18/03/2026 | Yazar: Kaos GL

İzmir Barış Forumu’nun “Kimseyi geride bırakmadan barış” çağrısıyla düzenlediği “Barış Sürecinde LGBTİ+’lar” forumu, 15 Mart Pazar günü 14.00-17.00 saatleri arasında İzmir Gençlik Tiyatrosu’nda yapıldı.

“Barış Sürecinde LGBTİ+’lar” forumu İzmir’de yapıldı: “LGBTİ+’ların görünür olması, barışı daha sağlam hale getirir” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

İzmir Barış Forumu’nun “Kimseyi geride bırakmadan barış” çağrısıyla düzenlediği “Barış Sürecinde LGBTİ+’lar” forumu, 15 Mart Pazar günü 14.00-17.00 saatleri arasında İzmir Gençlik Tiyatrosu’nda yapıldı. Forumda, Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği’nden Nedime Erdoğan, 17 Mayıs Derneği’nden Defne Güzel ve Genç LGBTİ+ Derneği’nden Av. Emir Okul konuştu.

 Av. Mesut Bilicitürk’ün kolaylaştırıcılığında düzenlenen forumda, Genç LGBTİ+ Derneği’ne yönelik kapatma kararı ve 17 Mayıs Derneği Başkanı Defne Güzel hakkında açılan dava da ele alındı.

 Defne Güzel, LGBTİ+’ların şiddetin sona ermesi için mücadeleye devam edeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

 “Barış yalnızca açık şiddetin yok olması değil, toplumsal adalet, eşitlik ve özgürlüğün varlığıyla da ilişkili”. Güvenli yaşam ve korkmadan var olabilmek için verdiğimiz mücadele aynı zamanda nefret suçlarının son bulmasından, ifade özgürlüğünden ve örgütlenme hakkından da bağımsız değil. Toplumun bazı kayıpları trajediyken bazı hayatlar neden en baştan değersiz sayılır? Hayatları değersizleştirilmeye çalışılan LGBTİ+’lar olarak şiddetin sona ermesi ve toplumsal ilişkileri kurabilmek için mücadelemizi sürdürüyoruz.”

 “Verdiğimiz mücadele toplumu özgürleştiriyor. Toplumun ruhunu dönüştürmeye, barışa ve insanlığa katkı sunmayı sürdürüyoruz” diyen Güzel, sözlerini şöyle sürdürdü:

 “İçinde bulunduğumuz barış sürecinde LGBTİ+’ların varlığını silmeye çalışanlarla karşı karşıyayız. 17 Mayıs Derneği Başkanı olmam üzerinden açılan dava da bunun bir örneği. İnterseks hakları ve bir sanatsal üretimin hedef alındığı bu dava hem LGBTİ+ haklarına hem örgütlenme özgürlüğüne hem de hak savunuculuğunu hedef almaya dönük.”

 Nedime Erdoğan, toplumun nefes alabileceği bir barışa ihtiyaç duyulduğunu söyledi:

 “Barışa ihtiyacımız var.Ama yalnızca silahların susmasına değil, aynı zamanda toplumun nefes alabileceği bir barışa ihtiyacımız var. Çünkü gerçek barış sadece çatışmanın bitmesi değildir. Gerçek barış, insanların korkmadan yaşayabildiği, kimlikleri nedeniyle hedef gösterilmediği, eşit yurttaşlık duygusunun güçlendiği bir toplumsal iklimdir. Tam da bu nedenle bugün barış üzerine konuşurken çok önemli bir ilkeyi hatırlamak gerekiyor: Kimseyi geride bırakmadan barış. Bu ilke son yıllarda hem kadın hareketinin hem de LGBTİ+ hareketinin barış tartışmalarında güçlü biçimde dile getirdiği bir ilke. Çünkü bu topraklarda yaşanan çatışmaların yükünü en çok kimlerin taşıdığına baktığımızda karşımıza hep aynı gruplar çıkıyor: kadınlar, çocuklar, gençler, yoksullar ve görünmez kılınan kimlikler. Eşitliğin olmadığı yerde barış kırılgandır.Özgürlüğün olmadığı yerde barış kalıcı değildir. Bu nedenle barış sürecini konuşurken yalnızca siyasi çözüm başlıklarını değil, aynı zamanda demokratik hakları, ifade özgürlüğünü, örgütlenme özgürlüğünü ve toplumsal eşitliği de konuşmak zorundayız.”

