11/03/2026 | Yazar: Kaos GL
Genç kadınların ve LGBTİ+’ların deneyimlerini ve politika taleplerini uluslararası alanda görünür kılmayı amaçlayan bilgi notunda; LGBTİ+ karşıtı Aile Yılı politikaları, transların sağlık hakkına yönelik ihlaller ve barış süreci dahil olmak üzere çeşitli başlıklar ele alınıyor.
Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor), Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nun 70. Oturumu kapsamında “Genç Kadın ve LGBTİ+’ların Adalete Erişimi” başlıklı bilgi notunu hazırladı. Bilgi notu, Türkiye’de genç kadınların ve LGBTİ+’ların adalete erişimde karşılaştığı yapısal engelleri hak temelli bir çerçevede ele alıyor; genç kadınların ve LGBTİ+’ların deneyimlerini ve politika taleplerini uluslararası alanda görünür kılmayı amaçlıyor.
Bilgi notunda; toplumsal cinsiyet temelli şiddet vakalarında cezasızlık, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik baskılar, kamusal alanda hak kullanımına getirilen sınırlamalar, ekonomik güvencesizlik, kesişen ayrımcılıklar, transların sağlık hakkına yönelik ihlaller ve LGBTİ+ karşıtı Aile Yılı politikaları dahil olmak üzere çeşitli başlıklar ele alınıyor.
Bilgi notunda, aile merkezli yaklaşımın; kadınların ve LGBTİ+’ların birey olarak hak sahipliğini geri plana iten, “makbul vatandaşlık” sınırlarını heteronormatif aile üzerinden çizen ideolojik bir çerçeve ürettiği belirtiliyor. LGBTİ+ karşıtı yasa tasarısının da hatırlatıldığı bilgi notunda, tasarıyla LGBTİ+ kimliklerin ve hak savunuculuğunun kriminalize edildiği, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün sınırlandırıldığı ve toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinin kamusal politikalardan dışlandığı söyleniyor. GoFor, bu alana dair verdiği politika önerilerinde şunları söylüyor:
● "Aile merkezli politikaların, kadınların ve LGBTİ+’ların bireysel haklarını aşındıracak biçimde kullanılmasının engellenmesi; kamu kampanyalarında ayrımcılık karşıtı standartların benimsenmesi.
● Anti-LGBTİ+ propaganda ve hedef göstermeye karşı etkili yaptırımların uygulanması; nefret suçlarında etkin soruşturmanın sağlanması.
● Kadınların ekonomik bağımsızlığını ve bakım yükünün yeniden dağıtımını güçlendiren sosyal politika setinin hayata geçirilmesi.”
“Translar için sağlık hizmetlerine erişim çok daha kırılgan bir zeminde ilerliyor”
Bilgi notunda, barış sürecine dair şu ifadeler yer alıyor:
“Çatışma dönemlerinde kadınlara karşı işlenen suçlar, cezasızlık ve toplumsal travma, barış gündeminin toplumsal cinsiyet perspektifi olmadan ele alınmasının ciddi bir sorun olduğunu göstermektedir. Türkiye’de geçmiş ihlallerin önemli bir kısmı etkili soruşturma ve hesap verebilirlik mekanizmalarına konu olmamış, hakikatle yüzleşme ve onarıcı adalet süreçleri kurumsallaşamamıştır. Bu durum, özellikle genç kadınlar ve LGBTİ+’lar açısından adalet sistemine duyulan güvensizliği derinleştirmektedir.”
Sağlık hakkının adalete erişimin ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilen bilgi notunda, transların hormona erişim engelleri de hatırlatılarak şunlar söyleniyor:
“HPV aşısı uygulaması konusundaki belirsizlikler; cinsel sağlık eğitiminin müfredatta yer almaması; kürtajın kâğıt üzerinde yasal olmasına rağmen kamu hastanelerinde fiilen erişilemez hale gelmesi, özellikle yoksul genç kadınları güvensiz yöntemlere iterek yaşam hakkı açısından ciddi riskler yaratmaktadır. Trans bireyler açısından ise sağlık hizmetlerine erişim çok daha kırılgan bir zeminde ilerlemektedir. Cinsiyet uyum sürecinde kullanılan hormonlara ve ergenlik baskılayıcı ilaçlara erişim zaten sınırlıyken 2025 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından bu ilaçların 21 yaş altındaki kişiler için reçete edilmesine ve bu kapsamda rapor düzenlenmesine engel getirilmiştir. Bu düzenleme, genç transların sağlık hizmetlerine erişimini daha da kısıtlamakta, gerekli tıbbi desteği fiilen erişilemez hale getirerek sağlık hakkını ve hukuki tanınmayı gençler açısından giderek daha ulaşılmaz bir alana dönüştürmektedir.”
Bilgi notuna ulaşmak için tıklayın.
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, aile, sağlık, siyaset, sağlık hakkı, anayasa, trans, lgbti, barış
