28/04/2026 | Yazar: Oğulcan Özgenç
Türkiye, BM özel raportörlerinin LGBTİ+ karşıtı düzenlemelere ilişkin somut sorularına yanıt vermedi; açıklamasını “Meclis iradesi” vurgusuyla sınırlı tuttu.
Fotoğraf: Özge Özgüner / csgorselarsiv.org
Birleşmiş Milletler (BM) özel raportörleri, Türkiye’ye LGBTİ+ karşıtı yasa tekliflerine ilişkin sorular yöneltti. Türkiye ise yanıtında ağırlıklı olarak yasama sürecinin işleyişine odaklandı; hak ihlallerine dair somut sorulara girmedi ve “Yetki Meclis'te” dedi.
Raportörler, yasa taslaklarının hazırlanma ve kabul süreçlerinde yürütülen istişarelere dair bilgi istedi. Sorularda, Türk Medeni Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nda gündeme gelen değişiklikler ile HÜDAPAR tekliflerinin LGBTİ+ haklarını ihlal edeceği belirtilirken, cinsiyet uyum süreçlerinin zorlaştırılması ve ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına yönelik önerilere dair endişe dile getirildi.
Ayrıca mevcut hukuki çerçevenin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelinde ayrımcılığı nasıl önlediği ve mahremiyet hakkını nasıl koruduğu soruldu. Önerilen düzenlemelerin eşitlik, ayrımcılık yasağı, ifade ve toplanma özgürlüğüyle nasıl uyumlu olduğu ile olası yasaklar ve cezai yaptırımların gerekçesi ve orantılılığı da açıklanması istenen başlıklar arasında yer aldı.
BM’nin kritik sorularına Türkiye’den genel yanıtlar
Türkiye ise yanıtında raportörlerin yönelttiği somut sorulara doğrudan cevap vermekten kaçındı. HÜDAPAR’ın teklifinin bir siyasi partiye ait olduğunu ve henüz “resmi politika” olmadığını belirterek, “Teklifin kabulü, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kolektif iradesine bağlıdır” demekle yetindi.
Yanıtta ayrıca, mevcut hukuki çerçevenin tüm yurttaşlar için eşitlik sağladığı söylendi; çeşitli yasalarla ayrımcılığın yasaklandığı ve nefret fiillerinin suç olarak düzenlendiği belirtildi. Hükümet, raportörlerin cinsiyet uyum süreçleri, ifade özgürlüğü ve LGBTİ+’lara yönelik olası yaptırımlara ilişkin somut sorularına doğrudan yanıt vermedi.
Türkiye, yanıtında eşitlik ve ayrımcılıkla mücadele konusundaki kararlılığını yinelediğini belirtse de, gündeme gelen düzenlemelerin insan haklarıyla nasıl uyumlu olduğu konusunda ayrıntılı bir değerlendirme sunmadı.
Adalet Bakanı Gürlek, LGBTİ+ düşmanı düzenlemeler için “çalışma aşamasında” demişti
Yılmaz Tunç’un ardından Adalet Bakanlığı görevine gelen Akın Gürlek, bu yılın şubat ayında yaptığı açıklamada 12. Yargı Paketi’ne ilişkin çalışmaların sürdüğünü belirtmişti. Gürlek, 11. Yargı Paketi’nde yer alıp tepkiler üzerine geri çekilen LGBTİ+ karşıtı düzenlemelere ilişkin bir soruya ise şu yanıtı vermişti:
“Sapkın akımlar, gençleri cinsiyetsizleştirmeye özendirilmesi, sosyal medyada buna dair kurulan siteler, bunlarla ilgili zaten bizim genel şeyimiz bu, toplumun genel ahlakını bozan... Bunlarla ilgili elbette çalışma yapıyoruz, ama şu an daha çalışma aşamasında. Ama bizim planlarımız arasında var.”
Etiketler: insan hakları, nefret suçları, aile, siyaset, dünyadan, özel haber, heteroseksizm, trans, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks, müstehcenlik, genel ahlak
.jpg)