 “Eğer toplumun bir kesimi hala korku içinde yaşıyorsa, o barış kırılgan olur”

 LGBTİ+’ların görünür olmasının barış sürecini daha sağlam hale getireceğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

 “Çünkü barış yalnızca bir anlaşma değildir. Barış aynı zamanda bir demokratikleşme sürecidir. Ve bu demokratikleşme sürecinin güçlü olabilmesi için sivil toplumun, kadın hareketinin ve LGBTİ+ hareketinin deneyimleri son derece değerlidir. Bu hareketler yıllardır şiddetsiz bir toplum için mücadele ediyor. Dayanışma kuruyor. Hak talep ediyor. Ve en önemlisi, farklı kimliklerin birlikte yaşayabileceği bir toplum fikrini savunuyor. Bu yüzden barış süreci konuşulurken bu deneyimlerin görmezden gelinmesi büyük bir kayıp olur. Barış aynı zamanda toplumun tamamının kendini güvende ve eşit hissetmesiyle ilgilidir. Eğer toplumun bir kesimi hâlâ korku içinde yaşıyorsa, hedef gösteriliyorsa ya da hakları tartışma konusu oluyorsa, o barış kırılgan olur. Bu nedenle LGBTİ+’ların görünür olması süreci zorlaştırmaz; barışı daha sağlam hale getirir.”

 Emir Okul, iktidarın Aile Yılı ve yargı paketleri ile amaçladığı düzenlemelerin henüz hiçbir yasal değişiklik olmadan uygulamaya başladığını söyledi:

 “Elbette yalnızca Genç LGBTİ+’nın kapanma sürecini anlatmıyorum şu anda, hem örgütlenme özgürlüğümüze yönelen tehditten hem de yaşamlarımızı dizayn etmeye çalışan siyasal iktidarın aile yılı veya yargı paketleri ile amaçladıklarını, henüz hiçbir yasal değişiklik olmadan uygulamaya başlandığından bahsetmek istiyorum. Eylül 2024’te tüm LGBTİ+ Derneklerine gelen denetim bizim için oldukça zorlu geçti. Kapatma davasının açılmasının ardından ilk kez denetim raporuna erişebildik ve orada sosyal medya paylaşımlarımızın kısaca LGBTİ+ olmaya özendirdiği (elbette raporda böyle ifade edilmiyor) yönünde görüş bildirildiğini gördük. Zaten ilk derece mahkemesince verilen kapatma kararı da tamamen bu ifadelerden alıntılarla gerekçelendirilmişti. E bir de dernek tüzel kişiliğine müstehcenlik suçlaması ile açılan ancak takipsizlik alan soruşturma var tabii, bu soruşturma yokmuş gibi 11 yönetim ve denetim kurulu üyesine açılan soruşturmada ise savcı iddianame düzenledi ve ceza davası olarak sürüyor, ilk duruşması 8 Nisan 2026 tarihinde.”

 Örgütlenme özgürlüğüne yönelik saldırıların toplumun her kesimini ilgilendirdiğini söyleyen Okul, sözlerini sürdürdü:

 Demem o ki LGBTİ+ları hedef gösteren yasa tasarıları, hiçbir yasal düzenleme olmadan uygulanmaya çoktan başlandı. Bunun tek örneği de ne yazık ki Genç LGBTİ+ değil. Bundan sonrasında da bunun savunusunu örmenin, hepimizin sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Barış inşası nasıl hepimizi ilgilendiriyorsa toplumu dizayn etme amacı güden bu hak ihlalleri ile örgütlenme özgürlüğümüze yönelen saldırılar, hepimizi ilgilendiriyor. Bu nedenle mücadele ederken ve örgütlenirken ortaklaşmamız şart.”

 


Etiketler: insan hakları, yaşam, aile, siyaset, anayasa, dava, trans, lgbti, ifade özgürlüğü, barış, yargı paketi, örgütlenme özgürlüğü
GDTM