17/03/2026 | Yazar: Kaos GL

Eşitlik İçin Sosyal Hizmet Çalışma Grubu, Dünya Sosyal Hizmet Günü kapsamında açıklama yayınladı; “LGBTİ+’lara yönelik hak ihlallerine karşı sessiz kalmayacağız” dedi.

Eşitlik İçin Sosyal Hizmet Grubu: “Sosyal hizmet; insan onurunu, eşitliği ve sosyal adaleti savunur” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Eşitlik İçin Sosyal Hizmet Çalışma Grubu, Dünya Sosyal Hizmet Günü kapsamında açıklama yayınladı; “Sosyal hizmet insan onurunu savunur. LGBTİ+’lara yönelik hak ihlallerine karşı sessiz kalmayacağız” dedi.

Oluşum sosyal medya hesaplarından yayınladığı açıklamada, Türkiye’de son dönemde gündeme gelen LGBTİ+’lara yönelik hak ihlallerine dikkat çekti; toplumun herhangi bir kesiminin sistematik biçimde hak ihlallerine maruz bırakılmasının, sosyal hizmet mesleğinin doğrudan sorumluluk alanı olduğunu söyledi:

“Türkiye’de son dönemde LGBTİ+’ların yaşamlarını doğrudan etkileyen gelişmeler; sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlanmasından hak savunucularına yönelik davalara, sivil toplum örgütlerine açılan kapatma davalarından LGBTİ+’ları hedef alan yeni yasa hazırlıklarına kadar geniş bir alana yayılmaktadır. Eşitlik İçin Sosyal Hizmet Çalışma Grubu olarak bu gelişmeleri sosyal hizmet mesleğinin temel etik ilkeleri ve insan hakları perspektifiyle değerlendirmek zorunda olduğumuzu düşünüyoruz. Sosyal hizmet mesleği; insan onuruna saygı, sosyal adalet, ayrımcılıkla mücadele ve hizmetlere eşit erişim ilkelerine dayanır. Sosyal hizmet uzmanları, toplumda kırılgan grupların haklarını korumak, sosyal dışlanma ile mücadele etmek ve herkesin sağlık ve sosyal hizmetlere eşit erişimini sağlamak için çalışır.

Açıklamada, hormona erişim kısıtlamaları hatırlatıldı; kısıtlamaların, sosyal hizmetin etik ilkeleriyle açıkça çeliştiği belirtildi:

“Son dönemde transların hormona erişimine yönelik çeşitli idari ve fiili kısıtlamalar gündeme gelmiştir. Hormon tedavisine erişim süreçlerinin zorlaştırılması, sağlık sisteminde fiili engeller yaratılması ve hormon kullanımına yönelik yeni sınırlamaların tartışılması transların sağlık hakkını doğrudan ihlal etmektedir. Translar için hormon tedavisi keyfi bir tercih değildir. Beden bütünlüğü, psikososyal iyilik hali ve yaşam kalitesi açısından temel bir sağlık hizmetidir. Sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlanması transları güvencesiz yöntemlere yöneltmekte ve ciddi sağlık riskleri yaratmaktadır. Sosyal hizmet mesleğinin temel sorumluluklarından biri sağlık ve sosyal hizmetlere eşit erişimi savunmaktır.”

Oluşum, LGBTİ+ karşıtı yasa hazırlıklarının sosyal hizmet uygulamalarını tehdit ettiğini kaydetti; LGBTİ+ düşmanı politikaların, sosyal hizmet mesleğinin etik ve profesyonel ilkelerine dayalı uygulama alanını daralttığını söyledi:

“Son dönemde kamuoyuna yansıyan yasa taslağı tartışmaları, LGBTİ+’ların haklarını doğrudan hedef alan yeni düzenlemelerin gündeme getirildiğini göstermektedir. Taslakta yer alabileceği ifade edilen düzenlemeler arasında cinsiyet uyum süreçlerinin zorlaştırılması, cinsiyet uyum ameliyatı için yaş sınırının yükseltilmesi ve “genel ahlak” gibi muğlak kavramlar üzerinden LGBTİ+ varoluşunun cezalandırılmasına zemin hazırlanması bulunmaktadır. Bu tür düzenlemeler yalnızca LGBTİ+’ların yaşamlarını değil, aynı zamanda sosyal hizmet alanında çalışan uzmanların mesleklerini icra etmelerini de doğrudan etkileyebilir. Sosyal hizmet uzmanları; gençlerle, ailelerle, sağlık kurumlarıyla ve sosyal destek mekanizmalarıyla çalışan meslek insanlarıdır. LGBTİ+’ları hedef alan politikalar ve kriminalizasyon söylemi, sosyal hizmet uzmanlarının LGBTİ+ bireylere destek sunmasını zorlaştırmakta ve bazı durumlarda mesleki faaliyetlerini riskli hale getirebilmektedir.”

“Sosyal hizmetler cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim temelinde ayrımcılık olmaksızın sunulmalıdır”

Açıklamada, 17 Mayıs Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Defne Güzel’e “genel ahlaka aykırılık” iddiasıyla açılan dava da hatırlatıldı, sosyal hizmet mesleğinin insan hakları savunucularının yanında durmayı hak temelli bir sorumluluk olarak gördüğü vurgulandı:

“Türkiye’de LGBTİ+ hak savunucularına yönelik yargı süreçleri de giderek artmaktadır. 17 Mayıs Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Defne Güzel hakkında açılan dava bu sürecin en güncel örneklerinden biridir. Dernek tarafından yayımlanan interseks haklarına ilişkin bir kitap ve sergi kataloğunun paylaşılması gerekçe gösterilerek açılan davada “genel ahlaka aykırılık” iddiasıyla hapis cezası talep edilmektedir. Oysa soruşturma sürecinde hazırlanan bilirkişi raporu dernek faaliyetlerinin mevzuata uygun olduğunu ortaya koymuştur. Buna rağmen dava açılması insan hakları savunuculuğunun kriminalize edilmesine yönelik ciddi bir girişim olarak değerlendirilmektedir. Hak savunucularının yargı yoluyla baskı altına alınması demokratik toplum ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.”

“Genç LGBTİ+ Derneği hakkında açılan kapatma davası da örgütlenme özgürlüğüne yönelik ciddi bir müdahaledir” diyen oluşum, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“LGBTİ+ gençlerin dayanışma kurabileceği alanların kapatılması, gençlerin sosyal destek mekanizmalarından mahrum bırakılması anlamına gelmektedir. Sosyal hizmet perspektifinden bakıldığında bu durum gençlerin güvenli alanlara erişimini ortadan kaldıran ve sosyal dışlanmayı derinleştiren bir uygulamadır. Sosyal hizmet mesleği gençlerin güçlenmesini, güvenli alanlara erişimini ve toplumsal hayata eşit katılımını savunur.”

Eşitlik İçin Sosyal Hizmet Çalışma Grubu, Dünya Sosyal Hizmet Günü’nde taleplerini şöyle sıraladı:

  • “Transların hormona erişimini kısıtlayan tüm uygulamalar kaldırılmalıdır.
  • LGBTİ+’ları hedef alan yasa hazırlıkları geri çekilmelidir.
  • Hak savunucularına yönelik yargı baskısı sona ermelidir.
  • Defne Güzel hakkında açılan dava düşürülmelidir.
  • Genç LGBTİ+ Derneği’ne yönelik kapatma davası geri çekilmelidir.
  • Sağlık ve sosyal hizmetler cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim temelinde ayrımcılık olmaksızın sunulmalıdır.”

Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, sosyal hizmet, aile, siyaset, anayasa, dava, trans, lgbti, yargı paketi
GDTM