21/04/2026 | Yazar: Kaos GL

İHD, transların maruz bırakıldığı hak ihlalleri ve TOBB ETÜ yurtlarında intihar eden trans öğrenci Arya için Onur Nöbeti’ndeydi; açıklamada “Arya'nın intiharının politik olduğunu ifade ediyor, devleti trans karşıtı politikalara derhal son vermeye çağırıyoruz” denildi.

İHD’den Onur Nöbeti: “Arya'nın ölümü aydınlatılsın, hormon kısıtlamaları kaldırılsın!” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Fotoğraf: ÜniKuir

İnsan Hakları Derneği (İHD), bugün (21 Nisan) transların maruz bırakıldığı hak ihlalleri ve TOBB ETÜ yurtlarında intihar eden trans öğrenci Arya için Onur Nöbeti’ndeydi.

11. Onur Nöbeti’nde yapılan açıklamada, “İnsan Hakları Derneği olarak Arya'nın intiharının politik olduğunu açıkça ifade ediyor, devleti trans karşıtı politika ve uygulamalara derhal son vermeye, nefret üreten resmi dili terk etmeye, ayrımcılığı önleyici somut mekanizmalar kurmaya ve sorumlular hakkında etkili işlem yapmaya çağırıyoruz” denildi.

Arya’nın intiharının, iktidarın sürdürdüğü nefret politikalarıyla ilişkili olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

“Bundan bir süre önce TOBB ETÜ yurtlarında kalan trans öğrenci Arya yaşamına son verdi. Arya'nın bu eyleminin arkasında LGBTİ+ların maruz bırakıldığı dışlanma, yalnızlaştırma ve korumasızlığın, ayrıca son aylarda peş peşe gündeme gelen yargı paketlerindeki LGBTİ+ karşıtı maddelerin fiilen uygulanmaya başlanmış olmasının getirdiği ruhsal çöküntünün olduğunu biliyoruz. Arya’nın yaşamını yitirmesi münferit bir olay olarak ele alınamaz. Arya’nın ardından ortaya çıkan öğrenci anlatımları, sosyal medyadaki yorumlar ve paylaşımlar; sistematik zorbalığı, dışlanmayı, güvensizliği ve kurumsal ihmali işaret etmektedir. Bir öğrencinin yaşamını yitirmesine giden süreçte yaşananlar görmezden gelinemez, sıradanlaştırılamaz, örtbas edilemez. Arya'nın yaşamına son vermesi, tamamen iktidarın sürdürdüğü nefret politikalarıyla ilgilidir.”

“İktidar, LGBTİ+’lara karşı düşmanlık yaratmak için elinden geleni yapıyor”

Açıklamada, transların cinsiyet uyum süreçlerine yönelik ihlallere de dikkat çekildi:

“İktidar, son on yıldır toplumla LGBTİ+'lara karşı nefret ve düşmanlık yaratmak için elinden geleni yapmaktadır. Bunun için bütün imkanlarını kullanmakta, diyanet işlerinden aile bakanlığına kadar pek çok kamu kurum ve kuruluşunun kaynaklarını seferber etmekte, marjinal grupların militanlarının katıldığı nefret yürüyüşleri organize etmekte, bir ahlâki panik dalgası yaratarak LGBTİ+'ları toplumun içinde bulunduğu derin sosyal ve ekonomik krizin sorumlusu ilan ederek hedef göstermeye çalışmaktadır. Bütün bunları yaparken transların beden uyum süreçleri özellikle hedef alınmaktadır. Kanunda "cinsiyet değiştirme" yaşının 18 olarak belirlenmesine rağmen bu yaş sınırı keyfi olarak 21'e çıkartılmıştır, şimdi de yeni yargı paketi ile yaş sınırının 25'e çekileceği konuşulmaktadır. Bunun gerekçesi olarak da, kişinin kendi bedeni hakkında karar verecek olgunluğa 18 yaşında ulaşamayacağı iddia edilmektedir. 18 yaşına girmiş insanların evlenerek aile kurabilecek, askere alınarak burada ölecek ve öldürecek, iş kurarak işçi çalıştırabilecek olgunluğa sahip olduğu kabul edilirken, kendi bedeni hakkında bu kararı veremeyecek olmasının arkasında politik sebeplerin, LGBTİ+ nefretinin bulunduğu çok açıktır.”

