30/06/2026 | Yazar: Tuğçe Yılmaz
Avukat Deniz Yazgan: “Konjonktürel olarak ilerici görünse de aslında statüyü koruyan bir karar.”
Anayasa Mahkemesi (AYM) “Cinsiyet Değişikliğine İzin Verilmesini Düzenleyen Kurala İlişkin İtiraz Başvurusu Hakkında Karar” başlıklı kararını bugün yayımladı.
E.2025/163 sayılı dosyada Mahkeme, cinsiyet uyum sürecine ilişkin yasal düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bulmayarak itirazı reddetti.
İtiraz yoluna başvuran Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi, “cinsiyet değişikliğine” izin verilmesinin biyolojik cinsiyete dayalı hukuki düzeni zayıflattığını, askerlik ve maden ocaklarında çalışma yasağı gibi cinsiyet temelli düzenlemeleri etkisiz hâle getirdiğini ve bunun Anayasa’daki bazı hükümlerle çeliştiğini savunarak kuralın iptalini istemişti.
AYM ise değerlendirmesinde, cinsiyet uyum sürecinin özel hayat ve kişinin maddi-manevi varlığıyla ilgili olduğunu kabul etti.
“Karmik bir tesadüf”
Kararı yorumlayan Avukat Deniz Yazgan, metnin yalnızca teknik bir hukuki yorum değil, aynı zamanda Medeni Kanun md. 40’taki düzenlemeyi koruyan bir etki taşıdığına işaret etti.
Yazgan, kararın Onur Haftası’nın hemen ardından gelmesine dikkat çektiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Karşımızda bir somut norm denetimi var. Somut norm denetimi, kaynağını Anayasa md. 152’den ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun md. 40’tan alıyor.
Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi önündeki cinsiyet uyum sürecine ilişkin davada, uygulanacak kural olan Medeni Kanun md. 40’ın Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine vardığı için Anayasa Mahkemesi’ne itiraz yoluyla başvurmuş. Bu tip başvurularda Anayasa Mahkemesi davayla değil, davaya konu normun Anayasa’ya uygunluğu ile ilgilenir.
İtiraz yoluna başvuran Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi, cinsiyet uyum sürecini hukuken mümkün kılan Medeni Kanun md. 40’ın, biyolojik cinsiyet esasına dayalı anayasal düzeni zedelediğini; askerlik ve kadınların korunmasına ilişkin anayasal hükümleri işlevsiz bıraktığını savunarak normun iptalini istemiş.
Anayasa Mahkemesi ise, ‘cinsiyet değişikliğinin’ kişinin maddi ve manevi varlığı ile özel hayatı kapsamında temel haklara ilişkin olduğunu kabul ederek; mahkeme izni şartının bu haklara müdahale oluşturduğunu, söz konusu müdahalenin kanunla öngörüldüğünü, geri dönüşü olmayan tıbbi işlemler ile kamu düzeninin korunması gibi meşru amaçlara hizmet ettiğini ve ölçülülük ilkesine uygun olduğunu değerlendirerek Medeni Kanun md. 40/1-1’in Anayasa’ya uygun olduğuna, başvurunun reddine karar vermiş.
Onur Haftası’nın hemen sonrasında bu kararla karşılaşmamız karmik bir tesadüf olsa gerek... Konjonktürel olarak ilerici görünse de aslında statüyü koruyan, Anayasa’ya ruhunu veren, Başlangıç kısmında belirtildiği gibi, insanların hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme hakkının unutulmadığını gösteren bir karar.”
Madde 40 - Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. Ancak, iznin verilebilmesi için, istem sahibinin 18 yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu “…”1 bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır. Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbî yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir. |
Yeni Akit: “AYM’den skandal karar!”
Öte yandan, iktidara yakın Yeni Akit ise haberi “‘Cinsiyet değiştirme yasaklansın’ talebinde bulunulmuştu! AYM’den skandal karar!” başlığıyla verdi.

Etiketler: insan hakları, nefret suçları, aile, sağlık, siyaset, sağlık hakkı, dava, özel haber, heteroseksizm, trans, ikili cinsiyet sistemi, lgbti, eşcinsellik, lezbiyen, gey, biseksüel, interseks
