14/07/2026 | Yazar: Kaos GL

Repro Uncensored, IPPF, ÜniKuir ve Kaos GL; X ve Instagram platformlarının çok sayıda kadın, LGBTİ+ ve insan hakları örgütü ile hak savunucularının hesaplarını Türkiye’den erişime engellemesine ilişkin basın açıklaması yayınladı.

Hak örgütlerinden ortak açıklama: “Erişim engelleri, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirilmelidir” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Repro Uncensored, Uluslararası Aile Planlaması Federasyonu (IPPF), ÜniKuir Derneği ve Kaos GL yayınladıkları ortak basın açıklaması ile X ve Instagram platformlarının çok sayıda kadın, LGBTİ+ ve insan hakları örgütü ile hak savunucularının hesaplarını Türkiye’den erişime engellemesine tepki gösterdi; 19 Haziran’dan itibaren sosyal medya platformlarının 120'den fazla hesaba erişim engeli getirdiğini söyledi.

Erişim engellerinin; Onur Ayı etkinliklerine yönelik şiddet içeren polis müdahaleleri, yaygın polis şiddeti, keyfi gözaltılar ve ifade özgürlüğüne yönelik daha geniş kapsamlı kısıtlamalarla aynı döneme denk geldiğini vurgulayan örgütler; bu durumun, örgütlerin acil güvenlik bilgilerini paylaşma, insan hakları ihlallerini belgeleme ve topluluklarına destek olma kapasitesini ciddi biçimde sınırladığını ifade etti.

Örgütler, Türkiye genelindeki Onur Ayı etkinliklerinin sistematik olarak hedef alındığını belirterek aynı dönemde LGBTİ+ ve kadın örgütleri ile hak savunucularının hesaplarına erişim engeli getirildiğini kaydetti:

“Yetkililerin toplantı ve gösteri hakkına yönelik kısıtlamaları artırdığı süreçte, Türkiye genelindeki Onur Ayı etkinlikleri sistematik olarak hedef alındı. Kuşadası, Ankara, İstanbul Trans Onur Yürüyüşü, İzmir ve İstanbul Onur Yürüyüşleri yasaklandı ya da polis şiddetiyle dağıtıldı. En az 125 kişi gözaltına alınırken, gazeteciler, aktivistler ve topluluk örgütleyicileri artan polis gözetimi, keyfi gözaltılar ve sivil alana yönelik daha geniş kapsamlı baskılar bildirdi. Aynı dönemde LGBTQI+ ve feminist sosyal medya hesaplarının yaygın biçimde askıya alınması, sivil toplum kuruluşlarının etkilenen topluluklarla iletişim kurma, hukuki bilgi sağlama, hak ihlallerini belgeleme ve acil müdahaleleri koordine etme kapasitesini önemli ölçüde zayıflattı.”

Türkiye'deki erişim engellerinin; cinsel sağlık ve üreme sağlığı ve hakları, LGBTİ+ hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, halk sağlığı ve demokratik katılım alanlarında çalışan örgütleri etkileyen küresel platform sansürü eğiliminin bir parçasını oluşturduğunu ifade eden kurumlar; Repro Uncensored’ın yalnızca 2026 yılı içinde erişim engelleri, içerik kaldırmaları, görünürlüğün algoritmik olarak azaltılması ve diğer platform yaptırımlarını içeren 500'den fazla vakayı belgelediğini söyledi.

Kurumlar, büyük teknoloji şirketlerinin siyasi krizler ve toplumsal hareketlilik dönemlerinde yasal bilgiye erişimi sınırlandırdığını vurguladı; şu ifadeleri kullandı:

“Bu gelişmelerden yalnızca birkaç gün önce Repro Uncensored, Avrupa Parlamentosu'nda, Avrupa Parlamentosu Üyesi Alexandra Geese ve etkilenen kuruluşların katılımıyla bir basın toplantısı düzenleyerek, büyük sosyal medya platformlarında kamu yararına olan yasal içeriklerin giderek artan biçimde sansürlenmesine dikkat çekmişti. Türkiye'deki hesap askıya almaları, bunların münferit olaylar olmadığını; ifade özgürlüğü, demokratik katılım ve insan hakları açısından ciddi sonuçlar doğuran daha geniş bir eğilimin parçası olduğunu gösteriyor. Türkiye'deki gelişmeler; Polonya'da kürtaj hakkı savunucusu örgütleri, Hollanda ve Almanya'da kuir örgütler, Avrupa genelinde feminist içerik üreticileri ve farklı bölgelerde insan hakları ihlallerini belgeleyen sivil toplum kuruluşlarını etkileyen benzer platform müdahalelerinin ardından yaşandı. Bu vakalar birlikte değerlendirildiğinde, büyük teknoloji şirketlerinin siyasi krizler ve toplumsal hareketlilik dönemlerinde yasal bilgiye erişimi sınırlandırmadaki rolüne ilişkin kaygıları artırıyor.”

Erişim engellerinin, sivil toplum kuruluşlarının ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü haklarının ihlali olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kaos GL Genel Koordinatörü Umut Güner, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sosyal medya hesaplarının askıya alınması, sivil toplum kuruluşlarının ifade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü haklarının ihlali olarak değerlendirilmelidir. Ancak daha da kritik olan nokta, bu uygulamaların hak sahiplerinin temel hizmetlere erişimini engelleyerek ayrımcılık yaratması ve ayrımcılık yasağı ilkesini ihlal etmesidir. Danışmanlık ve destek arayan LGBTI+’lar, cinsel sağlık ve üreme sağlığı ve hakları kapsamındaki hizmetler de dahil olmak üzere yaşamsal kaynaklara erişememektedir. Bu durum, sağlık hakkının doğrudan engellenmesi anlamına gelmektedir."

Repro Uncensored, IPPF, ÜniKuir Derneği ve Kaos GL; Meta ve X'e erişim engellerini acilen soruşturma, yaptırım kararlarına ilişkin anlamlı bir şeffaflık sağlama, hatalı biçimde kaldırılan hesapları yeniden erişime açma ve erişilebilir itiraz mekanizmaları oluşturma çağrısında bulundu. Örgütler ayrıca politika yapıcıları ve düzenleyici kurumları, özellikle içerik denetimi kararlarının siyasi gerilim, protestolar ve sivil alana yönelik kısıtlamalarla aynı döneme denk geldiği durumlarda, platform yönetiminin insan hakları üzerindeki daha geniş etkilerini incelemeye davet etti.

Sivil toplum kuruluşlarının çevrimiçi iletişim kurabilme kapasitesinin; demokratik katılım, ifade özgürlüğü, halk sağlığı ve insan haklarına ilişkin bilgiye erişim açısından vazgeçilmez hale geldiğini belirten kurumlar; yasal faaliyet yürüten kuruluşların, topluluklarına keyfi biçimde engellenmeden ulaşabilmesini güvence altına almanın dijital çağda sivil alanın korunmasına yönelik temel unsurlardan biri olduğunu ifade etti.


Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, siyaset, trans, lgbti, basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, örgütlenme özgürlüğü
İstihdam