“Transların hormona erişimi fiilen engelleniyor”

Transların hormona erişim hakkının fiilen engellendiğini vurgulayan açıklamada; Hormon Hakkım Kolektifi’nin dün Sağlık Bakanlığı önünde polis ablukasına alınması hatırlatıldı, şu ifadelere yer verildi:

“Keza aynı şekilde transların kullandığı hormonlara da çeşitli kısıtlamalar getirilmiş, farklı bürokratik aşamalar sonucu alınabilecek reçeteye bağlanmış, 21 yaş altı transların hormona erişmesi tamamen imkansız hale getirilirken, şimdi de e-reçete sisteminde F64 (Transseksüalizm) tanı kodu girildiğinde hormon ilaçlarının yazılmasının teknik olarak engellendiği veya "uygun tanı değil" uyarıları verildiği, yani hangi yaşta olursa olsun, transların hormona erişmesinin fiilen engellendiği bildirilmektedir. Dün Hormon Hakkım Kolektifi, F64 tanı koduyla yazılan reçetelerin neden işleme konulmadığına dair dilekçe vermek için Sağlık Bakanlığı'na gitti, ancak polis engellemesi ve ablukasıyla karşılaştı. Uzun tartışmalar sonucunda DEM Parti milletvekili Özgül Saki'nin dilekçeleri teslim etmesine izin verildi. Yurttaşların dilekçe verme hakkı gibi temel bir haklarından bile mahrum bırakılmaları, şüphesiz insan haklarına tamamen aykırı bir durumdur. Bu temel hakkın dahi engellenmesi son derece endişe vericidir; dün polise bu engelleme emrini verenler hakkında derhal soruşturma açılmalıdır.”

“Transların geleceğini savunmaya devam edeceğiz”

Açıklamada, LGBTİ+ varoluşunun damgalanmasının açık bir insan hakkı ihlali olduğu belirtildi; nefret politikalarının Türkiye’nin de imzacı olduğu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile açıkça çeliştiği ifade edildi:

“Şunu tekrar tekrar hatırlamak ve hatırlatmak gerekir: Türkiye Cumhuriyeti'nin de imzacısı olduğu Dünya Sağlık Örgütleri kararlarına göre, LGBTİ+ varoluşu bir hastalık değildir. Tamamen doğal bir durumdur ve insanların cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim çeşitliliği yelpazesinin bir parçasıdır. LGBTİ+ varoluşunun sapkın, ahlaksız vb. biçimlerde damgalanması, dışlanması, ayrımcılığa uğratılması açık birer insan hakkı ihlalidir. Özellikle transların hayatını zindan eden, çaresizlik içinde bırakarak intihara sürüklenmelerine neden olan nefret politikaları, yine Türkiye Cumhuriyeti'nin imzacısı olduğu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile de açık bir çelişki halindedir. İnsan Hakları Derneği olarak Arya'nın intiharının politik olduğunu açıkça ifade ediyor, devleti trans karşıtı politika ve uygulamalara derhal son vermeye, nefret üreten resmi dili terk etmeye, ayrımcılığı önleyici somut mekanizmalar kurmaya ve sorumlular hakkında etkili işlem yapmaya çağırıyoruz. Arya’yı saygıyla anıyor; transların yaşam hakkını, onurunu ve geleceğini savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz. Be trans jiyan nabe! Trans hakları insan haklarıdır!”


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, nefret suçları, eğitim, aile, sağlık, siyaset, sağlık hakkı, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, örgütlenme özgürlüğü
Kaos