01/06/2026 | Yazar: Kaos GL
Gazeteci Yıldız Tar, Seher Kalkan ve Avukat Levent Pişkin, Gezi Parkı eylemlerinin 13. yıldönümünde, LGBTİ+’lar ve feministlerin eylem alanındaki mücadelesi ve kamusal alandaki görünürlükleri üzerine Medyascope’a konuştu.
Gazeteci Yıldız Tar, Seher Kalkan ve Avukat Levent Pişkin, Gezi Parkı eylemlerinin 13. yıldönümünde, LGBTİ+’lar ve feministlerin eylem alanındaki mücadelesi ve kamusal alandaki görünürlükleri üzerine Medyascope’a konuştu.
Tar, Gezi Parkı eylemlerinde LGBTİ+ hareketinin özellikle feminist hareket başta olmak üzere diğer toplumsal hareketlerle güçlü bir bağı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Gezi zamanında LGBTİ+ hareketinin özellikle feminist hareket başta olmak üzere Türkiye’deki diğer toplumsal hareketlerle çok güçlü bağları vardı. Feminist hareket, LGBTİ+ hareketiyle de birlikte güçlü bir şekilde tacize karşı yürüyüş yapmıştı. Bunu da beraber değiştirebiliriz demişti.”
“Alandaki cinsiyetçi tutumlar ilk andan belliydi”
Gezi direnişi sırasında üretilen “Küfürle değil inatla diren” sloganının ortaya çıkış sürecine ilişkin konuşan Kalkan, şöyle dedi:
“Alandaki cinsiyetçi tutumlar ilk andan belliydi. Çünkü direnişle birlikte gelen bir küfür öfkesi var. Biz ‘Feministler ve LGBTİ+lar burada, biz de bu alandayız cinsiyetçi küfür etmeyin’ diyerek insanları uyarıyorduk. Bu küfürler aslında cinsiyetçiliği besliyor. Şahit olduğumuz alanlarda müdahale ediyorduk. Eylem alanında her örgüt ve çadır çeşitli atölyeler yapıyordu. Biz de alandaki cinsiyetçiliğe müdahale etmek için yaratıcı küfür atölyesi düzenledik. Küfürle değil, inatla diren oradan çıkan bir slogan oldu.”
Kalkan, eylemler sırasında ayrımcılığa karşı feministler ve LGBTİ+’ların birlikte mücadele ettiğini belirterek sözlerini sürdürdü:
“Her yaştan, renkten, sınıftan bir sürü kadının katılımı ile gerçekleşen yürüyüşler organize ediyorduk. Tabii ki LGBTİ+lar ile birlikte. Bütün dirsek temasıyla, kuirlerle birlikte. Dolayısıyla çok kısa sürede aslında ürettiğimiz o feminist dil, feminist politik cümlelerin hepsi yaygınlaştı. Mahallelerde eylemler olduğunda o mahallelerdeki eylemlerden bile yansımalarını görüyorduk.”
“Gezi bizim için bir temas noktasıydı”
Gezi direnişi ile LGBTİ+ gerçekliğinin toplumun farklı kesimleri tarafından kabul gördüğünü kaydeden Tar, şu ifadeleri kullandı:
“LGBTİ+lar açısından Gezi’deki direniş şöyle bir sonuca da yol açtı: Çok uzun yıllardır Türkiye’de LGBTİ+ hareketi mücadele ediyordu ama Gezi bir katalizör etkisi gördü. Gezi, LGBTİ+ gerçekliğinin toplumun farklı kesimleri açısından kabulünü sağladı ve bu gerçeklik ile yüzleşme imkanı tanıdı.”
Pişkin, Gezi Parkı eylemlerinin toplumun her kesiminden insanın birbiri ile temas etmesine alan açtığını vurguladı; eylemlerin “dönüştürme gücü” olduğunu söyledi:
“Gezi’de insanlar arasında çeşitli ortak noktalar yaratılmaya çalışıldı. Forumlar oluşturulmaya çalışıldı. Gezi bizim için bir temas noktasıydı.”
Haberin tamamına ulaşmak için tıklayın.
Etiketler: insan hakları, kadın, medya, yaşam, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, örgütlenme özgürlüğü
