08/07/2026 | Yazar: Kaos GL
İnsan Hakları Derneği, Anayasa Mahkemesi’nin HPV aşısının SGK tarafından karşılanmamasında hak ihlali olmadığına yönelik kararına tepki gösterdi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi, sosyal medya hesaplarından yayınladığı açıklama ile Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) HPV aşısının SGK tarafından karşılanmamasında hak ihlali olmadığına yönelik kararına tepki gösterdi; “HPV aşısına erişim bir tercih değil, haktır” dedi.
Bilimsel olarak önlenebilir bir hastalığa karşı etkili bir aşının yalnızca ödeme gücü olanlar bakımından erişilebilir kılınmasının; eşitlik, sosyal adalet ve sağlık hakkına yönelik ciddi bir yapısal sorun olduğunu belirten İHD, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“HPV aşısına erişim, bireysel bir tercih ya da piyasa koşullarına bırakılabilecek sıradan bir sağlık harcaması olarak görülemez. HPV aşısı; rahim ağzı kanseri başta olmak üzere HPV ile ilişkili kanserlerin önlenmesinde bilimsel etkinliği kabul edilmiş koruyucu bir sağlık hizmetidir. Anayasa Mahkemesi'nin Alkım İrem Özdemir başvurusunda çoğunluk ihlal kararı vermemiş olması, HPV aşısının kamusal finansmanı konusundaki hak temelli tartışmayı ortadan kaldırmamaktadır. Aksine karar metni ve özellikle karşı oy gerekçeleri, koruyucu sağlık hizmetlerinin Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan maddi ve manevi varlığın korunması hakkı, 56. maddesindeki sağlık hakkı ve sosyal devlet ilkesiyle birlikte ele alınması gerektiğini açık biçimde ortaya koymaktadır.”
İHD, HPV aşısının ulusal aşı programına alınması ve sosyal güvenlik kapsamında ücretsiz karşılanmasının, sosyal devletin ertelenemez yükümlülüklerinden biri olduğunu söyleyerek açıklamasını sürdürdü:
“HPV aşısının ücretsiz ve erişilebilir olmaması, uzun vadede yalnızca bireyler açısından değil, kamu bütçesi ve sosyal güvenlik sistemi açısından da daha ağır sonuçlar doğurmaktadır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin kamu tarafından finanse edilmesi; kanser tanısı, cerrahi müdahale, kemoterapi, radyoterapi, uzun süreli takip, iş gücü kaybı ve sosyal destek giderleriyle karşılaştırıldığında daha rasyonel ve daha adil bir kamu politikasıdır. Sağlık hakkı, yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedaviye erişimi değil, hastalığın ortaya çıkmasını önleyen etkili araçlara zamanında, ücretsiz ve ayrımcılıktan uzak biçimde erişimi de kapsar. Bu nedenle HPV aşısının ulusal aşı programına alınması ve sosyal güvenlik kapsamında ücretsiz karşılanması, sosyal devletin ertelenemez yükümlülüklerinden biridir.”
HPV aşısının, PEP ve PrEP'in ücretsiz, sürekli, mahremiyete uygun ve ayrımcılıktan uzak biçimde sağlanmasını; bu hizmetlerin sosyal güvenlik sistemi içinde koruyucu sağlık hizmeti olarak güvence altına alınmasını talep eden İHD, şöyle dedi:
“Aynı yaklaşım HIV'den korunma araçları olan PEP ve PrEP bakımından da geçerlidir. PEP, HIV'e maruz kalma riskinden sonra, özellikle ilk 72 saat içinde başlanması gereken acil koruyucu ilaç tedavisidir; cinsel saldırıdan hayatta kalan kişiler bakımından ise hayati önemde, derhal ve koşulsuz erişilebilir olması gereken bir sağlık hizmetidir. PrEP ise HIV negatif kişilerin, HIV edinme riskini azaltmak amacıyla maruziyet öncesinde kullandığı koruyucu ilaçtır. PEP ve PrEP'in ücretli, belirsiz ya da sınırlı erişilebilir olması; risk altındaki kişiler, gençler, yoksullar, mülteciler, mahpuslar ve cinsel şiddetten hayatta kalan kişiler bakımından sağlık hakkına erişimde eşitsizliği derinleştirmektedir. İnsan Hakları Derneği olarak, HPV aşısı, PEP ve PrEP'in ücretsiz, sürekli, mahremiyete uygun ve ayrımcılıktan uzak biçimde sağlanmasını; bu hizmetlerin sosyal güvenlik sistemi içinde koruyucu sağlık hizmeti olarak güvence altına alınmasını talep ediyoruz.”
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, sağlık, sağlık hakkı, hiv, anayasa, trans, lgbti, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
