça mücadelemiz de var olacaktır ve dünyada lubunyaların varolmasını engelleyecek hiçbir güç yoktur.”
“Renklerimizi hedef alan bu sistemi yıkana kadar yeniden başlatıyoruz”
Komite, mücadeleye devam edeceğini ifade etti; baskı, nefret ve yasaklara karşı çıkacağını belirterek açıklamasını sonlandırdı:
“İzmir LGBTİ+ Onur Haftası olarak temamızı açıklıyoruz: Yeniden Başlatıyoruz! Renklerimizi hedef alan bu sistemi yıkana kadar yeniden başlatıyoruz. Aramızdan koparılan arkadaşlarımızın tutamadığımız yasıyla, onlara duyduğumuz özlemle, öfkemizle ve bizden sonra gelecek lubunyalara özgürce var olabilecekleri bir coğrafya ve kent bırakma ısrarıyla, varoluşlarımızı yok etmeyi amaçlayan ilan edilmiş savaşta önümüze koyulan her engeli aşıyoruz. Yeniden başlatırken yenileniyoruz; dayanışıyoruz, öğreniyoruz, her adımda bir sonraki adım için de hazırlanıyoruz. Yorulduğumuzda yeniden birbirimize tutunuyoruz; örgütlülüğümüzden güç alıyoruz. Umutsuzluğa düştüğümüzde bu coğrafyadaki lubunyaların direnerek kazandıklarını hatırlıyor, bu mirastan aldığımız ilhamla yeniden umudu yeşertiyoruz. Bu yıl, Onur Haftası’nda bir kez daha sesimizi yükseltiyoruz: LGBTI+’lar olarak zincirlerimizden başka kaybedecek bir şeyimiz kalmadı. Kazanacağımız ise onurlu bir yaşam var. Varoluşlarımızdan, haklarımızdan, aşkımızdan, aşksızlığımızdan, öfkemizden, neşemizden, umudumuzdan… Vazgeçmiyoruz. Baskı, nefret ve yasaklarla kurdukları oyunun kurallarını reddediyoruz.”
Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, aile, siyaset, onur yürüyüşü, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, yargı paketi, örgütlenme özgürlüğü
