17/04/2026 | Yazar: Kaos GL
Üst üste gelen okul saldırıları eğitimde güvenlik ve şiddet tartışmasını yeniden gündeme taşırken, Eşitlik İçin Eğitimciler “şiddetsiz eğitim” çağrısı yaptı.
Siverek’te bir okulda düzenlenen silahlı saldırıda çok sayıda kişi yaralandı. Hemen ardından Kahramanmaraş’taki bir başka okulda gerçekleşen saldırıda ise öğrenciler ve bir öğretmen yaşamını yitirdi.
Saldırıların ardından Eşitlik İçin Eğitimciler sosyal medya hesaplarından basın açıklaması yayınladı. Grup, açıklamasında “Eşit, özgür, şiddetsiz bir eğitim mümkün” ifadelerini kullandı.
Grup, okulun sadece ders anlatılan ya da akademik başarı ölçülen bir mekan olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Okul; çocukların kendilerini ifade etmeyi öğrendiği, başkalarıyla karşılaştığı, birlikte yaşamayı deneyimlediği, söz kurduğu, sınırlarının tanındığını ya da ihlal edildiğini gördüğü temel toplumsal alanlardan biridir. Bu nedenle eğitim ortamlarında ortaya çıkan her şiddet biçimi, yalnızca güvenlik başlığı altında değil; çocukların nasıl bir eğitim rejimi içinde yaşadığı, hangi ilişkiler içinde var olmaya zorlandığı ve hangi eşitsizliklere maruz bırakıldığı üzerinden de değerlendirilmek zorundadır.”
“Asıl mesele eğitim alanının nasıl bir toplumsal düzeni yeniden ürettiği”
Okul saldırılarının “güvenlik açığı” ve “bireysel öfke” çerçevesine sıkıştırılmaması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Asıl mesele, eğitim alanının nasıl bir toplumsal düzeni yeniden ürettiğidir. Kimlerin konuşabildiği, kimlerin susturulduğu, kimlerin korunmaya değer görüldüğü, kimlerin dışlandığı bu düzenin içinde şekillenir. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, erkeklik krizlerinin, ayrımcılığın, zorbalığın ve cezasızlığın gündelik hayatın parçası haline geldiği bir yerde okul bu ilişkilerden bağımsız kalmaz. Tam tersine, bazen bunları yeniden üretir, bazen de bunlara karşı koruyucu bir alan kurmakta başarısız olur. Bu yüzden eğitimde şiddeti konuşmak, aynı zamanda cinsiyetçi tahakkümü, otoriterliği, dışlamayı ve çocukların sesini değersizleştiren bütün yapıları konuşmak demektir.”
“Eşitsizliğin görünmez kılınmasına razı değiliz”
“Çocukların korunması bir lütuf değil, kamusal bir yükümlülüktür. Bu yükümlülüğün ertelenmesine, şiddetin münferit diye geçiştirilmesine ve eşitsizliğin görünmez kılınmasına razı değiliz” diyen Eşitlik İçin Eğitimciler, sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Eşitlik İçin Eğitimciler olarak bir kez daha söylüyoruz: Çocukların yaşam hakkını, iyi olma halini ve eğitim hakkını birbirinden ayrı düşünmek mümkün değildir. Eğitim ortamlarında şiddeti önlemek istiyorsak, yalnızca sonuçlara değil, bu sonuçları üreten koşullara bakmak zorundayız. Daha fazla baskı, daha fazla kontrol ve daha fazla güvenlikçi refleks değil; daha fazla eşitlik, daha fazla bakım, daha fazla destek ve daha fazla kamusal sorumluluk gerekiyor. Okullar, korkunun değil güvenin; dışlamanın değil birlikte var olmanın; susturmanın değil söz kurmanın alanı olmak zorundadır.”
Açıklamanın tamamı için tıklayın
Etiketler: insan hakları, nefret suçları, eğitim, siyaset
.jpg)