02/02/2026 | Yazar: Kaos GL
Saraybosna Kantonal Mahkemesi, bir siyasetçinin sosyal medyada LGBTİ+’ları hedef alan ifadelerinin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelinde ayrımcılık oluşturduğuna hükmetti.
Saraybosna Kantonal Mahkemesi, bir kamu görevlisinin açıklamalarının cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet özellikleri temelinde ayrımcılık içerdiğine hükmetti. Karar, Saraybosna Kantonu Meclisi’nin eski üyelerinden Samra Ćosović Hajdarević’in 2019’da Onur Yürüyüşü’nün duyurulmasının ardından Facebook’ta yaptığı ayrımcı paylaşımla ilgili.
Söz konusu paylaşımda Hajdarević şu ifadeleri kullanmıştı:
“Herkes seçtiği hayatı yaşama hakkına sahiptir; aynı şekilde bizim de kiminle yaşamak istediğimizi seçme hakkımız vardır. Bu tür insanların izole edilmesini ve çocuklarımızdan ve toplumdan mümkün olduğunca uzaklaştırılmasını istiyorum. Başka bir yere gitsinler, kimsenin itiraz etmeyeceği kendi şehirlerini, devletlerini, yasalarını ve haklarını oluştursunlar. Ama BURADA değil!”
Tıklayın- Gökkuşağı Bosna Hersek’te özgürce dalgalandı
“Karar, insan haklarının korunması açısından önemli bir ilerlemeyi temsil ediyor”
Sarajevo Open Centre, paylaşımın LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılık ve nefreti körüklediği gerekçesiyle Meclis üyesi hakkında dava açtı. Saraybosna Belediye Mahkemesi 2022 yılında ilk derece kararını verdi. Hajdarević, karara itiraz etti ancak ititrazı dayanaksız bulunarak reddedildi.
Avukat Dženana Hadžiomerović, Kantonal Mahkeme’nin ilk derece mahkemesinin değerlendirmesini tamamen benimsediğini belirterek şunları söyledi:
“Mahkeme, sanığın 1 Nisan 2019 tarihinde yaptığı açıklamanın nefret söylemi oluşturduğunu açık biçimde vurguladı. Ayrımcılığın Yasaklanması Hakkında Kanun her ne kadar ‘nefret söylemi’ terimini açıkça kullanmasa da, bunu yasaklı iki davranış biçimi üzerinden tanımlıyor: taciz ve ayrımcılığa teşvik. Bu karar, insan haklarının korunması açısından önemli bir ilerlemeyi temsil ediyor ve nefret söyleminin tolere edilmeyeceğine dair güçlü bir mesaj veriyor. Ayrıca, özellikle kırılgan ve azınlık gruplarının eşit muamele hakkının ihlal edildiği durumlarda, diğer dernek ve kuruluşları kolektif dava mekanizmalarını kullanmaya teşvik edeceğine inanıyorum.”
Bosna-Hersek’te bir dönüm noktası
Karar, Bosna-Hersek’te insan haklarının korunması açısından bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Bir mahkeme ilk kez, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet özelliklerinin ayrımcılığa karşı korunması gereken gerçek ve geçerli temeller olduğunu kesin olarak tescillemiş oldu. Her ne kadar bu temeller 2009 yılında Ayrımcılığın Yasaklanması Hakkında Kanun’a eklenmiş olsa da, ilk nihai yargı kararının verilmesi yaklaşık 17 yıl sürdü.
“Siyasetçilerin kullandığı dil sorumluluk taşır”
Sarajevo Open Centre’dan Darko Pandurević ise şu değerlendirmede bulundu:
“İfade özgürlüğü korunan bir haktır, ancak ayrımcılık ve ayrıştırma çağrısı yapma hakkını kapsamaz. Özellikle siyasetçilerin ve kamuoyunda görünür kişilerin kullandığı dil sorumluluk taşır ve hiçbir toplumsal grubun insanlıktan çıkarılmasına ya da dışlanmasına hizmet etmemelidir. Bu karar, Bosna-Hersek’te Ayrımcılığın Yasaklanması Hakkında Kanun’un varlığının önemini teyit etmekte ve bu yasanın öngördüğü standartların tam olarak hayata geçirilmesi yolunda küçük ama önemli bir adımı temsil etmektedir.”
Etiketler: insan hakları, medya, nefret suçları, siyaset, onur yürüyüşü, dava, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
