04/05/2026 | Yazar: Kaos GL

İnsan Hakları Derneği, Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi’ne yayınladığı açıklama ile tepki gösterdi; “Kadınlar yalnızca anne değildir, LGBTİ+’lar tehdit değildir” dedi.

İHD: “Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi eşitlik ilkesine, insan haklarına ve özgürlükler rejimine aykırıdır!” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Resmi Gazete’de yayımlanan genelgeyle 2026-2035 yıllarını “Aile ve Nüfus On Yılı” ilan etti. Erdoğan, bu çerçeveyi geçtiğimiz yıl Uluslararası Aile Forumu’nda duyurmuştu; yayımlanan genelgeyle birlikte karar resmiyet kazandı.

İnsan Hakları Derneği (İHD), Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi’ne yayınladığı açıklama ile tepki gösterdi; “Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi eşitlik ilkesine, insan haklarına ve özgürlükler rejimine aykırıdır! İnsan Hakları Derneği olarak vurguluyoruz: Kadınlar yalnızca anne değildir, LGBTİ+’lar tehdit değildir” dedi.

İnsan Hakları Derneği Merkezi LGBTİ Komisyonu ve İnsan Hakları Derneği Merkezi Kadın Komisyonu imzasıyla yayınlanan açıklamada, genelgenin kadınların bedensel özerkliğini ve LGBTİ+’ların varoluşunu görünmez kılan bir kamu politikası çerçevesi kurduğu kaydedildi, şu ifadeler kullanıldı:

“02 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/4 sayılı “Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035)” konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, aile ve nüfus politikası başlığı altında kadınların, LGBTİ+’ların ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin temel hak ve özgürlüklerini doğrudan ilgilendiren düzenlemeler içermektedir. Genelge; aileyi tekil, heteronormatif ve biyolojik yeniden üretim merkezli bir kurum olarak tanımlamakta; farklı aile biçimlerini, evlenmeme hakkını, çocuk sahibi olmama iradesini, kadınların bedensel özerkliğini ve LGBTİ+’ların varoluşunu görünmez kılan bir kamu politikası çerçevesi kurmaktadır.”

Devletin görevinin, herkesin insan onuruna yaraşır biçimde, eşit ve özgür yaşamasını güvence altına almak olduğunu belirten İHD, açıklamasını sürdürdü:

“Genelgede yer alan “cinsiyetsizleştirme akımı” ifadesi, LGBTİ+ varoluşları ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini “zararlı akım”, “bağımlılık” ve “nesillere yönelik menfi müdahale” gibi kavramlarla aynı düzlemde ele almaktadır. Bu dil, yalnızca ideolojik bir tercih değildir. Kamu gücü eliyle üretilen ayrımcı, damgalayıcı ve hedef gösterici bir söylemdir. Devletin görevi, toplumdaki bir kesimi “tehdit” olarak kodlamak değil; herkesin insan onuruna yaraşır biçimde, eşit ve özgür yaşamasını güvence altına almaktır. Cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet özellikleri temelinde ayrımcılık yasağı; özel hayata saygı, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve eşitlik ilkesiyle birlikte değerlendirilmelidir.”

“Aile, devletin makbul gördüğü tek biçime indirgenemez”

İHD, aileyi koruma gerekçesi ile LGBTİ+ görünürlüğünün, feminist çalışmaların ve toplumsal cinsiyet eşitliği savunuculuğunun sansürlenmesini kabul etmeyeceğini vurguladı, şöyle dedi:

“Genelgede öngörülen “dijital aile kalkanı”, “aile dostu yayıncılık” ve kamu kurumlarında aile-nüfus politikasıyla uyumlu kavramsal çerçeve oluşturulması gibi başlıklar ise ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, akademik özgürlük ve örgütlenme hakkı bakımından ciddi riskler taşımaktadır. “Aileyi koruma” gerekçesiyle hak temelli yayınların, LGBTİ+ görünürlüğünün, feminist çalışmaların ve toplumsal cinsiyet eşitliği savunuculuğunun denetlenmesi veya sansürlenmesi kabul edilemez. İnsan hakları savunuculuğu, kamu otoritesinin ideolojik sınırlarına göre değil; evrensel insan hakları normlarına göre yürütülür.”

Ayrımcılığa, nefret söylemine, cinsiyetçi ve LGBTİ+ karşıtı politikalara karşı eşitlik mücadelesini sürdüreceğini ifade eden İHD, açıklamasını sonlandırdı:

“İnsan Hakları Derneği olarak vurguluyoruz: Aile, devletin makbul gördüğü tek biçime indirgenemez. Kadınlar yalnızca anne, LGBTİ+’lar ise tehdit değildir. İnsan hakları, çoğunluk değerlerine göre askıya alınabilecek siyasal tercihler değil; herkes için, her koşulda korunması gereken evrensel güvencelerdir. Bu nedenle; 2026/4 sayılı Genelge’de yer alan LGBTİ+ karşıtı, toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef alan ve kadınların bedensel/toplumsal özerkliğini daraltan ifadelerin geri çekilmesini; aile ve nüfus politikalarının kadın örgütleri, LGBTİ+ örgütleri, çocuk hakları alanında çalışan kurumlar ve insan hakları örgütlerinin katılımıyla, eşitlikçi ve hak temelli biçimde yeniden ele alınmasını talep ediyoruz. Ayrımcılığa, nefret söylemine, cinsiyetçi ve LGBTİ+ karşıtı politikalara karşı eşitlik ve özgürlük mücadelesini sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

Açıklamanın tamamına ulaşmak için tıklayın.


Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, aile, siyaset, anayasa, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, örgütlenme özgürlüğü
Kaos