08/06/2026 | Yazar: Kaos GL

Hormon Hakkım Kolektifi’nden Ecmel Deniz, 12. Yargı Paketi ile yeniden gündeme gelen LGBTİ+ düşmanı düzenlemeleri Nihaplus’tan Doğa Tekneci’ye değerlendirdi.

Ecmel Deniz, Nihaplus’a konuştu: “12. Yargı Paketi, transların hayatını cezalandırılabilir hale getirmeyi amaçlıyor” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Hormon Hakkım Kolektifi’nden Ecmel Deniz, 12. Yargı Paketi ile yeniden gündeme gelen LGBTİ+ düşmanı düzenlemeleri Nihaplus’tan Doğa Tekneci’ye değerlendirdi.

Yasa taslağının transların bedenleri üzerinde iktidar kurma girişimi olduğunu söyleyen Ecmel Deniz, düzenlemeler ile iktidarın transların hayatını denetlenebilir ve cezalandırılabilir hale getirmeyi amaçladığını vurguladı:

“Sağlık hakkı ceza tehdidiyle yönetilemez. Bir insanın hormona, ameliyata, psikososyal desteğe ya da cinsiyet uyum sürecine dair başka bir sağlık hizmetine erişmesi suç kapsamına sokulamaz. Bu yasa taslağı, transların hayatını yönetilebilir, denetlenebilir ve cezalandırılabilir hale getirmeyi amaçlıyor. İktidar ‘senin bedenin hakkında ben karar veririm, doktorun sana destek olursa onu da seni de cezalandırırım’ diyor. Bu, sağlık politikası değil, bedenlerimiz üzerinde iktidar kurma girişimidir. Bu yüzden biz ‘Hormon Hakkım’ derken yalnızca bir ilaca erişimden bahsetmiyoruz. Kendi bedenimiz hakkında karar verebilme hakkından, güvenli sağlık hizmetine erişebilme hakkından, doktorla korkmadan konuşabilme hakkından, kimliğimiz nedeniyle suçlu muamelesi görmeme hakkından bahsediyoruz.”

“Bu mücadele yalnızca transların mücadelesi değil”

Ecmel Deniz, düzenlemeler ile ortaya çıkacak hak ihlallerinin çok katmanlı olacağını belirtti; düzenlemelerin, toplumdaki nefretin önünü açacağını söyledi:

“Yasa geçerse, ortaya çıkacak hak ihlalleri çok katmanlı olur. Sağlık hakkı ihlal edilir. Çünkü insanlar ihtiyaç duydukları hizmete güvenli şekilde ulaşamaz. Özel hayat hakkı ihlal edilir. Çünkü kişinin bedeni, kimliği, sağlık bilgisi ve yaşamı devletin denetim nesnesine dönüştürülür. Eşitlik hakkı ihlal edilir. Çünkü aynı sağlık hizmetlerine erişim, translar söz konusu olduğunda cezayla ve özel engellerle kuşatılır. İfade ve örgütlenme özgürlüğü ihlal edilir. Toplumdaki nefretin önünü açar. İnsanlara ‘Bu kişiler zaten suçlu, zaten tehlikeli, zaten hedef alınabilir’ mesajı verir. Bu da sokakta, okulda, evde, hastanede, işyerinde, sosyal medyada daha fazla ayrımcılık ve şiddet anlamına gelir.”

Düzenlemelerin doğrudan beden hakkını hedef aldığını ifade eden Ecmel Deniz, bu nedenle mücadelenin, yalnızca transların mücadelesi olmadığını kaydetti:

“İktidar bir kez devlet insanların bedenleri üzerindeki kararları ‘genel ahlak’, ‘aile’, ‘toplumun korunması’ gibi muğlak gerekçelerle cezalandırmaya başladığında, bunun sınırı translarla kalmaz. Bugün transların hormon hakkı hedef alınır, yarın kürtaj, doğum kontrolü, HIV tedavisi, gençlerin sağlık hizmetlerine erişimi, psikiyatrik destek, üreme sağlığı ya da başka beden kararları aynı mantıkla hedef alınabilir. Bu yüzden bu mücadele yalnızca transların mücadelesi değil. Bu, ‘Bedenim hakkında kim karar verecek?’ sorusunun mücadelesi aslında.”

Haberin tamamına ulaşmak için tıklayın.


Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, sağlık, siyaset, sağlık hakkı, anayasa, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, yargı paketi, örgütlenme özgürlüğü
İstihdam