30/03/2026 | Yazar: Kaos GL

Hormon Hakkım Kolektifi’nden Baran Alaz, kolektifin kuruluş süreci ve transların hormona erişim hakkına yönelik engeller üzerine Gazete Kadıköy’den Simge Kansu’ya konuştu.

Baran Alaz, Gazete Kadıköy’e konuştu: “Translar, kanunen hakları olan bir sağlık hizmetine erişmek istiyor” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Hormon Hakkım Kolektifi’nden Baran Alaz, kolektifin kuruluş süreci ve transların hormona erişim hakkına yönelik engeller üzerine Gazete Kadıköy’den Simge Kansu’ya konuştu.

Gazete Kadıköy’de yer alan habere göre; Baran Alaz, kolektifin hormona erişim hakkına yönelik hak ihlallerini ve nefret politikalarını görünür kılmayı amaçladığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Farklı şehirlerden translar, aktivistler ve örgütlerle birlikte hormon hakkını savunmak için bir araya geldik. Amacımız, bu alanda yürütülen nefret politikalarını ve hak ihlallerini görünür kılmak, hormona erişimin önemini kamuoyuyla paylaşmak ve mevcut engellerin kaldırılması için savunuculuk yürütmek.”

Nefret politikaları ve yaratılan korku iklimi nedeniyle cinsiyet uyum sürecinin daha da zorlaştırıldığını vurgulayan Alaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Translar yıllarca psikiyatrik değerlendirmelerden geçiyor, kurul raporları bekliyor ve mahkeme süreçleriyle uğraşıyor. Buna rağmen nefret politikalarının yarattığı baskı ve korku iklimi nedeniyle süreç bugün daha da zorlaştırılmış durumda. Hedef göstermeler sonrası sürecin durdurulduğu hastaneler var. Zaten sınırlı olan hizmet daha da daralmış durumda.”

“Hormona erişimin engellenmesi, insanların hayatına doğrudan müdahale anlamına gelir”

Alaz, hormona erişimin engellenmesinin kişilerin hayatına doğrudan müdahale edilmesi anlamına geldiğini söyledi:

“İhtiyaç duyulan bir sağlık hizmetine erişim en temel haklardan biridir; ancak translar söz konusu olduğunda bu hak çoğu zaman tartışmalı hale getiriliyor. Oysa hormon desteği, birçok kişi için yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel bir sağlık hizmetidir ve buna erişimin engellenmesi, insanların hayatına doğrudan müdahale anlamına gelir. Biz de meseleyi yalnızca transların sorunu olarak değil, sağlık hakkı ve bedenlerimiz üzerinde söz sahibi olma meselesi olarak anlatıyoruz.”

Transların varlığının bir tartışma konusu haline getirildiğini belirten Alaz, şunları kaydetti:

“Son yıllarda transların varlığı sürekli bir tartışma konusu haline getiriliyor; böylece mesele bir sağlık hakkı olmaktan çıkarılıp kimlik tartışmasına sürükleniyor. Oysa konu çok açık: Translar, ihtiyaç duydukları ve kanunen hakları olan bir sağlık hizmetine erişmek istiyor. Buna rağmen nefret kampanyaları ve hedef göstermelerle gerçeklik çarpıtılıyor.”

Alaz kolektifin, e-reçete sisteminde F64 koduyla hormon reçete edilememesine karşı bilgi edinme başvurusu kampanyası başlattığını vurguladı, şöyle dedi:

“Son dönemde, farklı şehirlerden doktorların F64 koduyla hormon reçetesi yazamadığına dair bildirimler gelmeye başladı. Ancak buna ilişkin hiçbir resmi açıklama yapılmadı; ne hastanelere ne de hekimlere açık bir bilgilendirme verildi. Biz de bu belirsizliğin ortadan kalkması için bilgi edinme başvurusu kampanyası başlattık, insanların Sağlık Bakanlığı’na resmi olarak soru sorabilmesi için dilekçe metinleri hazırlayıp paylaştık.”

Tamamına ulaşmak için tıklayın.


Etiketler: insan hakları, medya, yaşam, sağlık, siyaset, sağlık hakkı, anayasa, trans, lgbti
GDTM